Kategoriler
Tarih & Kültür

İtalya'nın birleşmesi, Giuseppe Garibaldi ve Kırmızı Gömlekliler

Reklam

İtalya'nın birleşmesi gerçekten ilham verici bir hikaye barındırıyor. Binden fazla silahlı adamı taşıyan iki buharlı gemi 11 Mayıs 1860'ta İngiliz savaş gemilerinin iyi niyetli bakışları altında Sicilya'daki Marsala Limanı'na giriyordu. Bu adamlar, İtalya'nın çeşitli bölgelerinden gelen, modası geçmiş misket tüfekleri taşıyan ve kırmızı gömlekler giymiş gönüllülerdi; liderleriyse demokratik devrim ve İtalya'nın birliği uğruna verdiği savaşla ün kazanmış Giuseppe Garibaldi.

İtalya'nın birleşmesi

Giuseppe Garibaldi
Giuseppe Garibaldi

Sicilya'nın büyük kısmı gibi Marsala da (Günümüzde Sicilya şehri) artık sadece ismen mevcut olan ve halkın nefret ettiği Napoli Bourbon Krallığı'nın kontrolü dışındaydı. İsyancı köylüler yiyecek ve toprak peşinde kırsal kesime dağılmışlardı, fakat birleşmiş değillerdi ve siyasi bir yönelimleri yoktu. Ancak bu açığı Garibaldi kısa sürede kapatabilirdi. Birlikleri İtalya'daki yerleşik devletlere isyan eden halk hareketleriyle uyum içimdeydi. Piemonte'de Kral II. Vittorio Emanuele Kuzey İtalya'nın büyük bölümünü savaşlar ve diplomasiyle yeni liberal monarşi altında birleştirmeyi başarmıştı. Papa IX. Pius ise küçük bir Fransız birliğinin himayesinde Roma'yı ve Papalık Devletleri'nin yönetiyordu. İtalya'nın birleşmesi için hala son ve kararlı bir hamleye ihtiyaç vardı. Politikacıların aksine Garibaldi sade bir vatansever, eğitimsiz bir askerdi ve adamlarının yaşadığı tüm sıkıntı ve tehlikeleri paylaşıyordu. Davranışları ve kişiliği Sicilyalıları büyülemişti. Ezilenler adına başkaldıran, toprakların yeniden dağıtılacağını ve kilisenin mülklerinin kamulaştırılacağını vaat eden bu aziz benzeri kişiye kendilerini yakın hissediyorlardı.

Garibaldi'nin ilk zaferi

Kendisini Kral II. Vittorio Emanuele adına diktatör ilan eden Garibaldi 15 Mayıs günü Palermo'nun kuzeyindeki Calatafimi'de, kendi ordusunun iki katı büyüklüğündeki bir Napoli ordusuyla karşı karşıya geldi. Teraslanmış bir yamaçta sağlam bir konuma yerleşmiş olan bu ordu, Garibaldi'nin kuvvetlerinin taşıdığı antika misket tüfeklerinin aksine son moda tüfeklerle donanmıştı.

Saatler sonra savaş hala bir sonuca ulaşmamıştı. Garibaldi'nin teğmeni Bixio geri çekilmeyi önerdi; fakat Garibaldi bağırarak yanıtladı: "Ya İtalya'yı yaratırız, ya da ölürüz!" Sonunda en cesur 300 adamıyla birlikte zorlu bir süngü savaşına girerek Napoli birliklerini püskürttü.

….Ey ülkemizin gençliği, bizimle gel! Bayrağımızı dalgalandır ve birliğimizin önünde ilerle!

