Kategoriler
Tarih & Kültür

Adolf Hitler | Hayatı, Nazilerin yükselişi ve çöküş süreci

Reklam

Adolf Hitler'in yaşamı ve Naziler üstüne detaylı bir yazı hazırladık. Adolf Hitler, 1889'da Avusturya'nın Bavyera sınırına yakın Braunau köyünde küçük rütbeli bir gümrük memurunun oğlu olarak doğdu. Yaşamının ilk 25 yılı boyunca tek başına oradan oraya sürüklendi durdu: İki kez Viyana Güzel Sanatlar Akademisi'nden geri çevrildiği için bozuldu ve halı dövmek gibi geçimini kol gücüyle yaptığı ufak tefek işlerle sağladı. Birinci Dünya Savaşı'ndan hemen önce Viyana'da, o sırada pek çok kişinin paylaştığı bir önyargıya katılıp, Yahudileri Avrupa'nın başına bela olarak görmeye başladı.

Adolf Hitler hakkında sıkça sorulan sorular

Adolf Hitler neden önemli?

Hitler büyük bir tarihsel öneme sahipti – olumlu bir yargıyı ima etmiyoruz – çünkü eylemleri dünyanın gidişatını değiştirdi. 50 milyondan fazla insanın ölümüyle sonuçlanan II. Dünya Savaşı'nı başlatmaktan sorumluydu. Aynı zamanda Sovyetler Birliği'nin doğu, orta ve Balkan Avrupası'nda gücünün genişlemesine yol açtı. Ardından Çin'de komünist bir hareketin kontrolü ele geçirmesini sağladı ve gücün batı Avrupa'dan Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği'ne doğru kaymasına neden oldu. Hitler ayrıca devlet desteği ile altı milyon Yahudiyi ve milyonlarca insanı öldürmekten sorumludur.

Adolf Hitler iktidara nasıl yükseldi?

Hitler’in iktidar sürecini Nazi Partisi olan Alman İşçi Partisi'ne 1919'da katılması başlattı. Hatip yeteneği ve propaganda kullanımı ile kısa sürede liderleşti. Hitler Büyük Buhran sırasındaki huzursuzluktan yararlanarak ülke çapında popülerlik kazandı ve 1932'de başkanlık yarışında ikinci oldu. Hitler’in manevraları galip geldi ve Paul von Hindenburg Ocak 1933'te onu şansölye olarak atadı. Ertesi ay Reichstag yangını meydana geldi ve Hitler'in tüm özgürlük haklarını geçersiz kılan bir kararname çıkarmasını sağladı. Daha sonra 23 Mart'ta Hitler'e tam yetki veren Yetki Kanunu (Enabling Act) kabul edildi. Hindenburg 2 Ağustos 1934'te öldüğünde, şansölye ve başkanlık birleştirildi ve Hitler, Führer (“leader”) olarak yerini aldı.

Adolf Hitler neden II. Dünya Savaşı'nı başlattı?

Hitler ülke topraklarını genişletmeye oldukça kararlıydı. Bunun Alman halklarını yeniden birleştireceğini ve Almanları ekonomik olarak kendi kendine yeten bir millet kılacağını düşündü. Ayrıca askeri olarak da güçlü olacaklardı. Hitler buna Lebensraum dedi. Bu gibi hedefler, I. Dünya Savaşı'nı sona erdiren Versay Antlaşması'nın sert şartlarına direnen Almanya'da taraf topladı. Almanya daha sonra 1 Eylül 1939'da Polonya'yı işgal etti. Polonya, herhangi bir askeri saldırıda Fransız ve İngiliz askeri desteği alma garantisine sahipti. İki gün sonra iki ülke de Almanya'ya savaş ilan etti ve İkinci Dünya Savaşı'nı başlattı.

Adolf Hitler’in en önemli subayları kimlerdi?

Hitler’in iç çevresinden en önemli kişi propaganda bakanı Joseph Goebbels olmuştu. Goebbels, Hitler’in ölmeden önce kendisini şansölye seçtiği ateşli biriydi. Ancak Goebbels'in görevi yalnızca bir gün sürdü çünkü intiharı seçti. Diğer önemli kişiler şunlardı; Nazi Partisi'nin lideri ve Almanya'daki Nazi polis devletinin ana mimarlarından Hermann Göring; Hitler'in iktidarında ikinci adam olan Heinrich Himmler; çeşitli antlaşmalarda dışişleri bakanı ve başmüzakerecisi olmuş Joachim von Ribbentrop; Hitler’in en yakın teğmenlerinden Martin Bormann; ve Reichsbank'ın başkanı olarak görev yapan ekonomist Walther Funk.

