Kategoriler
Tarih & Kültür

II. Dünya Savaşı'nın tarihi: Neler yaşandı?

Avrupa'da I. Dünya Savaşı'nın (1914-18) yarattığı istikrarsızlık, yirmi yıl sonra patlak veren ve daha da yıkıcı olacak başka bir uluslararası çatışmaya, II. Dünya Savaşı'na zemin hazırladı. Ekonomik ve siyasi açıdan istikrarsız bir Almanya'da iktidara gelen Nazi Partisi lideri Adolf Hitler, ülkeyi yeniden silahlandırdı ve dünya egemenliği hedeflerini ilerletmek için İtalya ve Japonya ile stratejik anlaşmalar imzaladı. Hitler’in Eylül 1939’da Polonya’yı işgal etmesi, İngiltere ve Fransa’yı Almanya’ya savaş ilan etmeye sevk etti ve bu olay II. Dünya Savaşı’nın başlangıcı oldu. 6 yıl sürecek savaş önceki tüm savaşlardan daha fazla can alacak ve daha fazla yıkım getirecekti. Öldüğü tahmin edilen 45-60 milyon insan arasında, Hitler’in şeytani "Nihai Çözüm" planının parçası olan ve Nazi toplama kamplarında öldürülen 6 milyon Yahudi de bulunuyor.

II. Dünya Savaşı'na giden yol

I. Dünya Savaşı'nın yıkımı Avrupa'yı büyük ölçüde istikrarsızlaştırmıştı ve II. Dünya Savaşı bir bakıma bu önceki çatışmanın çözemediği sorunlardan doğacaktı. Özellikle, Almanya'daki siyasi ve ekonomik istikrarsızlık ve Versailles Antlaşması'nın dayattığı sert şartlar Adolf Hitler'in ve Ulusal Sosyalist Alman İşçi Partisi'nin iktidara yükselişini körükledi, Almanca'da NSDAP ve diğer dillerde Nazi Partisi olarak kısaltılırdı.

Adolf Hitler, 1923 gibi erken bir tarihte yazdığı anı ve propaganda yazısı "Mein Kampf" (Mücadelem) kitabında "Almanya'daki Yahudi ırkının yok edilmesi" ile sonuçlanacak Avrupa genelinde bir savaştan söz etmiştir.

Hitler 1933'te Almanya Şansölyesi olduktan sonra hızla iktidarını güçlendirdi ve 1934'te kendisini Führer (yüksek lider) ilan etti. "Aryan" adını verdiği "saf" Alman ırkının üstünlüğü fikrine takıntılı olan Hitler, savaşın Alman ırkının genişlemesi için gerekli “Lebensraum”u yani yaşam alanını sunacağını söyledi. 1930'ların ortalarında, Versailles Antlaşması'nı ihlal ederek gizlice Almanya'nın yeniden silahlanmasına başladı. İtalya ve Japonya ile Sovyetler Birliği'ne karşı ittifak kurduktan sonra 1938'de Avusturya'yı işgal etmek üzere asker gönderdi ve ertesi yıl Çekoslovakya'yı ilhak etti. Birleşik Devletler ve Sovyetler Birliği o dönemde iç siyasete yoğunlaştığından ve Fransa ile İngiltere (Büyük Savaş'tan en çok zarar gören iki ülke) yeni bir savaşla yüzleşmeye istekli olmadığından Hitler'in saldırganlığı göz ardı edildi.

II. Dünya Savaşı'nın başlangıcı (1939)

2. dünya savaşı ve hitler

Ağustos 1939'un sonlarında, Hitler ve Sovyet lideri Joseph Stalin, Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı'nı imzaladı ve karar Londra ile Paris'te büyük endişe yarattı. Hitler Polonya'nın işgalini uzun zamandır planlıyordu. Eğer Almanya tarafından saldırıya uğrarsa Büyük Britanya ve Fransa'nın askeri desteğini garanti ettiği bir ulustu. Stalin ile yapılan anlaşma, Hitler'in Polonya'yı işgal ettikten sonra iki cephede birden savaşmayacağı ve üstüne Sovyet yardımına sahip olacağı anlamına geliyordu. 1 Eylül 1939'da Hitler Polonya'yı batıdan işgal etti; iki gün sonra, Fransa ve İngiltere, Almanya'ya savaş ilan etti. II. Dünya Savaşı başladı.

