Kategoriler
Tarih & Kültür

Amerika'nın genişleme hikayesi – Florida, New Mexico, Utah, Teksas, Alaska

Amerika'nın genişleme hikayesi hakkında detaylı bir yazı hazırladık. Ülkenin Batı'ya olan merakını ve keşiflerini daha önce yazmıştık. Buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Yazımızın bu bölümünde Başkan Thomas Jefferson eşliğinde yeni toprakların kimlerden nasıl satın alındığını veya kazanıldığını adım adım anlatacağız. Florida, Teksas, Kaliforniya, Utah, New Mexico, Arizona ve Alaska…

Amerika'nın genişleme hikayesi

Thomas Jefferson başkan olmadan yıllar önce, Amerika'yı geçip Pasifik Okyanusu'na varmak için kullanılabilecek bir nehir yolu bulmayı ümit ediyordu. Bu şekilde doğuyla ticaret İngiliz ve Kanada yerine ABD'ye kayacaktı.

Bu planın önündeki engel Mississippi'nin batısındaki, Louisiana denen bölgeydi. 1800'e kadar İspanya'ya ait olan bölgeyi Napolyon ele geçirmişti; New Orleans merkezli bir Fransız imparatorluğu kurup ABD'yi fethetmeyi ve hatta Kanada'yı da İngilizlerden geri almayı hayal ediyordu. Düzenlediği harekat ona 35000 adama mal oldu ve çok geçmeden Amerika'ya olan ilgisini yitirdi.

Jefferson stratejik New Orleans limanının peşine düştü ve 1803'te Napolyon, limanı satabileceğini ima etti. Sonuçta Jefferson'ın Paris'teki elçisi Robert Livingston ve özel temsilcisi James Monroe çok daha büyük bir ödülle geri döndüler. Onlar New Orleans ile Batı Florida'yı 10 milyon dolara kadar, sırf New Orleans'a ise 7,5 milyon dolar teklif verme talimatını almışlardı. Ancak 11 Nisan 1803'te Napolyon'un Dışişleri Bakanı Talleyrand Livinston'a açıkça şu şaşırtıcı soruyu sordu: "Louisiana'nın tamamı için ne verirsiniz?" Napolyon bu parayı Avrupa'daki savaşlarında kullanmak ve İngilizlerin Louisiana'yla ilgili olası bir planını engellemek istiyordu.

Monroe ile Livingston Louisiana'nın tamamını 11,25 milyon dolara aldılar. Fransız vatandaşlarına ödenen tazminat ve son faiz ödemeleriyle birlikte bu tutar 27,26 milyon doları buldu. ABD'nin toprakları bir kalem oynatışıyla iki katına çıkmıştı. Bedeliyse, dört dönümü için yaklaşık 5 cent.

Livingston "ABD bugünden itibaren birinci sınıf güçler arasındaki yerini alacaktır." demiştir. Zaman içinde bu yeni topraklarda 13 eyalet doğacaktı. Napolyon şöyle diyordu: "Bu toprak alımı ABD'nin gücünü sonsuza denk pekiştirecektir. Ben İngiltere'nin denizlerdeki gururunu er geç alt edecek bir rakip çıkardım."

Lewis ve Clark neyi başardılar?

Keşif seferinin başlıca amacı olan, Kayalık Dağları'nı geçerek Büyük Okyanus'a ulaşan bir yol olduğunu kanıtlama görevi başarılmıştı. Arazinin haritası çıkarıldı, bitkilerle hayvanlar kayda geçirildi. Kızılderili kabilelerin çoğuyla ittifak kuruldu ve bölge resmen ABD'ye dahil edildi. Bu öncü yolculuk olmasaydı, İngilizler büyük olasılıkla ticaret yollarına hükmedecek ve belki de bu bölgenin büyük bölümünü ilhak edeceklerdi.

Jefferson kaşiflerin Pasifik kıyısından geri dönmelerini sağlamak için hiçbir hazırlık yapmamış, belki de onlardan umudu kesmişti. Bu yüzden aynı derecede tehlikeli bir dönüş yolculuğuna çıkmaları gerekti. Dönüş yolculuğunun bir bölümünde Lewis ve Clark ayrı yollar izlediler: Lewis Missouri Irmağı ve Kayalık Dağlar üzerinden daha kolay bir yol bulurken, Clark da Yellowstone Irmağı'nın yatağını araştırdı.

Ekip iki yıldan uzun bir sürede tek bir adam yitirmiş, Çavuş Floyd apandisitten ölmüştü. Yalnızca dönüş yolunda tüfeklerini çalmaya kalkışan Karaayak kabilesinden iki Kızılderili öldürdüler. Bir keşif seferinin hedeflerini böylesine tam gerçekleştirip bu kadar az bedel ödemesi çok ender görülmüştür. Jefferson 1806'da Kongre'ye gönderdiği mesajda onları tebrik etti: "Lewis ve Clark'ın ve cesur yoldaşlarının azimli hizmetleriyle ülkelerinden çok şey hak ettiklerini söylemek doğru olur."