Reklam
Adolf Hitler nasıl öldü?

Sovyet birlikleri Berlin'e girerken, Hitler 30 Nisan 1945'te yeraltı sığınağında intihar etti. Nasıl öldüğüne dair bazı spekülasyonlar olsa da kendini vurduğuna inanılmaktadır. Son günlerinde evlendiği Eva Braun da intihar etmişti. Talepleri üzerine her ikisi de yakıldı ve gömüldü. Ancak hemen ardından komplo teorileri başladı. Sovyetler başlangıçta Hitler'in ölümünü teyit edemediklerini söylediler ve daha sonra da yaşadığı söylentilerinin arttığını belirttiler. Ancak sonraki raporlara göre Sovyetler yanık kalıntılarından olan diş kayıtlarını silmiştir. Hitler'in ceset kalıntıları da yakmış ve küllerini 1970'te Almanya'da bir nehre atmıştır.

Adolf Hitler'in yaşamı

Savaşa onbaşı olarak katılan Hitler, ordusuna bağlı bir askerdi, iki kez madalya almıştı. 1918'de Ypres'te görme duyusu zarar gördü ve tedavi sırasında politikacı olmaya karar verdi. 1920'de Hitler küçücük Alman İşçi Partisi'ne yazıldı ve kısa zamanda başkan oldu. 1923'e gelindiğinde partiye yeni bir ad vermişti: Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi veya kısaca Nazi partisi.

İLGİLİ:  Avrupa Ordusu fikri üzerinde resmi anlaşmaya varıldı

Eski askerlerden oluşan bir eşkiya çetesi olan SA'ları kurdu ve partinin mesajını ilk eylem merkezi Münih'te tekme ve copla verdi. Berlin'e yapılacak saldırıya hazırlık olarak Bavyera hükümetini devirme girişimi fiyaskoyla sonuçlandı ve suya düşen bu ayaklanmada üstlendiği rol yüzünden Hitler 1924 yılını cezaevinde geçirdi.

Orada Mein Kampf (Kavgam) kitabını bir arkadaşına, sonradan Nazi partisinin başkan yardımcısı olacak Rudolf Hess'e yazdırdı. Hitler, çeşitli kaynaklardan toplanmış önyargılar ile kendi kuramlarını oluşturduğu bir saçmalıklar karmaşası olan kitabında demokrasiyi küçümsüyor, Yahudilere ve Slavlara duyduğu nefreti, Doğu Avrupa'da üstün Ârı ırk için bir lebensraum (yaşam alanı) hazırlama niyetini dile getiriyordu.

Bununla birlikte Hitler, Münih fiyaskosundan dersini almış ve demokrasiyi ortadan kaldırmak için parlamento olanaklarını kullanmaya karar vermişti. Aralarında Nüremberg toplantıları gibi propaganda olaylarını sahneye koymada usta Goebbels, Göring, Ernst Röhm ve Heinrich Himmler gibi kendine bağlı adamların bulunduğu bir yandaşlar çetesi topladı.

Reklam
Hitler'in en sadık hayranları bile iyice uzatılmış bencil ağız kalabalığı ve yarı olgunlaşmış ırkçı varsayımlardan oluşan Kavgam'ı zor okumuştur.

Hitler güzel konuşma yeteneğini bir dizi gezide kullanarak kısa zamanda eski Almanya'nın küllerinden yükselen yeni ve güçlü bir Almanya vaadiyle ulusun beynini yıkadı.

Nazilerin seçim taktiği

Hitler kampanyası boyunca hep Almanların çoğunun yüreğini ta derinden etkileyen iki güçlü tema üzerinde durdu. Bunlardan ilki, 1918'de Alman ordusunun sırtından bıçaklandığı masalıdır. Eğer zayıf politikacılar teslim olmasalardı, Almanya o zaman da zaferi kazanabilirdi diye sürdürüyordu iddiasını. İkincisiyse 1919 Versay Barış Antlaşması hükümlerinin, Almanya'nın topraklarına el koymakla, çok yüksek tazminat ödemesini şart koşmakla ve Almanların yeniden silahlanmasını yasaklamakla, Almanya'yı ikinci sınıf bir ulusa dönüştürdüğü savıydı. 