Reklam
Garibaldi Marşı

Palermo düşüyor

İtalya'nın birleşmesi
Kırmızı Gömlekliler, gri üniformalı Bourbon'lara karşı

Bu zaferden sonra Garibaldi 20.000 kişilik bir garnizonu ve topçuları olan, zaptedilmez diye bilinen Palermo'ya doğru ilerledi. Garibaldi'nin üstün stratejik dehası burada kendini gösterdi. Düşman güçlerinin bir kısmını Palermo'nun dışında tuzağa düşürdükten sonra ajanları şehre sızdı. Planladığı gibi sivil halkı ayaklanmaya teşvik ettiler ve Garibaldi'nin güçleri bu şekilde şehre girebildi. 8 saat süren savaş sonrasında kentin büyük bölümünü ele geçirmişlerdi. Şehirdeki garnizon kraliyet sarayına ve katedrale doğru geri çekildi ve Palermo'yu merhametsizce bombalamaya başladı.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /1922/ Yahudilerin Filistin'e yerleşmesi, Dumlupınar Meydan Muharebesi, Mussolini dönemi

Bunu şiddetli sokak savaşları izledi, Palermo'nun büyük kısmı yıkıldı. Garibaldi'nin cephanesi tam tükenmeye yüz tuttuğu ve şehirden çekilmeyi düşündüğü bir anda, Palermo Garnizonu'nun komutanı General Lanza'dan ateşkes çağrısı geldi. Garibaldi Lanza'nın elçileriyle İngiliz savaş gemisi Hannibal'in güvertesinde buluştu. Geminin subayları kendisine duydukları sempati ve hayranlığı saklayamıyordu. Uzun görüşmelerden sonra Napoli kuvvetleri 6 Haziran günü teslim oldu.

Özgürlük adına kazanılan bu zaferle ilgili haberler tüm Avrupa'da heyecanla karşılandı. Fakat yalnızca İngilizler yaşananların lehine konuşuyor ve dış güçlerin İtalya'ya müdahale etmesini istiyordu. Garibaldi'nin kazandığı zaferler ve halk arasında giderek artan saygınlığından kaygı duyan Vitorio Emanuele ondan İtalya anakarasına çıkmamasını istedi. Garibaldi ya mesajı almadı ya da göz ardı etmeyi tercih etti. Galibaldi'nin ordusu 19 Ağustos'ta Calabria'ya geçti ve öncü kuvvetleri İtalya'yı özgürlüğüne kavuşturan insanlar olarak selamlandılar. Garibaldi artık Roma'yı özgürlüğüne kavuşturmak konusundaki tutkusunu gizleme gereği duymuyordu.

İtalya'da milli duygular özgürlük isteğinden güçlüdür

Camillo di Cavour, Piemonte Başbakanı

Demokratik Cumhuriyet fikri

İtalya'nın birleşmesi
Muhafazakar Comillo di Cavour, cumhuriyet fikrinden korkuyordu.

Piemonte'nin başkenti olan Torino'da Garibaldi'nin kuzeye doğru ilerlediği yönündeki haberler başbakan Kont Comillo di Cavour tarafından endişeyle karşılandı. Garibaldi'nin seferi onu korkutuyordu, çünkü kendisinin ve birleşme hareketinin merkezinde yer alan Piemonte'nin konumunu güvenceye alma konusunda endişeleri vardı. Cavour giderek olayların kendi kontrolünün dışına kaydığını hissediyordu. Üstelik Garibaldi'nin açıkladığı, demokratik bir cumhuriyet fikrini de içeren radikal reform programından hiç hoşlanmıyordu. Bu arada söz konusu fikirler, köylülerin toprak sahiplerini öldürmelerine kadar varan bir isyan dalgasına yol açtı. Garibaldi köylülerin bu eylemlerine destek vermeyi reddetti, aksine ordusunun iaşe ve ibadetini sağlayan toprak sahiplerinin yanında yer aldı.

Reklam

İtalya'nın birleşmesi tamamlandı

Kont Cavour'un yapabileceği tek bir şey kalmıştı. Piemonte'nin İtalyan Risorgimento hareketi içindeki liderlik konumunu devam ettirmek istiyorsa hemen harekete geçmeliydi. Cavour Piemonte kuvvetlerini güneydeki Papalık Devletleri'ne gönderdi, böylece Garibaldi'nin Roma'ya ilerleyişinin önünü kesebileceklerdi. Piemonte ordusu Papalık birliklerini kolayca aşıp, Roma'ya girmeden Napoli'ye doğru ilerlediği sırada, Garibaldi'nin ordusu da kente güney yönünden yaklaşıyordu. Cavour bu arada Fransa İmparatoru III. Napoleon'u askeri bir müdahalede bulunmaması konusunda ikna etmişti.

