Kategoriler
Bilim & İnsan

Guglielmo Marconi | İlk radyo iletişim sisteminin icadı

Radyonun icadının tarihi tam olarak aydınlanmış değil. Bu önemli buluşun onuru, onlarca öncü bilim insanına ait görülür. Bunların arasında en başarılı ve en önemli kişiliklerden biri olan İtalyan Guglielmo Marconi radyoyu icat eden mucit olarak görülür. Radyonun günlük yaşamda kullanılmasını sağladı.

Guglielmo Marconi kimdir?

Guglielmo Marconi, İtalya'nın Bologna kentinde, İtalyan bir baba ve İrlandalı bir annenin oğlu olarak doğdu. Küçük yaşlarda bilime, özellikle, elektrik alanına ilgi duydu. 1894'ün sonlarında, Alman fizikçi Heinrich Hertz'in (1857-1894) deneylerinden haberdar oldu. Hertz 1880'lerin sonunda radyo dalgalarının varlığını göstermeyi başarmıştı.

Hertz, dikey bir antenden hızla yön değiştiren alternatif akımı yukarı-aşağı doğrultuda göndererek radyo dalgaları üretti ve bu dalgaları 20 metreye kadar izleyebildi. Marconi, İngiliz fizikçi Oliver Lodge'un (1851-1940) yakın zamanda gerçekleştirdiği gösteriyle ilgili bir yazı okumuştu. Hertz dalgalarını kullanan Lodge, Mors alfabesiyle kablosuz mesajlar göndermişti. O dönemde, Mors alfabeli telgraf mesajları yalnızca, tel aracılığıyla ve elektrik vuruşları kullanılarak gönderilebiliyordu. Kablosuz telgrafın kullanabilme olasılığı Marconi'yi çok etkilemişti.

Kendi başına deneyler yapmaya karar veren Marconi'nin başlıca amacı kablosuz telgrafı günlük yaşamda kullanılabilir bir teknoloji haline getirmekti. Gerekli araçları bir araya getiren Marconi, evinin tavan arasında bir laboratuvar kurdu. Kısa süre içinde, Mors alfabesini artan mesafelere gönderip yanıtlar almaya başladı: Önce odasının içine, sonra koridorun ucuna kadar ve daha sonra dışarıya, kırlara. 1895 yazında Marconi yaklaşık 2 kilometre uzaklığa bir mesaj gönderdi ve 1896'da sistemin patentini aldı. İtalyan hükümeti istediği maddi yardımı geri çevirince, ilgi görebileceğini umduğu İngiltere'ye gitti.

Guglielmo Marconi ve Titanic ilişkisi

1897'de, bir dizi etkili gösteriden sonra Marconi, o sıralar İngiltere'deki telgraf hizmetinden de sorumlu olan Posta İdaresi'nin desteğini aldı. Aynı yıl Wireless Telegraph & Signal Company'yi (Kablosuz Telgraf ve Sinyal Şirketi) kurdu. İzleyen birkaç yıl içinde, daha uzun mesafelere, özellikle, gemiden gemiye ve gemiden kıyıya mesajlar göndermeyi başardı.

1900'de Guglielmo Marconi, iletim mesafesini daha da büyütmeye karar verdi. Yeni hedefi Atlas Okyanusu'nu aşmaktı. 1901'de Mors alfabesinde "S" harfini simgeleyen üç kısa radyo sinyalini, İngiltere Cornwall'daki Poldhu'dan, Newfoundland'deki (o zaman İngiltere sömürgesi, şimdi Kanada) St. John's kentine başarıyla iletmesi, bütün dünyada yankı uyandırdı. Bu iletimin düzmece olduğu öne sürülünce, bir yıl sonra, dikkatli bir biçimde gözlenen, bir deneme daha yaptı. Kanada kıyısına yakın bir konumdaki gemideyken, 3200 kilometreden fazla uzaklıkta bulunan Cornwall'den sinyaller almayı başardı.

İzleyen yıllarda, Marconi radyo iletim sistemini başlattı. İngiliz gemisi RMS Titanic'in buzdağına çarparak battığı 1912'de Marconi'nin adı bir kez daha duyuldu. Batan gemide bulunan bir Marconi-radyosu operatörü, sinyal göndererek çevredeki gemilerden yardım istemeyi başarmıştı.

Radyonun mucidi

1920'li yıllarda, Marconi daha yüksek frekanslı radyo dalgalarıyla denemeler yapmaya başladı. Bu "kısa dalgalar", uydu yayınlarını almak amacıyla kullanılan parabolik alıcılara benzer biçimde, bir vericinin arkasında bulunan kavisli bir yansıtıcı tarafından odaklanabiliyordu. Dalgalar bir ışın biçiminde odaklanıp, bütün yönlere yayılmadığından, bu yeni düzenek, radyoyu çok daha etkili ve enerji açısından daha verimli kıldı.

O sırada, Marconi gibi başka radyo operatörleri de, yalnızca Mors alfabesini değil, aynı zamanda konuşmaları, müziği ve ses sinyallerini de iletebiliyordu. 1931'de Marconi, daha yüksek frekanslı ve daha kısa dalga boyuna sahip radyo dalgalarıyla – mikrodalgalar– deneyler gerçekleştirildi. Bir yıl sonra, Vatikan ile Papa'nın yazlık konutu arasında, belli bir yöne yayın yapan, mikrodalgalı radyo-telefon sistemini kurdu. Günümüzde kullanılan iletişim sisteminin altyapısı, benzer mikrodalgalara dayanmaktadır.

Marconi radyoyu icat etmedi, ama birçok yönden radyonun gelişmesine katkıda bulundu. Radyoyu karmaşık bir laboratuvar uğraşından, ticari başarıya sahip kullanışlı bir cihaz haline getirmesi dünyanın biraz daha küçülmesini sağladı. 1929'da kablosuz telgraf alanındaki katkılarından dolayı kendisine Nobel Fizik Ödülü verildi. 1930'da ise İtalya Kraliyet Akademisi'nin başkanlığına seçildi.

Lee de Forest'ın Audion tüpü

1900'lerin başında, radyo yoluyla sağlanan iletişim yalnızca kablosuz telgraf sistemi kullanılarak, yani açık-kapalı radyo vuruşlarına dayanan Mors alfabeli mesajlar kanalıyla yapılabiliyordu. Bu durum, ses yayıncılığının başlamasıyla değişti ve 1920'de düzenli yayınlar başladı. Ses yayıncılığının gelişimi açısından en önemli teknolojilerden biri, 1906'da ABD'li mühendis Lee de Forest tarafından icat edilen Audion idi.

Audion, elektron tüplerinin ilk örneğiydi ve gelişmekte olan elektronik dünyasında sayısız kullanım olanağı buldu. Audion, radyo ve televizyon yayıncılığı alanında herhangi bir frekansta radyo dalgaları üretebilen tümüyle elektronik "osilatörlerin" yapımında rol oynadı. 1920'lerden 1960'lara kadar radyo ve televizyonlarda güç yükseltmek için elektron tüplerinden faydalanıldı. Bunların yerini, 1947'de icat edilen ve daha az enerjiye gerek duyan transistörler aldı.

Guglielmo Marconi kimdir? İlk etkili radyo iletişim sistemi yazımız burada son buldu. Benzer içerikler için: https://evrenatlasi.com/k/bilim-teknoloji/

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarıyla ilgilidir.