Kategoriler
Ülkeler

Rusya: Tarihi, ekonomisi, dini, dili ve insanları

Rusya, Doğu Avrupa ve Kuzey Asya'da geniş bir alana yayılmış bir ülke. Bir zamanlar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin baş cumhuriyeti olan Rusya, Sovyetler Birliği'nin Aralık 1991'de dağılmasından sonra bağımsız bir ülke oldu. Rusya açık arayla dünyanın en geniş ülkesi. İkinci sıradaki Kanada'dan yaklaşık iki kat büyük toprağa sahip. 11 zaman dilimini kapsıyor ve çöllerden yarı kurak bozkırlara ve derin ormanlardan Kuzey Kutup tundrasına kadar çok çeşitli bir doğası var. Tüm kuzey Asya'ya ve doğu Avrupa'ya uzanan toprakları içinde Avrupa'nın en uzun nehri Volga'yı ve en büyük gölü Ladoga'yı içeriyor. Rusya ayrıca dünyanın en derin gölü olan Baykal'a ev sahipliği yapıyor ve ülke, Kuzey ve Güney kutupları dışında dünyanın en soğuk yeridir.

  • Resmi adı: Rusya Cumhuriyeti
  • Başkent: Moskova
  • Nüfus: 146.000.000 (2020)
  • Resmi dilleri: Rusça
  • Ortalama yaşam süresi: 70.5 yıl (2018)
  • Para birimi: Rus Rublesi (RUB)
  • Yönetim biçimi: Yarı başkanlık, anayasal, federal cumhuriyet
  • İklimi: Sıcaklıklar bölgeye göre -30 derece ile 46 derece arasında değişir
  • Yüzölçümü: 17.100.000 km²
  • En yüksek noktası: Elbruz Dağı (5.642 metre)
  • En alçak noktası: Hazar Denizi (-28 metre)
Rusya bayrağında beyaz şerit üst sınıfı, mavi şerit sadakat ve dürüstlüğü ve kırmızı şerit cesaret, fedakarlık ve milliyetçiliği temsil eder.
Rusya bayrağında beyaz şerit üst sınıfı, mavi şerit sadakat ve dürüstlüğü ve kırmızı şerit cesaret, fedakarlık ve milliyetçiliği temsil eder.

Rusya'nın tarihi

Rus cumhuriyeti, 1917 Rus Devrimi'nden hemen sonra kuruldu ve 1922'de birlik cumhuriyeti oldu. 2. Dünya Savaşı sonrası dönemde Rusya, ABD ile girdiği Soğuk Savaş mücadelesi nedeniyle uluslararası meselelerde merkezi bir oyuncu oldu. 1991 yılında, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Rusya, birkaç eski Sovyet cumhuriyeti ile bir araya gelerek gevşek bir koalisyon olan Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT)'yi kurdu. Sovyet tarzı komünizmin çöküşü ve daha sonra da Sovyetler Birliği'nin çöküşü köklü politik ve ekonomik değişiklikler getirdi. Ruslar zayıf bir ekonomiye katlanmak zorunda olduğundan büyük bir orta sınıf oluştu. Yüksek enflasyon ile başlayan sosyal hastalık dönemi neticesinde yaşam beklentisi önemli ölçüde düştü.

Bu derin sorunlara rağmen Rusya bir kez daha dünya gücü olma potansiyelini göstermeye başladı. 19. yüzyılın Avusturyalı devlet adamı Klemens Fürst (prens) von Metternich tarafından ifade edildiği gibi, “Rusya asla göründüğü kadar güçlü değildir, ve asla göründüğü kadar zayıf değildir.”

Rusya, sanat ve bilimlerin her alanında uzun bir mükemmellik geleneğine sahip. Devrimci Rus toplumundan Anton Çehov, Aleksandr Puşkin, Leo Tolstoy, Nikolay Gogol, Fyodor Dostoyevski ve Pyotr İlyiç Çaykovski gibi dünya kültür devlerinin yazıları ve müzikleri doğdu. 1917 devrimi ve getirdiği değişiklikler, romancılar Maksim Gorki, Boris Pasternak ve Aleksandr Soljenitsin ve besteciler Dmitriy Şostakoviç ve Sergey Prokofyev gibi dikkat çekici figürlerin eserlerine yansıdı. Sovyet sonu ve komünizm sonrası dönemler, romancı Vickor Pelevin ve yazar ve gazeteci Tatyana Tolstaya gibi yeni yetenekleri ortaya çıkarırken, şair Vladimir Mayakovski ve Anna Ahmatova gibi bir zamanlar yasaklanmış sanatçılara olan ilginin yeniden canlanmasına tanık olunmuştur.