İtalya'nın birleşmesi
Garibaldi'nin yaşadığı ev.

Napoli'ye önce ulaşan Garibaldi 7 Eylül'de şehre gürültülü bir karşılamayla girdi. Napoli'nin Bourbon kralı II. Francesco kaçmıştı. Bu arada Piemonte ordusu yaklaşıyordu ve Garibaldi ile Kral II. Vittorio Emanuele 26 Ekim'de Napoli'nin kuzeyindeki Tiano'da karşılaştı. Garibaldi'nin Roma'ya yürümemesi ve kurtuluşun kendi düşündüğü şekilde olmayacağını kabul etmesi gerekiyordu. Piemonte adına savaşırken ülkeyi bir iç savaşa sokmaması gerektiğini kabul etti. Tüm görevlerinden vazgeçerek ıssız Caprera adasındaki çiftliğine çekildi.

1861 yılının şubat ayında tüm İtalya'nın ilk parlamentosu Torino'da kuruldu ve bir ay sonra Piemonte Kralı II. Vittorio Emanuele'yi "Birleşik İtalya"nın kralı ilan etti.

Yeni İtalya Devleti ve Risorgimento hareketi

Yeni İtalya devleti Risorgimento yani Yeniden Yükseliş hareketiyle oluştu. Yazının üstteki bölümünde İtalya'nın birleşmesi üstüne birçok detaya yer verdik. Şimdi ana başlıklar altında bu birleşmenin nedenlerini ve sonuçlarını ele alacağız. 1000 yıl süren bölünmeyi, İtalyan devletlerinin II. Vittorio Emanuele'nin krallığı altında birleşmesi izledi. Bütün İtalya'yı egemenliği altında birleştiren son devlet, MS V. yüzyıldan itibaren Batı Roma İmparatorluğu'nun yerine geçmiş olan Ostrogot Krallığıydı. Bu krallık Bizans tarafından yıkıldıktan sonra Kuzey İtalya Lombardlar tarafından fethedildi ve onlar da (Şarlman) Charlemagne İmparatorluğu'na katıldılar.

İLGİLİ:  Sicilya'daki en iyi plajlar
1860 yılından önce İtalya Papa, Avusturyalılar veya Napoli'deki Bourbon'ların elindeydi
1860 yılından önce İtalya Papa, Avusturyalılar veya Napoli'deki Bourbon'ların elindeydi

Kuzey İtalya Charlemagne İmparatorluğu'na geçerken, Orta Çağ'da papalar Orta İtalya'da çok sayıda küçük devlete sahip olurken, Venedik, Floransa ve Cenova gibi refah içinde yaşayan şehir devletleri güçlerini artırdılar. Güney tarafında Normanlar Sicilya'yı fethetmişti.

Reklam

XIV. yüzyılın sonlarında İtalya'da kültür, ekonomi ve devlet düzeni açısından birbirinden hayli farklı olan 5 büyük devlet vardı: Venedik ve Floransa Cumhuriyetleri, Milano Dükalığı, Papalık Devletleri ve Napoli Krallığı. 1800 yılından önce az sayıdaki aydınlar dışında İtalya'da ulus bilinci yerleşmiş değildi. Halk kitleleri cahildi ve tek sahip oldukları şey yöresel gelenekleriydi. Onlar için birleşik bir "İtalya" kavramı çok uzak ve önemsizdi.

Risorgimento (Yeniden Yükseliş) nedir?