Amerika'nın batısına nasıl yerleşildi?

Lewis ile Clark'ın büyük yolculuğundan sonraki yıllarda Mississippi'nin hemen batısındaki topraklara düzenli bir şekilde göçmenler yerleşti. Daha da batıda kalan topraklara önce avcılar ile çok değerli kunduz kürkünün peşindeki tacirler gittiler. 1840'lara gelindiğinde Amerika'nın nüfusu 1800'lere oranlara iki katına çıkmıştı. Kısmen doğudaki buhranın da etkisiyle batıya akın başladı. Yerleşimciler genelde kürk tüccarlarının açtığı, Missouri'den dağların ötesindeki Oregon'a kadar uzanan Oregon Yolu'ndan gidiyorlardı. 1843'teki büyük araba kervanını başka pek çokları izledi. 1846'da, kara kışa yemeksiz gıdasız yakalanan Donner kervanı gibi, bazılarının sonu felaket oldu. 1847'deki Mormonların göçü en iyi planlanmış yolculuklardandı.

Güneye doğru giden pek çok yerleşimci uçsuz bucaksız Teksas topraklarına yerleşmeye başlamıştı. Burası da Kaliforniya gibi 1821'de İspanya'dan bağımsızlığını elde elden Meksika Cumhuriyeti'ne aitti ama Meksikalılar bölgeyi geliştirmek için hiçbir şey yapmıyorlar ve Amerikalıların yerleşmesine izin veriyorlardı. Bu arada demir yolları hızla gelişmiş, 1840'a gelindiğinde yaklaşık 4800 km ray döşenmiş, Apalaş Dağları'na varılmıştı.

Öncelikli Satın Alma Yasası

Kızılderili kabileleriyle ilişkiler Lewis ve Clark döneminde son derece dostçayken, kısa zamanda bozuldu. Kızılderili nüfusu seyrekti ve kıtanın ortasındaki geniş ovalarda yaşayan kabilelerin çoğu avcılık ekonomisiyle geçiniyor, çok büyük alanlarda bizonları ve diğer av hayvanlarını izliyorlardı. Bu halkların toprak mülkiyeti anlayışı yerleşik çiftçilerinkinden farklıydı. Çoğu, ilk gelen beyaz adamları misafir ve tüccarlar olarak kabullenmiş, ancak yüz binlerce yerleşimci topraklarını çevirmeye başlayınca çatışma kaçınılmaz olmuştu.

Daha 1830'da Başkan Jackson veya Kızılderililerin ona verdiği isimle "Keskin Bıçak" bütün Kızılderili kabilelerini Mississippi'nin batısına taşınmaya zorlayacak bir kanun çıkardı. Burada onlara kalıcı bölgeler ayrılacak ve beyazların buralara yerleşmesi yasaklanacaktı. Ancak daha bu anlaşmanın mürekkebi kurumadan yerleşimciler batıya, Iowa'ya doğru ilerliyorlardı.

"Kalıcı Kızılderili sınırları" tekrar batıya çizildi. Bunun sonucunda binlerce Kızılderili zorla sürüldü. Çerokiler kış günü zorla topraklarından çıkartıldıklarında, her dört Kızılderili'den biri yolda öldü. Sonunda ABD, "… Apaçık kaderimiz Tanrı tarafından yıldan yıla çoğalan milyonlarca insanımıza bağışlanan kıtaya yayılmaktır" sloganı ile Pasifik'e kadar tüm kıtada hak iddia etti. Bu iddia 1860'ta Kongre tarafından kabul edilen Öncelikli Satın Alma Yasası'na da yansıdı.

Sırasıyla Amerika'nın genişleme hikayesi

Louisiana'nın satın alınmasının arkasından ABD kolonileşme, satın alma ya da savaş yoluyla daha da genişledi:

  • 1819: ABD Florida'nın geri kalanını İspanya'dan 5 milyon dolara satın alıyor ve Teksas'ın İspanyollara ait olduğunu kabul ediyor.
  • 1836: Teksas'taki Amerikalı göçmenler bağımsızlık ilan ediyor ve Meksika Cumhuriyeti ordusunu püskürtüyorlar.
  • 1846: İngiltere ile Oregon arasındaki anlaşmazlık çözümleniyor ve sınır 49. enlemde sabitleniyor. ABD Meksika'yla savaşta.
  • 1848: ABD Kaliforniya, Utah ve tekrar New Mexico ile Arizona'nın büyük bölümünü elde ediyor. Kaliforniya'da altın bulunuyor.
  • 1853: ABD, Arizona ve New Mexico'nun tamamını satın alıyor.
  • 1867: ABD Rusya'dan Alaska'yı satın alıyor. Meksika'nın kuzeyinde, Kanada hariç Kuzey Amerika'nın tamamı ABD'nın eline geçiyor.

Amerika'nın genişleme hikayesi yazımız burada son buldu. Benzer içerikler için: https://evrenatlasi.com/k/tarih-kultur/

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.