İLGİLİ:  500 kg'lık 2. Dünya Savaşı bombası Almanya'da bir tarlada patladı

17 Eylül'de Sovyet birlikleri doğudan Polonya'yı işgal etti. Her iki tarafın da saldırısına uğrayan Polonya hızla düştü ve 1940'ın başlarında Saldırmazlık Paktı'na eklenen gizli bir protokol ile Almanya ve Sovyetler Birliği ulusu paylaştı. Stalin'in güçleri daha sonra Baltık Devletlerini (Estonya, Letonya ve Litvanya) işgal etmek için harekete geçti ve direnç gösteren Finlandiya'yı Rus-Fin Savaşı'nda yendi. Polonya'daki işgali takip eden 6 ayda Almanya'nın ve Batı'daki Müttefiklerin eylemsizliği medyada "sahte savaş" iddialarına yol açtı. Ancak İngiliz ve Alman donanmaları şimdi denizde hararetli bir savaşa girmişti. Ölümcül Alman denizaltıları İngiltere'ye giden ticaret gemilerine saldırdı. Ordu II. Dünya Savaşı'nın ilk dört ayında 100'den fazla gemiyi batırdı.

Batı'da II. Dünya Savaşı (1940-41)

9 Nisan 1940'ta Almanya aynı anda Norveç'i ve Danimarka'yı işgal etti ve savaş ciddi bir boyuta ulaştı. 10 Mayıs'ta Alman kuvvetleri, "yıldırım savaşı" (blitzkrieg) olarak bilinen olayda Belçika ve Hollanda'yı fırtınaya verdi. Üç gün sonra Hitler'in birlikleri Meuse Nehri'ni geçti ve I. Dünya Savaşı'ndan sonra inşa edilen ve aşılmaz kabul edilen Maginot Hattı'ndaki duvarı geçerek kuzey ucunda bulunan Sedan'daki Fransız kuvvetlerini vurdu. Almanlar duvarı tankları ve uçaklarıyla yıkarak işe yaramaz hale getirdi. İngiliz kuvvetleri Mayıs ayı sonlarında deniz yoluyla Dunkirk'ten tahliye edilirken, güneyde mahkum kalan Fransız kuvvetleri ölüme karşı direniş içindeydi. Fransa çöküşün eşiğindeyken, İtalya’nın faşist diktatörü Benito Mussolini, Hitler ile Çelik Paktı ittifakını kurdu ve İtalya 10 Haziran’da Fransa ve İngiltere’ye savaş ilan etti.

14 Haziran'da Alman kuvvetleri Paris'e girdi; Mareşal Philippe Petain tarafından kurulan yeni hükümet iki gece sonra ateşkes talep etti. Fransa, biri Alman askeri işgali altında diğeri ise Petain hükümeti altında iki bölgeye bölündü. Hitler şimdi dikkatini İngiltere'ye çevirmişti. Hem ada olması hem de İngiliz Kanalı ile Avrupa'dan ayrılması gibi savunma avantajlarına sahipti.

Hitler amfibi saldırısı planlıyordu. Denizaslanı Operasyonu dediği saldırının önünü açmak için Alman uçakları ile Eylül 1940'tan Mayıs 1941'e dek Britanya'yı yoğun bir şekilde bombaladı. Blitz olarak bilinen gece baskınları ile Londra'ya ve diğer sanayi merkezlerine ağır sivil kayıplar ve hasar verdi.

Ancak Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) Britanya Savaşı'nda Luftwaffe'yi (Alman Hava Kuvvetleri) yendi ve Hitler istila planlarını erteledi. İngiltere’nin savunma kaynaklarının tükenmeye yaklaşmasıyla Başbakan Winston Churchill ABD’den önemli yardımlar almaya başladı.

Hitler'in Stalin'e Karşı: Barbarossa Operasyonu (1941-42)

1941'in başlarında Macaristan, Romanya ve Bulgaristan Mihver'e katıldı ve Alman birlikleri Nisan ayında Yugoslavya ve Yunanistan'ı ele geçirdi. Hitler’in Balkanlar’ı fethi onun gerçek hedefinin habercisiydi: Üstün Alman ırkına "Lebensraum"u verecek olan Sovyetler Birliği'nin istila edilmesi. Hitler’in stratejisinin diğer bölümü Alman işgali altındaki Avrupa'nın her yerinde bulunan Yahudilerin imha edilmesiydi. "Nihai Çözüm", Sovyet saldırısı sırasında planlandı ve sonraki üç yıl içinde 4 milyondan fazla Yahudi, işgal altındaki Polonya'da kurulan ölüm kamplarında yok edildi.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı ve Cava Deniz Muharebesi