 Risorgimento İtalya için ulusal bir uyanışı anlatmak için kullanılır
Risorgimento İtalya için ulusal bir uyanışı anlatmak için kullanılır

"Diriliş" veya "Yeniden Yükseliş" anlamına gelen "Risorgimento" adı XIX. yüzyılda İtalya'nın birleşmesiyle sonuçlanan ulusal bir canlanış hareketine verilen isimdir. Esin kaynağı Roma İmparatorluğu'ydu. XV. yüzyıldaki İtalyan rönesansı Eski Roma'ya karşı büyük hayranlık uyandırmıştı. Machiavelli Roma Cumhuriyeti'ni tüm zamanların en asil devleti olarak kabul ediyor ve onu yeniden canlandırma hayalleri kuruyordu. Sonunda İtalya'da ulus fikri oluştu ve bu düşünceler politik özgürleşme adı altında feodalizme ve Katolik bağnazlığına karşı çıkmak; güçlü şekilde savaşmaktı.

İtalyan milliyetçiliğini uyaran öncelikle Napolyon'un fetihleri oldu. Avrupa'nın başka bölgelerinde de olduğu gibi bu durum, yabancı işgaline karşı kızgınlığın yanında (halkın eğitilmeye başlaması ve modern yasalar gibi) Napolyon reformlarına karşı bir hayranlık da uyandırdı. Napolyon'un düşüşünden sonra İtalyan yurtseverler eski rejimin yönetimine boyun eğme konusunda giderek daha isteksiz oldular. Kuzey İtalya'nın gerici ve baskıcı Avusturyalı güçlü şansölye Prens Metternich tarafından yönetilmesine şiddetle direndiler.

Eğitimli İtalyanlar arasında birleşmeye yönelik ilk güçlü hareket ancak 1830'lu 1840'lı yıllarda başlayabildi. Bu hareketin lideri ayaklanma yoluyla ulaşılacak bağımsız ve birleşmiş bir cumhuriyeti savunan Giuseppe Mazzini oldu. Polis muhbirleri Mazzini'nin kurduğu örgütü dağıtmış ve kendisi de yaşamın büyük bölümünü sürgünde geçirmiş olsa da, hedefleri liberal Avrupa'da büyük sempati uyandırdı ve Verdi, Donizetti, Bellini ve Rossini gibi besteciler vatansever operalarıyla ona destek verdiler.

1848 ve ilk ayaklanmalar

Yeni İtalya Devleti

Beklenen ayaklanma 1848'de, Avrupa'daki "devrimler yılında" patlak verdi. Birçok İtalyan kentinde isyanlar çıktı; kısa süre içinde kuzey kentlerindeki Avusturya valileri uzaklaşmak zorunda kaldılar; Napoli ve Toscana hükümdarları ve Papa, liberal anayasalar çıkarmak zorunda kaldı. Mart ayında Avusturya'nın askeri müdahalesi Piemonte ordusunca durduruldu. Fakat kazanımlar kısa süreli oldu. Fransa'dan destek geleceği ümidi, haziran ayında Paris'te gerçekleşen halk devriminin bastırılması ve vatandaşlar ve işçilerin katliama uğramasıyla yıkılmış oldu.

Reklam

Kont Radetzky komutasındaki bir Avusturya karşı harekatı Piemontelilerin Custozza ve Novara'da yenilmesi ve barış talep etmesiyle sonuçlandı. Tüm İtalya'da eski düzen güç kullanılarak yeniden sağlandı. Vatanseverler yurt dışına veya yer altına kaçtı. İdealler yaşamaya devam etti, fakat bir halk ayaklanmasının tek başına Yeni İtalya Devleti için yeterli olmayacağı belli oldu.

İLGİLİ:  Jül Sezar'ın hayatı: Cumhuriyetin küllerinden yeni imparatorluğa

Piemonte Krallığı nasıl ön plana çıktı?

Piemonte 1849'dan sonra anayasasını koruyabilen ve Avusturya hükümranlığından bağımsız kalabilen tek devletti. Yeni Kral II. Vittorio Emanuele çoşkulu bir meşrutiyetçiydi. Onun bu tutkusunu, 1852 yılından sonra Piemonte'yi modernleştirmeye girişen ve çok yetenekli bir devlet adamı olan başbakan Kont Cavour da destekliyordu. Cavour demiryolları ve yollar inşa etti, ticareti ve ticaret anlaşmalarını teşvik etti. Piemonte Krallığı, Fransa'nın yardımı olmadan Kuzey İtalya'nın Avusturya hükümranlığından kurtulamayacağını fark etmişti ve bunu sağlamaya çalıştı.