Hitler'e bakılırsa, 1919'da kurulmuş Weimar Cumhuriyeti Almanya'yı bir Yahudi-Kapitalist işbirliğinin çıkarları doğrultusunda yönetiyordu. Büyük iş dünyası Hitler'e komünizme karşı bir kale gözüyle bakıyor ve onun Yahudi düşmanlığı da işsizlere ve yoksullara sıkıntılarının acısını çıkartacakları bir günah keçisi sağlamış oluyordu.

1929'da başlayan Büyük Buhran 1930'da Nazilerin Reichstag'ın ikinci en büyük partisi olmasına yardım etti. 1932 seçimlerinde, işsiz sayısı neredeyse 6 milyona ulaşmışken, Naziler devletin en büyük partisi konumuna geldiler. Hitler'in siyasal amacına ulaşmasına iki ay kalmıştı.

Naziler Almanlardan Berlin'de bir Yahudi mağazasını boykot etmelerini istiyorlardı. 1938'de binlerce Yahudi dükkanının yıkıldığı Kristallnacht'ının (Kristal Gece) sonuçlarını üstteki fotoğraflarda görebiliyoruz.

Reklam

Uzun Bıçaklar Gecesi nedir?

1934 ilkbaharında Hitler, SS'ler ve Gestapo'dan SA liderlerinin kendisine komplo hazırladıklarına ilişkin raporlar almaya başlamıştı. Raporlar uydurmaydı ama Hitler anlaşılan onlara inanıyordu. SA'ler şimdi 2,5 milyonluk bir kuvvete dönüşmüşlerdi ve Röhm gibi kimi liderler artık salt sosyalist bir devrim yapmanın zamanı geldiğini dile getirmeye başlamışlardı. Ayrıca Düzenli Ordu'nun, SS ve SA'ların, başında Röhm'ün bulunduğu tek bir savunma bakanının emrinde olması gerektiğini söylüyorlardı. SA'nın haddinin bildirilmesinin zamanı gelmişti. 

30 haziran sabahının erken saatlerinde SS subayları Münih dışında bir otelde uyuyan Röhm'ü yatağından kaldırdılar. Cezaevine atıldı ve kendisine intihar olanağı sunuldu. Aşağılar bir tavırla "Madem ölmemi istiyor, varsın Adolf yapsın bunu." dedi. Hitler yerine bu görevi iki SS subayı yaptı. "Uzun Bıçaklar Gecesi" diye bilinen o gece ve hafta sonu boyunca başka birçok SA lideri ve Hitler'in siyasal karşıtı öldürüldü

Adolf Hitler'in yaşamı
Ernst Röhm

Kimi resmi ağızlar yüzlercesinin öldürüldüğünü söyler, kimi binlercesinin. Bu olaylar herkes tarafından bilinmesine karşın, basından da, kiliseden de, askerden de, partinin kendisinden de hiçbir itiraz yükselmemiş olması Hitler'in Alman ulusunu nasıl pençesine aldığının bir göstergesidir.

Reichstag'da Hitler, SA'ların temizliği eylemini Röhm'ün eşcinsel olduğunu bahane ederek savunmuştur. Ama kıyımdan Hitler'in elde ettiği asıl büyük kazancı desteğine gereksinim duyduğu ordunun subay kesimini SA'nın artık bir tehlike arzetmediğine inandırması olmuştur. Ölüm döşeğindeki Hindenburg Hitler'e bir telgraf gönderdi: "Alman halkını büyük bir tehlikeden kurtardınız.'' diyordu telgraf. "Tarih yapmak isteyen, kan da dökebilmelidir."

İLGİLİ:  Dünya tarihi /1527–1537/ Osmanlı'nın Viyana kuşatması, VIII. Henry ve Papa savaşı, Portekiz Engizisyonu

Hitler'in devasa gücü

Hitler 2. Dünya Savaşı sırasında çok sayıda sanat eserini Almanya'ya taşıdı veya sakladı.
Hitler 2. Dünya Savaşı sırasında çok sayıda sanat eserini Almanya'ya taşıdı veya sakladı

Hitler 3 ay önceki seçimde neredeyse her Alman'dan birinin desteğini aldıktan sonra 1933'te şansölyelik görevini üstlendi. İzleyen beş yıl boyunca hiçbir kural tanımadan kendi yönetimini kurdu, tüm olası muhalefet kaynaklarını ezdi, sonunda "Dünyada hiçbir devlet adamı halkının temsilcisi olduğunu söylerken, benden daha haklı olamaz" diye böbürlenecek duruma gelmişti.