Rusya'nın coğrafyası

rusya-dünya-haritası
Rusya dünya haritası

Rusya, kuzeyde ve doğuda Arktik ve Pasifik okyanusları ile çevrili. Kuzeybatıdaki St. Petersburg'da Baltık Denizi'ne bakan küçük cepheleri var. Buna 1945'te Doğu Prusya'nın parçası olan Kaliningrad bağımsız Rus Bölgesi de dahil. Aynı bölge Polonya ve Litvanya'ya sınır komşusu. Rusya'nın güneydeki komşuları arasında Kuzey Kore, Çin, Moğolistan, Kazakistan, Azerbaycan ve Gürcistan var. Güneybatı ve batıda ise Ukrayna, Belarus, Letonya, Estonya, Finlandiya ve Norveç sınır komşuları olarak sıralanıyor.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /1600–1607/ Dünyanın ilk gazetesi, İngiliz ve Hollanda Doğu Hindistan Şirketleri, Torres Boğazı'nın keşfi
rusya'nın baykal gölü
Baykal Gölü, Rusya

Rusya insanları

Etnik Ruslar ülkenin toplam nüfusunun beşte dördünden fazlasını oluştursa da, Rusya çok ırklı bir toplum. Rusya sınırları içerisinde birçoğu kendi ulusal bölgesine sahip olan 120'den fazla etnik grup var ve 100 kadar dil konuşuluyor. Bu grupların birçoğu küçükler — bazı durumlarda binden az kişiler — ve sadece bir avuç grup milyondan fazla nüfusa sahip: Tatarlar, Ukraynalılar, Çuvaşlar, Başkurtlar, Çeçenler ve Ermeniler. Rusya topraklarında birçoğu Türklerden oluşan 21 azınlık cumhuriyeti ve 10 özerk bölge var. 1990'ların başından bu yana bu cumhuriyetler ile Rusya arasında çok sayıda çatışma (ör. Çeçenistan ve Dağıstan) yaşandı; birçok ulusal azınlık daha fazla özerklik ve hatta bazı durumlarda tam bağımsızlık talep etti. Rusya'nın özerk etnik birimlerden oluşmayan kısımları çeşitli eyaletlere (kray) ve bölgelere (oblast) ayrılmıştır ve iki federal şehir (St. Petersburg ve Moskova) bulunmaktadır.

Rusya'nın dili

Dilsel olarak Rusya'nın nüfusu Hint-Avrupa, Altay, Ural ve Kafkas dil ailelerine ayrılabilir. Hint-Avrupa dil ailesi Doğu Slav vatandaşlar tarafından konuşuluyor. Altay dil ailesi Türkler, Mançu-Tunguz ve Moğollarca kullanılıyor. Ural dillerini konuşanlar arasında Fin-Ugor ve Samoyedler var.

Rusya'nın dini

Rusya'daki etnik farklılıklar uzun zamandır dini unsurlar taşıyor olmasına rağmen, dini organizasyonların ve bireysel tarafların pozisyonları politik koşullara göre daima değişmektedir. 10. yüzyılda Bizans misyonerleri tarafından dini değiştirilen Prens I. Vladimir, Hristiyanlığı Rusya için resmi din olarak kabul etti ve yaklaşık 1000 yıl sonra Rus Ortodoks kilisesi ülkenin baskın dini kurumu oldu. Komünistler 1917'de iktidara geldikten sonra dini kurumlar acı çekti. Kilise, mülkünün çoğunu kaybetti ve birçok keşiş manastırlardan çıkarıldı.

Eski Sovyetler Birliği'nin anayasası, dini özgürlüğü resmi olarak garanti etse de dini faaliyetler büyük ölçüde kısıtlandı ve dini örgütlere üyelik Komünist Parti üyeliği ile uyumsuz kabul edildi. Bu nedenle dini inanca sahip olmak bireysel ilerlemenin önünde bir engel oldu. Hükümetin faşizme karşı mücadelede Hristiyanların ve Yahudilerin desteğini aradığı 2. Dünya Savaşı sırasında Hristiyan inançlarının daha açık bir şekilde ifade edilmesine izin verildi, ancak savaş sona erdiğinde kısıtlamalar yeniden baş gösterdi. 1980'lerde, Mihail Gorbaçov'un reformist rejimi altında, dinin uygulanmasına hoşgörülü bakan glasnot (“açıklık”) politikası ilan edildi. Daha sonra Sovyetler Birliği'nin dağılması ile dini özgürlük gerçeğe dönüştü ve nüfusun büyük kesiminin aslında inançlarını uygulamaya devam ettiği görüldü. Gerçekten de, 1990'lı yılların başında ortaya çıkan Rus milliyetçileri Rus Ortodoks kilisesini Rus kültürünün önemli bir unsuru olarak tanımladılar.