Kırım Savaşı'nda İngiltere ve Fransa'nın savaşmak üzere 15.000 kişilik bir kuvvet gönderdi ve böylece 1856 yılındaki Paris Kongresi'ne katılma ve Fransa İmparatoru III. Napolyon'u etkileme şansını elde etti.

Yeni İtalya Devleti

Sonuç, 1858 yılında Plombieres'de yapılan bir anlaşma oldu. Fransa ve Piemonte bir istila tehlikesi durumunda Avusturya'ya karşı birlikte savaşacaklardı. Piemonte Lombardia ve Venedik'i Avusturya'dan alacak ve Kuzey ve Orta İtalya'yla birleşecekti. Bunun karşılığında Nice ve Savoia'yı Fransa'ya bırakacaktı. Bir yıl sonra beklenen savaş çıktı. 1859 yılında Piemonte ve Fransa orduları sırasıyla Magenta ve Solferino'da Avusturyalıları yenilgiye uğrattılar.

Fakat III. Napolyon bir süre sonra Avusturya'yla ayrı bir barış antlaşması yaptı ve ülke yalnızca Lombardia'dan vazgeçti. Bunu öğrenen Cavour şaşırdı, fakat olaylar anlaşmaya sadık kalınamayacak kadar ileri gitmişti. Napolyon'un ihaneti Avrupa'da liberal çevrelerden tepki aldı. Cavour bocalayan İmparator'u Avusturya'yla olan antlaşmayı reddetmeye ikna etti. Milliyetçi ivmenin 1849'da olduğu gibi kaybolması gerektiğini fark ediyordu. Bir sonraki hareket Mayıs 1860 döneminde Cenova yakınındaki Quarto'dan, Garibaldi'nin "Binler"ini taşıyan iki buharlı geminin gizlilik içinde ayrılması olacaktı.

Reklam

Yeni İtalya Devleti kuruluyor

Yeni İtalya Devleti / Garibaldi 26 Ekim 1860'ta Napoli yakınlarında komutayı Kral II. Vittoria Emanuele'ye bıraktı
Garibaldi 26 Ekim 1860'ta Napoli yakınlarında komutayı Kral II. Vittoria Emanuele'ye bıraktı

İtalya'nın birleşmesi Cavour'un 1861 yılındaki ölümünden sonra gerçekleşti. İtalya 1866 yılındaki Avusturya-Prusya Savaşı sırasında önce Avusturya'dan Venedik'i aldı ve 1870 Fransa – Prusya Savaşı sırasında Fransız garnizonunun bölgeden ayrılmasıyla daha sonra papadan Roma'yı aldı.

Fakat Yeni İtalya Devleti Garibaldi ve Mazzini'nin istediği halk demokrasisine değil, Piemonte'nin dar ve tutucu anayasasına dayanmaktaydı. Bu sistemde monarşi, atanmış bir senato ve seçilmiş bir yasama meclisinden ibaretti. 27 milyon kişilik nüfusun sadece %2'si mülk sahipliğine dayanarak oy kullanabiliyordu. 1882 yılında bu oran yalnızca %7'ye yükselmişti.

Kuzey ve Güney arasındaki büyük kültürel ve ekonomik uçurum kapanmadı, aksine birçok nedenle derinleşti. Merkezi vergilendirme fakir Güney'de kızgınlık yarattı ver birleşmeden kısa süre sonra iç savaşa neden oldu. Yüzeysel olarak tek bir ülke gibi görünen Yeni İtalya'da bölgeye bağlılık duygusu ön plana çıktı. Birçok kişi federal yapılanmanın daha iyi olabileceği düşüncesindeydi. 1920'lerdeki faşizmin yükselişinden merkezi üniter devletin başarısızlığı sorumlu olacaktı.

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarıyla ilgilidir.