22 Haziran 1941'de Hitler kod adını Barbarossa koyduğu Sovyetler Birliği'nin işgalini başlattı. Sovyet tankları ve uçakları Almanların sayısından çok daha fazla olmasına rağmen, Rus havacılık teknolojisi büyük ölçüde eskimişti. Sürpriz işgal Almanların Temmuz ortasında Moskova'nın 320 km yakınına gelmesini sağladı. Hitler ve komutanları arasındaki tartışmalar, Sovyet karşı saldırısı ve sert kış, Alman ilerleyişini Ekim ayına kadar durdurdu.

Pasifik'te II. Dünya Savaşı (1941-43)

ikinci dünya savaşı pearl harbor

İngiltere, Avrupa'da Almanya ile savaşırken, ABD Japonya ile savaş içindeydi. Japonya 1941'in sonlarında Uzak Doğu'daki Avrupa ​​sömürge topraklarını ele geçirmeye başlamış ve de Çin ile geniş savaşa girmişti. 7 Aralık 1941'de 360 ​​Japon uçağı Hawaii, Pearl Harbor'daki büyük ABD deniz üssüne saldırdı. Hamle Amerikalıları tamamen şaşırttı ve 2.300'den fazla asker öldü. Pearl Harbor'a yapılan saldırı, Amerikan kamuoyunu II. Dünya Savaşı'na girmeye hazır hale getirdi. 8 Aralık'ta Kongre yalnızca bir karşı oyla Japonya'ya savaş ilan etti. Almanya ve diğer Mihver Güçleri ise derhal Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etti.

Uzun zamandır süren Japon zaferlerinin ardından, ABD Pasifik Filosu Haziran 1942'de II. Dünya Savaşı için dönüm noktası sayılan Midway Muharebesi'ni kazandı. Güney Solomon Adaları'ndan Guadalcanal'da Müttefikler, Ağustos 1942'den Şubat 1943'e kadar Japon kuvvetlerine karşı başarılı savaşlar verdiler. 1943'ün ortalarında, Müttefik deniz kuvvetleri Pasifik'te Japonların elindeki kilit adalara amfibi saldırı gerçekleştirdi. Artık Japonya'ya karşı atağa geçilmişti. "Adadan adaya atlama" stratejisi başarılıydı ve Müttefik kuvvetler Japonya anakarasını işgal etme hedefine yaklaştı.

Müttefik zaferine doğru (1943-45)

Kuzey Afrika'da, İngiliz ve Amerikan kuvvetleri 1943'te İtalyanları ve Almanları mağlup etti. Bunu Sicilya ve İtalya'nın Müttefik işgali izledi ve Mussolini'nin hükümeti Temmuz 1943'te düştü, ancak Müttefiklerin İtalya'da Almanlara karşı verdiği savaş 1945'e kadar sürecekti.

Doğu cephesinde Kasım 1942'de başlatılan Sovyet karşı saldırısı, II. Dünya Savaşı'nın en şiddetli savaşlarından bazılarına sahne olan kanlı Stalingrad Savaşı'nı sona erdirdi. Kışın yaklaşması, gıda ve tıbbi malzemenin azalması bölgedeki Alman birliklerinin sonunu getirdi ve son birlik de 31 Ocak 1943'te teslim oldu.

Müttefikler 6 Haziran 1944'te "D-Day" olarak bilinen savaşı başlattı: 156.000 İngiliz, Kanada ve Amerikan askerini Fransa'nın Normandiya sahiline indirerek Alman ordusuyla yüzleşti. Bunun üzerine Hitler ordusunun kalan tüm gücünü Batı Avrupa'ya aktararak Almanya'nın doğuda yenilmesine neden oldu. Sovyet birlikleri kısa süre sonra Polonya, Çekoslovakya, Macaristan ve Romanya'ya ilerlerken, Hitler savaştaki son büyük Alman saldırısı olan Bulge Muharebesi'ni (Aralık 1944-Ocak 1945) hayata geçirdi. Amacı Amerikalıları ve İngilizleri Almanya'dan geri püskürtmekti.

İLGİLİ:  II. Dünya Savaşı ve Cava Deniz Muharebesi

Müttefikler Şubat 1945'te yoğun bir hava bombardımanı başlattı. Ancak Almanya 8 Mayıs'ta resmen teslim olmadan önce Sovyet güçleri ülkenin çoğunu işgal etmişti. Hitler, 30 Nisan'da Berlin'deki sığınağında intihar ederek öldü.

