Kategoriler
Tarih & Kültür

İkinci Dünya Savaşı ve Stalingrad Muharebesi

Stalingrad Savunması ya da Çarpışması hakkında o günü anlatan bir yazı hazırladık. Alman tankları 23 Ağustos 1942'de, akşama doğru, steplerde yaşanan yaz gününün sıcağı hafiflerken, büyük bir gürültüyle Stalingrad'ın kuzeyindeki kenar mahallelere girdiler ve Volga Irmağı'na yukarıdan bakan tepelerde boy gösterdiler. Irmağın dimdik batı kıyısı boyunca uzanan şehir, düşmek üzereydi. Alman uçakları önceki günlerde kent merkezini alev alev yanan kalıntılara dönüştürmüş, 40000 kişiyi öldürmüştü. Binlerce Rus, Volga'yı aşıp doğuya doğru kaçma telaşındaydı.

Hitler, 9 Temmuz günü, bir önceki yılki Alman saldırısı Rus kışının karları arasında durmak zorunda kaldıktan sonra ordularını Kafkaslar'a göndermişti. Dört gün sonra Stalingrad'a (bugün Volgograd), fabrikaları Rusya savaş sanayisine büyük katkıda bulunan bu kente saldırmaya karar verdi. Almanlar geldiklerinde Ruslar savunma için hazırdı, ama General Friedrich Paulus komutasındaki 6. Ordu, General Hermann Hoth'un 4. Panzer Ordusu'nun da yardımıyla, yine de Rus hatlarını yarıp Volga'ya ulaşmayı başardı. Kenti sokak sokak ele geçirmek zorundaydılar. Bir binayı temizlemenin tek yolu, onun içine girmek veya yakmak ya da her odasını teker teker ele geçirmekti.

İLGİLİ:  Hitler'in Sovyetler Birliği'ne saldırması ve Stalingrad sonrası olanlar

Stalingrad için 500.000 kişi

General Georgiy Jukov'un yeni koşullara uyum konusundaki becerileri, Stalingrad savunmasında çok önemli rol oynadı
General Georgiy Jukov'un yeni koşullara uyum konusundaki becerileri, Stalingrad savunmasında çok önemli rol oynadı

General Vasili Çuykov komutasındaki 62. Ordu, şehrin savunması için yeni bir savaş yöntemi yaratmıştı. Bazıları 12 kişiden bile az askerden oluşan ''fırtına grupları", her bir yıkık bina için, her kat için, her oda için, her moloz yığını için savaş veriyorlardı. Kimi zaman ancak bulundukları yer ateş alıp üstleri tutuşunca pes ediyorlardı. Çoğunlukla da gece bastırınca tavan aralarından içeri giriyor, bir gün önce kaybettikleri mevzileri yeniden ele geçiriyorlardı. Alman saldırılarını gerektiğinde taşla bile püskürtüyorlardı. Moloz yığınlarından geçilmeyen sokaklar boyunca insan göğüs göğüse çarpışmada kullanılmak üzere kenarları bilenip keskinleştirilmiş küreklerle kendilerine yol açıyorlardı. Geceleri karanlığa sığınarak, ayakları ses çıkarmasın diye bezlere sarılı, önemli noktaları ele geçirmek için sessizce ara sokaklardan süzülüyorlardı.

''Stalingrad artık şehir değil" diye yazmıştı bir Alman. "… genzi yakan, gözleri kör eden yoğun bir duman bulutu sadece… köpekler Volga'ya dalıyor ve karşı yakaya ulaşmak için umutsuzca yüzüyorlar… Hayvanlar bu cehennemden kaçıyor… sadece insan, katlanıyor bu olanlara."

Bu sırada, Rusya Kızıl Ordusu'nun başkomutan yardımcısı Orgeneral Georgiy Jukov'un, Stalingrad'ı kurtaracak bir karşı saldırıda kullanmak üzere 500000 askeri, 900 tankı ve 1100 de uçağı hazırdı. Ancak tankların daha sağlam zemine basmaları için, kasım ayının dondurucu soğuğunu beklemek zorundaydılar; o zamana kadar General Jukov'un Stalingrad'daki birlikleri, Almanlara karşı ellerinden geldiği kadar mücadele edeceklerdi.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı'nın en önemli savaşları

Nihayet 19 Kasım geldiğinde, Ruslar şehrin hem kuzeyinden hem güneyinden bir kıskaç harekatı düzenleyerek, 6. Ordu'ya destek veren kuvvetleri geri püskürttüler. Birkaç gün içinde kıskacın iki ucu birleşip kapanacak General Paulus ile 285000 askerini kuşatacaktı.

Paulus Stalingrad'ı teslim ediyor

Field Marshal Paulus / Stalingrad
Alman General Paulus, sadık ve emirlere uyan bir subaydı. Stalingrad'da Hiler tarafından terk edilince küstü, esir olup hapse atıldıktan sonra Almanları Hitler'in peşinden gitmemeye çağırdı

Paulus bunu görünce, şahsen Führer'e bir telgraf çekerek geri çekilmek için izin istedi. Ne var ki Hitler, geçici bile olsa yenilgiyi kabul etmeye yanaşmadı ve Paulus'u feldmarelaş yaparken 6. Ordu'nun savunma için konuşlanıp yardım beklemesi için talimat verdi. Destek olarak gönderilmiş olan Panzer tümenleri, onları kuşatan Rus ordusunu delip geçinceye kadar, hiçbir ikmal imkanı olmayacak şekilde etrafı sarılmış olan 6. Ordu'yu ayakta tutmak için havadan yardım gönderilecekti.

Planın başarısız olacağı en başından belliydi. Böyle büyük bir birliğin havadan ikmalle ayakta tutulabilmesi olanaksızdı, ama Göring bu gerçeği Hitler'e söylemekten kaçındı. Luftwaffe yeterli yardımı havadan yapabilmek için boşuna çabalarken 500 uçak kaybetti ve Holth'un tankları da Stalingrad'ın 50 km kadar dışında durduruldu. Soğuk, dizanteri, tifüs ve açlık inanılmaz insan kaybına yol açtı. Ordunun 4000 atının tümü, eti için öldürüldü, Bunlar da tükenince Paulus günlük tayını asker başına bir kase çorba ile 60 gram ekmeğe indirdi. 20000 kadar başsız kalmış asker molozlar arasında ne yapacağını bilmeden dolanırken, 20000 yaralı da yıkıntılar arasında çaresiz yatıyordu.

Stalingrad çürümüş insan cesedi, yangın, yıkım ve ekşimiş umutsuzluk kokuyordu.

Bir Alman askeri

Ruslar çemberi kapatırken Feldmareşal Paulus, kent merkezinden 10 km ötedeki Gumrak'ta bulunan karargahını terk etti. Hitler hala 6. Ordu'ya teslim olma emri vermeye yanaşmıyordu. Paulus Führer'in iznini beklemeden teslim olmaya karar verdi. 31 Ocak günü, Ruslar onun karargahına girdiklerinde Nazi selamını bir yana bırakarak onları sadece bir "Guten Tag"la (İyi Günler) selamladı.

İLGİLİ:  Hitler'in Sovyetler Birliği'ne saldırması ve Stalingrad sonrası olanlar

Stalingrad Çarpışması Alman kuvvetlerine 147000 askere malolurken Ruslar 47000 kişi kaybetmişlerdi. Yıkım, ölüm ve acıların ortasında Hitler'in fetih hayalleri tükeniyordu.

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.