İLGİLİ:  Yüzlerce Alman politikacının sohbet konuşmaları sızdırıldı

Bugün Rus Ortodoksluğu, Rusların yarısından fazlasını temsil eden ülkenin en büyük dini mezhepidir. Dinin, 20. yüzyılın çoğu boyunca Sovyet yetkililer tarafından organize şekilde bastırılması nedeniyle bugün dindar olmayanlar nüfusun dörtte birinden fazlasını oluşturuyor. Diğer Hristiyan mezhepleri çok daha küçükler. Müslümanlar Rusya’nın ikinci en büyük dini grubudur. 1997'de, beş “geleneksel” dinin (Rus Ortodoksluğu, diğer bazı Hristiyan mezhepleri, İslam, Yahudilik ve Budizm) dışındaki mezheplerden grupların faaliyetleri yasayla en az 15 yıl kısıtlandı. Örneğin, kanunun uygulandığı sırada bu şartı yerine getirmeyen gruplar (Roma Katolikleri ve Mormonlar gibi) eğitim kurumlarını işletemedi veya dini literatürü yayamadılar.

Her ne kadar Rusya'da dil ve din arasında bir dereceye kadar ilişki olsa da, tamamen uyumlu değiller. Slavlar ezici bir şekilde Ortodoks Hristiyanken, Rusya'da Türkçe konuşanlar ağırlıklı olarak Müslüman olmasına rağmen bazı Türk grupları değildir. Örneğin, Hristiyanlık Çuvaşlar arasında baskındır, Budizm çok sayıda Altay, Hakas ve Tuva Türkleri arasında yayılmıştır ve Yenisey ırmağının doğusundaki birçok Türk, Tengri inançlarını korumuşlardır (bazıları Hristiyanlığa geçmiştir). Budizm Moğolca konuşan Buryat ve Kalmuk arasında yaygındır.

Rusya'daki 19. yüzyılda yapılan tasfiyeler, Joseph Stalin rejimi altındaki baskı ve 2. Dünya Savaşı sırasında Rus topraklarındaki Nazi zulümleri de dahil olmak üzere Yahudiler uzun zaman boyunca ayrımcılığa maruz kaldı. Gorbaçov'un 1980'lerdeki reformist politikalarından başlayarak, Yahudilerin İsrail'e ve başka yerlere göçüne gittikçe daha fazla destek verildi ve Rusya'da (ve eski Sovyetler Birliği'nin tüm bölümlerinde) yaşayan Yahudi sayısı azaltıldı. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından önce, Yahudi nüfusunun yaklaşık üçte biri Rusya'da yaşıyordu (çoğu Yahudiliği uygulamamasına rağmen) ve şimdi Rusya'daki tüm Yahudilerin onda biri Moskova'da yaşıyor. 1930'larda Stalin, Uzak Doğu Cumhuriyeti'nde Yahudi Özerk Bölgesi'ni kurdu, ancak 21. yüzyılın başlarına gelindiğinde eyalet nüfusunun sadece yüzde 5'i Yahudi idi.

Rusya ekonomisi

Rusya 2020 itibariyle 1,780 trilyon dolar GSYİH ile nüfusuna kıyasla pek zengin sayılmayacak bir ekonomiye sahip. Ülke çoğunlukta orta direk ve altı vatandaşlara sahip ve kişi başına düşen GSYİH bu anlamda 12.500 dolar. Rusya'nın yoksulluk oranı %14.3'tür (2019).

Rusya cumhuriyeti geniş yüzölçümü ve bol doğal kaynakları nedeniyle Sovyetler Birliği ekonomisinde öncü bir rol oynamıştır. Sovyet rejiminin ilk on yıllarında, bu kaynaklar madencilik, metalurji, ağır mühendisliğin hızlı gelişimi, demiryolu ağının genişlemesi ve enerji arzındaki büyük artış dahil olmak üzere büyük ekonomik gelişmeler sağladı. 1960'larda özellikle petrol, doğal gaz ve elektrik üretiminde ve kimya endüstrilerinde belirgin çeşitlenme yaşandı. Bununla birlikte, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından önceki yıllarda, Rusya ve tüm ülkenin ekonomisi düşüş halindeydi ve yayımlanan resmi istatistikler endüstriyel verimsizlikleri örtbas ediyordu.