II. Dünya Savaşı biter (1945)

Temmuz-Ağustos 1945 Potsdam Konferansı'nda (Roosevelt'in ölümünden sonra göreve gelen) ABD Başkanı Harry S. Truman, Churchill ve Stalin Japonya ile devam eden savaşı ve Almanya ile barış anlaşmasını tartıştı. Savaş sonrası Almanya, Sovyetler Birliği, İngiltere, Birleşik Devletler ve Fransa tarafından kontrol edilecek bölgelere bölünecekti. Churchill ve Truman, Japonya'ya karşı verilenler savaşta Sovyet işbirliğine ihtiyaç duyuyordu. Bu yüzden Doğu Avrupa'daki Rus işgaline rıza gösterdi.

Iwo Jima (Şubat 1945) ve Okinawa'daki (Nisan-Haziran 1945) savaşlarda ağır kayıplar verilmeye devam etti ve Japonya karasının istifasının daha da zorlu olacağı korkusu Truman'a yeni ve yıkıcı bir silahı kullanmayı düşündürdü. The Manhattan Project kod adlı çok gizli bir operasyon ile geliştirilen atom bombası, Ağustos ayı başlarında Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atıldı. 15 Ağustos'ta Japon hükümeti, Potsdam Deklarasyonu'nun şartlarını kabul edeceklerini bildirdi ve 2 Eylül'de Japonya'nın Tokyo Körfezi'ndeki USS Missouri ABD gemisinde teslim antlaşması imzalandı.

Afrikalı Amerikalı askerler iki savaşa katılıyor

Sadece siyahların bulunduğu 761'inci Tank Taburu'ndan bir tank ve mürettebat 1945'te Almanya, Coburg'da Prens Albert Anıtı önünde.
Sadece siyahların bulunduğu 761'inci Tank Taburu'ndan bir tank ve mürettebat 1945'te Almanya, Coburg'da Prens Albert Anıtı önünde. (Görsel: The National Archives)

İkinci Dünya Savaşı, Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri içinde bir paradoks ortaya çıkarmıştır. Nazizmi ve faşizmi yenmek için verilen savaşta 1 milyondan fazla Afrikalı Amerikalı asker hizmet etmiş ancak bunu beyazlardan ayrı birimlerde yapmışlardı. Amerikan toplumunda yaygın olan bu ayrımcılık Jim Crow politikalarından kaynaklanıyordu ve ABD ordusunun bu hareketi ayrışmayı güçlendirdi. Siyah askerler nadiren savaş gördüler ve büyük ölçüde beyaz subaylar tarafından komuta edilen işçi ve ikmal birimlerinde yer aldılar.

Çoğunlukla Siyah sürücülerin oluşturduğu kamyon konvoyu olan Red Ball Express, Fransa’daki ön saflarda bulunan birliklere temel mal teslim etmekten sorumlu oldu. Tamamen Siyah olan 761. Tank Taburu, Bulge Muharebesi'nde savaştı ve 92 Piyade Tümeni, İtalya'daki şiddetli kara savaşında yer aldı. Faşizmi yenmedeki rollerine rağmen Afro-Amerikan askerleri için eşitlik mücadelesi II. Dünya Savaşı sona erdikten sonra devam etti. Başkan Truman'ın 1948'de ABD ordusundaki bu ırkçılığı kaldırdığı Kore Savaşı'na kadar ayrı birimlerde ve düşük rütbeli pozisyonlarda kaldılar.

II. Dünya Savaşı kayıpları

II. Dünya Savaşı, Holokost sırasında Nazilerin ellerinde ölen 6 milyon Yahudi dahil 60 ila 80 milyon insanın hayatını alan tarihin en ölümcül uluslararası çatışmasıdır. Savaşta ölen tahmini sivil sayısı 50-55 milyonken askeri kayıp 21-25 milyondur. Milyonlarca kişi yaralandı ve daha da fazlası evlerini ve mallarını kaybetti.

Savaşın sonuçları arasında komünizmin Sovyetler Birliği'nden Doğu Avrupa'ya yayılması ve de Çin'e ulaşması var. Ayrıca küresel güç dengesi Avrupa'dan iki rakip süper güce, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği'ne geçti. Bu ikili kısa süre sonra Soğuk Savaş'ta karşı karşıya gelecekti.

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.