Reklam

1937'ye gelindiğinde işsizler 6 milyondan 1 milyona düşmüştü. Hitler özellikle yol yapımına ağırlık veren geniş bir kamu hizmetleri programı hazırladı. Silahlanma sanayisi programı hazırladı. Silahlanma sanayisi büyük atılım yaptı. 100.000 kişilik, çağdaş silahlardan yoksun, zayıf bir ordu büyük bir savaş gücüne dönüştü.

Bu Versay Antlaşması'nı düpedüz çiğnemek olduğu gibi, İngiltere ile Fransa'nın yüzüne indirilmiş bir tokattı. Hitler darbe üzerine darbe vuruyor, 1936'da Rhineland'ı yeniden işgal ediyor ve 1938'de Avusturya ile Çek Südetleri'ni yutuyor ama Batılı güçlerden, cılız protestoların ötesinde ses çıkmıyordu. 

Öte yandan, Nazilerin saplantı derecesindeki Yahudi karşıtı kampanyası giderek ivme kazanıyor, "nihai çözüm"ün dehşet günleri yaklaşıyordu. 

Gestapo, SA ve SS kimlerdi?

Hitler adları da üniformaları da korku yaratan örgütler aracılığıyla egemen olmuştur.

  • Gestapo: Geheime Staatspolizei, Devlet Gizli Polisi, 1933'te Hermann Göring tarafından siyasi suçluları tutuklamak ve sorguya çekmek için kurulmuştu.
  • Sturmabteilung: Kahverengi Gömlekliler olarak da bilinir, Hitler tarafından 1923'te kurulmuş ve 1934'te ortadan kaldırılmış Nazi milis gücü.
  • Schutzstaffel: Nazi partisinin siyah üniformalı, Hitler'e tutku derecesinde bağlı olan kolu. Önce Führer'in kişisel muhafız birliği olarak kuruldu, sonradan genişletilip bir ordu oldu. İkisi arasındaki fark pek açık olmasa da, iki kolu vardı: Toplama kamplarıyla görevlendirilmiş Totenkopf veya "Kurukafa" SS'ler ile seçkin bir askeri birlik olduğunu iddia eden Waffen ya da "Savaşçı" SS'ler, ki ikisinin arasındaki fark çok zaman anlaşılmaz niteliktedir.

 Neville Chamberlain ve büyük yanılgısı

Neville Chamberlain ile Hitler
Neville Chamberlain ile Hitler

İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain 1938 Eylül'ünde Münih'te Hitler ile yaptığı ve saldırmazlık sözü aldığı görüşmeden yurda döndüğünde, "Zamanımıza barışın geldiğine inanıyorum." demişti. Tabii ki bu koca bir yalan olarak tarihteki yerini aldı.

Reklam

Naziler ve Hitler'in yükselişi

Şimdi Adolf Hitler ve Naziler'in nasıl ve hangi şartlarda ülkeyi ele geçirdiğini adım adım anlatacağız. Özellikle ülkelerdeki ekonomik sıkıntıların, halkların karar verme yeteneklerine ne denli zarar verebileceğinin en büyük örneği bu dönemdir.

Birlikler, Brandenburg Kapısı'ndan geçerek yemyeşil Unter den Linden bulvarından heybetli Şansölyelik binasının önünden, sonu gelmez kollar halinde akıp gidiyordu. Caddenin taşları, kabaralı postalların tekdüze vuruşuyla çınlıyor ve yüksekte tutulan meşalelerin alevleri ateşten bir ırmak yaratıyordu. 30 Ocak 1933 akşamıydı ve Berlin, tarihindeki en görkemli gösteriye tanıklık etmekteydi. O gün öğleyin, ulusun cumhurbaşkanı 85 yaşındaki Birinci Dünya Savaşı kahramanı Feldmareşal Paul von Hindenburg, Adolf Hitler'e yemin ettirerek Alman şansölyeliğine atamıştı.