Sovyetler Birliği'nin 1991'de çökmesinden sonra, Rus hükümeti merkezi ekonomiyi hedefleyen ve kapitalist ilkelere dayanan bir dizi radikal reform gerçekleştirdi. Reformların ana bileşenleri, özel sektöre ait endüstriyel ve ticari girişimlerin (hem yabancı hem de Rus yatırımını kullanarak) kurulması ve devlete ait işletmelerin özelleştirilmesini içermektedir. Özelleştirmeyi teşvik etmek için hükümet, Rus vatandaşlarına özelleştirilen firmalarda hisse satın almalarını sağlayan indirim kuponları verdi, ancak bu kuponlar sıklıkla nakit olarak satıldı ve girişimcilerin elinde birikti. Bir emtia ve borsa sistemi dahi kuruldu.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /1890–1894/ ABD'nin Yerli katliamı, Çin-Japon Savaşı, Yeni Zelanda'da kadınlara oy hakkı

Ancak özelleştirme süreci yavaştı ve özellikle ağır sanayilerdeki birçok firma devlet mülkiyetindeydi. Ayrıca, arazi alım satımı konusunda da önemli tartışmalar yaşanıyordu. 2001 yılında hükümet arazi satışını yasallaştırdı, ancak bunu sadece kentsel konutlar ve endüstriyel gayrimenkuller için yaptı — ki bu toplamda Rusya'nın sadece küçük bir kısmını oluşturuyordu. 21. yüzyılın başında benzer bir tartışma kırsal ve tarımsal alanlar için de yaşandı.

1990'larda başlayan reformlar ortalama Rus vatandaşı için önemli sıkıntılara neden oldu; Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonraki on yılda, Rus ekonomisi beşte ikiden fazla daraldı. Fiyat kontrollerinin kaldırılması enflasyon ve fiyatlarda büyük artışa neden oldu; ülkenin para birimi olan rublenin değeri düştü; ve net gelirler çarpıcı biçimde azaldı. Koşullar 1990'ların ortalarında iyileşmeye başladı, ancak iyileşme 1998'de hükümetin rubleyi keskin bir şekilde devalüe etmesine neden olan ciddi bir finansal krizle kesintiye uğradı. Çok sayıda banka iflas etti ve milyonlarca vatandaş umutlarını yitirdi. Yavaş yavaş, düzeltici önlemler uygulandı. Örneğin, özel bankaların ruhsatlandırılması daha titiz hale getirildi ve hükümet, ekonomik reformların uygulanmasından bu yana yaygınlaşan vergi kaçakçılığını azalttı. Ticari büyümeyi karşılamak için orta ve küçük ölçekli işletmelerdeki vergiler denetlendi ve hükümet, kârları yeniden iç ekonomiye yatırmak için teşvikler sunmaya başladı. Önlemlerin 21. yüzyılın başlarında toparlanma ve istikrarlı büyüme işaretleri gösteren Rus ekonomisi üzerinde olumlu bir etkisi olmaya başladı. Petrol ihracatından elde edilen istikrarlı kazanç fabrikalara yatırım yapılmasına izin verdi ve devalüe olmuş para birimi Rus mallarını uluslararası pazarda daha rekabetçi hale getirdi.

Sovyet sonrası yıllarda doğrudan yabancı yatırımlar teşvik edildi, ancak devletin sanayiye müdahalesi, yolsuzluk ve hukukun üstünlüğündeki zayıflık gibi olumsuz koşullar nedeniyle vaziyet kısıtlandı. Suç örgütü sendikaların güçlenmesi Batı yatırımının engellenmesine katkıda bulundu ve bu grupların faaliyetleri 21. yüzyılın başlarında kısıtlanmış olsa da, hala hem Batı hem de Rus işletmelere ciddi engel oluyorlar. Rus hükümetinin petrol, doğal gaz, havacılık ve otomobil üretimi dahil olmak üzere çeşitli endüstrilerde devlet mülkiyetini artırma yönündeki adımları nedeniyle Rus olmayan şirketlerin ülkeye olan yatırımları yavaşladı.

Ekonomisini yeniden yapılandırmada karşılaştığı zorluklara ek olarak, Rusya özellikle 1990'lardaki Sovyet döneminde tamamen belirgin hale gelen uzun vadeli çevresel bir bozulmaya maruz kalmıştır. 1986'da Ukrayna'da bir nükleer santralde meydana gelen Çernobil kazası, yaygın endüstriyel kirlilik ve su yollarının değiştirilmesi nedeniyle Aral Denizi'nin hacmindeki ciddi azalma gibi bu durumun en görünür örnekleri yalnızca on yıllardır süren savurgan kaynak sömürüsünün sonucudur. Bu çevresel kaygılar Rusya’nın zaten bunalmış ekonomik yapısına bir başka yük getirdi.

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.