Kategoriler
Bilim & İnsan

George Eastman | Popüler fotoğrafçılık ve Kodak devri

Reklam

Fotoğrafçılık ilk elli yılında görece az sayıda profesyonelin ve hevesli amatörün ilgi alanıydı. Pahalı, zaman alan, hantal ve uzmanlık isteyen bir uğraştı. Bütün bu olumsuzluklar, Amerikalı mucit George Eastman tarafından hem ucuz, hem kullanışlı bir makinenin satışa sunulduğu 1888 yılında değişti.

George Eastman kimdir?

George Eastman, New York'taki küçük bir çiftlikte doğdu. 5 yaşındayken, ailesi Rochester kentine taşındı. George, 8 yaşındayken babasını yitirdi ve ailesi büyük sıkıntılar çekti. Sonunda George 13 yaşında öğrenimi bırakmak zorunda kaldı ve çalışmaya başladı. Öğrenmeye çok meraklıydı, pek çok şeyi kendi çabalarıyla öğrendi.

Eastman'ın fotoğrafçılığa duyduğu merak, 24 yaşında banka memuru olarak çalışırken yurt dışına bir gezi planladığı sırada ortaya çıktı. Bir iş arkadaşı, ona gezisini kaydetmesini söyleyince, Eastman bir fotoğraf makinesi satın aldı. Makine büyük, kaba bir kutudan oluşuyordu ve ağır bir üç ayaklı sehpaya tutturulmuştu. Kutunun içinde film yerine, büyük levha yuvalarına yerleştirilmiş ve ışığa duyarlı duyarkat ile kaplanmış, münferit cam levhalar vardı. Levhalar, dış çekimler için, karanlık oda işlevini gören taşınabilir bir çadır içinde hazırlanmak zorundaydı.

İLGİLİ:  Fotoğrafın hikayesi: Karanlık odadan günümüze

1878'de George Eastman, İngiliz fotoğrafçı Richard Leach Maddox'un 1871'de icat ettiği "kuru levhalar" üzerine bilgi edinmişti. Duyarkat, levhaların üzerine jelatinle yapıştırılıyordu. Bu levhalar saklanabiliyor ve istendiği zaman kullanılıyordu. Böylece, Eastman'ın satın almış olduğu teçhizatın büyük bölümünü gereksiz kılıyordu. Eastman bankada çalışmaya devam ederken bütün boş zamanını kuru levhaların seri biçimde üretilmesini sağlayacak en yetkin yöntemi bulmaya ayırıyordu.

1880'de, Eastman Dry Plate (Kuru Levha) şirketini kurdu. 1881'de kuru levha imal edip satmaya başladı ve çok geçmeden camın yerine, daha hafif, esnek bir malzemenin kullanılabileceğini gördü. 1884'te esnek levhayı rulo haline getirmeyi düşündü. Buna göre, makinenin içinde levha yuvası yerine, bir rulo yuvası bulunacaktı. Film rulosu kullanılan ve "dedektif kamerası" olarak bilinen ilk aygıt 1885'te ortaya çıktı. Rulo, kağıttan yapılmıştı ve kağıttaki lifler baskıda görüldüğünden bu yöntem istenen sonucu vermedi.

Reklam

"Düğmeye bas, gerisini bize bırak."

35 mm'lik rulo filmler hareketsız fotoğrafçılıkta kullanılmaya başladığı 1925'ten itibaren piyasayı ele geçirmişti. Bu durumda 1990'larda dijital makinelerin ortaya çıkmasına kadar devam etti / George Eastman
35 mm'lik rulo filmler hareketsiz fotoğrafçılıkta kullanılmaya başladığı 1925'ten itibaren piyasayı ele geçirmişti. Bu durumda 1990'larda dijital makinelerin ortaya çıkmasına kadar devam etti

Bu arada başka araştırmacılar, esnek ve kuru levha üzerinde çalışmalarını sürdürüyordu. Kimi araştırmacılar, selüloit olarak da bilinen nitroselüloz adlı maddeyle deneyler yapıyordu. Eastman selüloit filmi 1889'da satışa sundu.

İLGİLİ:  Fotoğrafın hikayesi: Karanlık odadan günümüze

Eastman'ın dehasını gösterdiği bariz hamlesi, başarılı olabilmek için fotoğrafçılık piyasasını genişletmek zorunda olduğunu kavramasıyla geldi. Bunun yolu kendi deyişiyle fotoğrafçılığı "kurşun kalem kadar kullanışlı" hale getirmekten geçiyordu. Yeni, daha küçük ve makul fiyatlı bir makine geliştirmeliydi. 1888'de ilk Kodak makinesi piyasaya sunuldu ve kısa zamanda büyük bir başarıya ulaştı.

Makinede 100 fotoğraf kaydedebilecek bir rulo yer alıyordu. Makinenin sahibi, bir kez fotoğrafları çektiğinde yapacağı tek şey, makineyi Eastman'ın şirketine göndermek, fotoğrafların çıkmasını beklemek ve içine yeni film konulmuş olarak geri almaktı. Kodak'ın başarısındaki ana etken, fotoğrafçılığı herkesin yapabileceği bir algılama düzeyine taşımak oldu. Eastman'ın kısa ifadesi duruma çok uygundu: "Düğmeye bas, gerisini bize bırak."

George Eastman, daha sonra şirketin adını Eastman Kodak olarak değiştirdi ve makul fiyatlı fotoğrafçılığın yaygınlaşmasını sağlayarak piyasayı ele geçirdi. Hiç evlenmedi ve çocuğu olmadı. Büyük bir yardımsever olarak üniversitelere, hastanelere ve diş kliniklerine yardımda bulundu. Son iki yılında giderek kötüleşen bir kemik hastalığıyla boğuştu. 1932'de kendini kalbinden vurarak yaşamına son verdi. İntihar notunda, "İşim bitti, niye beklemeli?" yazıyordu.

İLGİLİ:  Fotoğrafın hikayesi: Karanlık odadan günümüze

Brownie kamera

Yaygın talep gören ilk makine olan Brownie'nin perakende satış fiyatı 25 dolardı. Bu fiyat, Eastman'ın satın aldığı ilk fotoğraf makinesi için ödediği paranın yarısı kadardı. Ama yine de amatör fotoğrafçılar için yüksek bir fiyattı. 1900'de Eastman Kodak şirketi en çok satış yapan makine tipini piyasaya sundu: Brownie. Eastman Kodak 1900 ile 1980 yılları arasında Brownie'lerin 99 farklı modelini üretip piyasaya sundu.

Reklam

İlk Brownie makine içinde bir rulo yuvası, bir rulo film ve bir merceğin bulunduğu kartondan bir kutuydu. Kutunun dışında deklanşör ve bobin sarıcısı bulunuyordu. Sadeliğin zirvesine ulaşan makine yalnızca 1 dolara satıldı. (2010 değerleriyle yaklaşık 20 dolar). Böylece "şipşak" devri başlamış oldu. Artık hiçbir hazırlık yapmadan o anda yakalamanın mümkün olmadığı anların fotoğrafının çekilmesini sağladı.

Alexander Graham Bell kimdir? Telefon, deniz otobüsü (hydrofoil) yazımız burada son buldu. Benzer içerikler için: https://evrenatlasi.com/k/bilim-teknoloji/

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarıyla ilgilidir.