Nazi propaganda makinesi yıllardır Hitler'i yani "geleceğin Almanyası'nın Führeri'ni (önderini)'', Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Versailles'da imzalanmış barış antlaşmasının ayıbını silecek ve ülkeyi hakkı olduğu yere, güneşin yanına çıkaracak olan adam olarak halihazırda göklere yükseltmişti. Şimdi Nasyonal Sosyalizm'in zamanı gelmişti artık. Hindenburg'un bir zamanlar ona yakıştırdığı sıfatla bu "Bohemyalı küçük onbaşı", bandolar saatlerdir gümbür gümbür yiğitlik nağmeleri çalarken ve "Heil Hitler" bağırışları buz gibi kış havasını doldururken Şansölyeliğin balkonunda cumhurbaşkanının yanında dikiliyordu. Birbiri ardından yürüyen SS muhafızları ve kahverengi gömlekli SA birlikleri svastika (gamalı haç) işareti taşıyan kollarını kaldırarak Nazi selamı veriyorlardı.

Viyana'da işçi olarak çalıştığı günleri çok geride bırakmış olan Adolf Hitler, demokrasi yönetimine de, 1918'de Kaiser Wilhelm'in tahttan çekilmesinden sonra bozguna uğratılmış Alman İmparatorluğu'nun küllerinden yükselen Weimar Cumhuriyetine de duyduğu küçümsemeyi hiçbir zaman gizlememişti. Bu yüzden, onu başbakan yapmak bir tür kumar oynamakla eş anlama geliyordu. Ne var ki onun Nasyonal Sosyalistleri, Alman parlamentosu Reichstag'daki en büyük partiydi. Onunla bir koalisyon hükümeti kurmaya razı gösteren tutucu politikacılar Hitler'in, üstlendiği görevin sorumluluklarıyla ister istemez yola geleceğine kendilerini inandırmışlardı.

Planlı Reichstag yangını

Alman ulusunun yeni hükümeti onaylayıp onaylamadığını gösterme fırsatı, mart ayının ilk haftasında yapılacak Reichstag seçimleriydi. Ne var ki daha oy kullanma günü gelmeden Naziler inanılmaz bir fırsat yakalamış oldular. 27 Şubat akşamı Hindenburg, Reichstag'ın hemen köşesindeki Herrenklub'da kendisiyle birlikte çalışan insanlarla yemek yerken, birdenbire dışarıda, sokakta bir şeylerin parladığını gördü. Herkes pencereye koştu. Reichstag'ın kocaman, yaldızlı kubbesinin ışıldaklarla aydınlatılmış gibi pırıl pırıl parlayarak yandığını gördüler. Duman bulutlarının kararttığı alevler gecenin karanlığına yükseliyordu.

Reklam

Adolf Hitler Propaganda Bakanı Goebbels'in evinde ailece yemek yedikten sonra gramofonda plak dinlerken gelen bir telefon, Reichstag'ın yanmakta olduğu haberini verdi. Hitler ve Goebbels birkaç dakika içinde olay yerindeydiler. Yangını vakit kaybetmeden, komünistlerin "kızıl devrim"i başlatmak için kalkıştıkları bir kundakçılık eylemi olarak açıkladılar.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /1923-1924/ Türkiye'nin modernleşmesi, Almanya'da hiper enflasyon, Adolf Hitler'in darbe girişimi

Hitler Reichstag'ın içi boşalmış bir kabuk gibi çöküşünü seyrederken sağ kolu, Birinci Dünya Savaşı hava kahramanı ve şimdiki Reichstag Başkanı Hermann Göring, "Her komünist devlet görevlisi kurşuna dizilmeli" diye bağırdı. Ertesi sabah Reichstag'ın kalıntılarından hala dumanlar yükselirken Hitler Hinderburg'u bir "olağanüstü hal" ilanına razı etti. Özgürlükler askıya alındı ve polise, yargılanmadan tutuklama ve alıkoyma yetkisi verildi.

Aralarında Reichstag'ın üyeleri de bulunan binlerce komünist ve liberal toplanıp hapsedildiler. Bir genç adam Reichstag'ı ateşe vermek suçundan tutuklanıp hüküm giydi. Bununla birlikte, sonradan yangına yol açan patlamanın gerçekte Goebbels ile Göring'in açık emriyle eyleme geçen bir Nazi müfrezesinin işi olduğu inancı ağır basmıştır.

Naziler demokrasiyi kaldırıyor

Yeni Şansölye Hitler Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg'un yanında Berlinlilerin önünden geçiyor / Naziler ve Hitler
Yeni Şansölye Hitler Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg'un yanında Berlinlilerin önünden geçiyor

Naziler seçmen kitlesini bazen korkutarak, bazen de aksine pohpohlayarak etkilemeye, inandırmaya çalıştılar. Buna karşın 5 Mart seçimlerinde çoğunluğu elde edemediler. Gene de aldıkları %44 oy, tüm öteki partilerin aldıkları oydan yüksek olduğu için Hitler'e Almanya'da demokrasiyi ortadan kaldırmak ve bir dikta rejimi kurmak için gereken fırsatı vermiş oldu.

Hitler, birinci sınıf sahne gösterisi olarak düzenlenen yeni Reichstag'ın açılışının, bir zamanların Büyük Prusyası'nın eşsiz imparatoru Büyük Friedrich'in gömülü olduğu Potsdam'daki eski Garnizon Kilisesi'nde yapılmasına karar verdi. Gene kurnaz bir simgecilikle, tören tarihi olarak ilkbaharın başlangıcı ve aynı zamanda Bismarck'ın 1871'de ilk Reichstag'ı açtığı gün olan 21 Mart seçildi. Her şey eski Almanya'nın bu yeni Almanya'yla bütünleştiğini vurgulamak üzere hazırlanmıştı.

Reklam

Eski başkentin evleri baştan başa gamalı haçlı bayraklarla ve kırmızı-siyah-beyaz imparatorluk bayraklarıyla süslenmişti. Kilisede imparatorluk üniformaları içindeki yaşlı ordu subayları, siyah ve kahverengi giysili Nazilerle yan yanaydılar.

Hindenburg "bu ünlü tapınağın eski ruhunun hepsini bencillikten ve parti kavgalarından kurtarması ve böylece ulusu gururlu ve özgür bir Almanya olarak bir araya getirmesi için" dua ederken, Hitler de diz çöküp cumhurbaşkanına ana vatanın gurur ve onurunu geri verdiği için teşekkür etti.

İki gün sonra Reichstag, Potsdam opera binasında toplandı ve 94'e karşı 441 gibi ezici bir çoğunlukla Anayasa'yı kaldırıp Hitler'e sınırsız yetki tanıyan bir Yetki Tanıma Yasası'nı onayladı. Alman demokrasisi son nefesini vermişti.

1933 yazına gelindiğinde Nasyonal Sosyalist Parti dışındaki tüm siyasal partiler kapatıldı. Aralık ayında devletin partiyle yönetilmesi yasayla doğrulandı. Bu noktanın altını çizmek için de ulusal marş söylenirken "Hitler selamı" zorunlu kılındı.

Haziran 1934'te Alman ulusu, o uğursuz ''Uzun Bıçaklar Gecesi"nde hiç kimsenin tepki göstermeyişiyle Hitler diktasını kabul etmiş oldu. Kanlı hafta sonu boyunca, Hitler'in iktidara gelmesine yardımcı olan birçok eski yoldaş da dahil yüzlerce olası rejim karşıtı öldürülmüştü.

Reklam

Adolf Hitler'in sözleri

  • “Kazanırsan açıklamak zorunda değilsin… Kaybedersen açıklamak için orada olmamalısın!”
  • "Yeterince büyük bir yalan söylersen ve yeterince sık söylersen inanılır."
  • “Kendinizi başkalarıyla karşılaştırmayın. Bunu yaparsanız, kendinize hakaret edersiniz. "
  • "Eğer güneş gibi parlamak istiyorsan, ilk önce onun gibi yanmalısın."
  • "Ve sadece sevdiğim bir şey için savaşabilir, sadece saygı duyduğum şeyi sevebilir ve sadece en azından bildiklerime saygı gösterebilirim."
  • “Herkes zaferle başa çıkabilir. Sadece güçlüler yenilgiyi üstlenebilir. "
  • “Karar vermeden önce Bin kez düşünün ama karar verdikten sonra Bin zorluk çekseniz bile asla geri dönmeyin!”
  • "Diplomasi sona erdiğinde, Savaş başlar."
  • “Tarih duygusu olmayan adam, kulağı veya gözü olmayan bir adam gibidir”

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarıyla ilgilidir.