Kategoriler
Tarih & Kültür

Rus-Japon Savaşı: Sıfırıncı Dünya Savaşı'nda yaşananlar

Rus-Japon Savaşı, 1904'ten 1905'e kadar Rus İmparatorluğu ile Japonya İmparatorluğu arasında yapılan askeri bir çatışmaydı. Çatışmaların çoğu, şimdi kuzeydoğu Çin olan bölgede gerçekleşti. Rus-Japon Savaşı, aynı zamanda, bir deniz savaşıydı ve gemiler Kore yarımadasını çevreleyen suda çatıştı. Batı Pasifik'teki acımasız çatışma, Asya'daki güç dengesini değiştirdi ve I. Dünya Savaşı için zemin hazırladı.

"Sıfırıncı Dünya Savaşı"

Rusya, 20. yüzyılın başlarında, Doğu Avrupa ve Orta Asya'daki geniş toprakları kontrolüne almış önemli bir dünya gücüydü ve Japonya o zamanlar Asya'da baskın güç olarak görülüyordu. Bu nedenle savaş küresel boyutta önemli ilgi topladı ve etkileri 1905'te son mermi atıldıktan çok sonra bile hissedilmeye devam etti.

Bu savaştaki temel meselelerin sonraki dünya savaşlarının da merkezinde olmasından ötürü Rus-Japon Savaşı'nın I. Dünya Savaşı ve nihayetinde II. Dünya Savaşı'na zemin hazırladığı öne sürülür. Hatta I. Dünya Savaşı'nın başlamasından 10 yıldan kısa süre önce gerçekleştiği için "Sıfırıncı Dünya Savaşı" olarak bahsedilir.

Rus-Japon Savaşı'nı ne başlattı?

1904'te otokratik Çar II. Nikolay tarafından yönetilen Rus İmparatorluğu, dünyanın en büyük bölgesel güçlerinden biriydi. Bununla birlikte Vladivostok'taki Sibirya limanı kış aylarının çoğunda kapalı kaldığından imparatorluk hem ticaret hem de büyüyen donanması için üs olarak Pasifik Okyanusu'nda sıcak su limanı arayışındaydı.

Çar Nikolay, gözünü günümüz Çin'inde bulunan Kore ve Liaodong yarımadalarına dikti. Rusya İmparatorluğu, Çin'den Liaodong Yarımadası'nda bir liman kiraladı: Arthur Limanı. Ancak sadece kendi kontrolü altında olan bir askeri üsse de sahip olmak istiyordu.

Bunlar olurken Japonlar 1895'teki Birinci Çin-Japon Savaşı'ndan bu yana bölgedeki Rus etkisinden endişe duyuyordu. Rusya bu çatışma sırasında Çin'deki Çing İmparatorluğu'na askeri destek sağlamıştı ve bu durum iki Asya gücünü birbirine düşürmüştü.

Rusların askeri saldırı yapma geçmişi olmasına rağmen Japonlar önce Mançurya'nın (kuzeydoğu Çin) kontrolünü devretmeyi teklif etti. Antlaşmadaki teklifin şartlarına göre Japonya Kore üzerindeki nüfuzunu koruyacaktı. Ancak Rusya, Japonya'nın teklifini reddetti ve 39. paralelin kuzeyindeki Kore'nin tarafsız bölge olmasını talep etti. Müzakereler başarısızlıkla sonuçlanınca Japonlar Rus donanmasına sürpriz bir saldırı düzenlemek için 8 Şubat 1904'te Arthur Limanı'na saldırdı.

İLGİLİ:  Robot otel garip ve ürkütücü bir atmosfere sahip

Rus-Japon Savaşı başlıyor

Japonya, Arthur Limanı saldırısının başlayacağı gün Rusya'ya resmen savaş ilan etti. Ancak Rus İmparatorluğu Japonların ne yapacağından tam olarak emin olamadı. Hatta danışmanları Çar Nikolay'a Japonların Rusya'ya askeri olarak meydan okumayacağını bile söylemişti.

Uluslararası hukuka göre taraflar saldırıdan önce savaş ilan etmek zorunda değildi. Bu durum Ruslarla Japonlar arasındaki savaşın sona ermesinden iki yıl sonra düzenlenen 1907 İkinci Lahey Barış Konferansı ile değişmiştir.

Arthur Limanı Savaşı

Japon İmparatorluk Donanması'nın Arthur Limanı'ndaki Rus Uzak Doğu Filosu'na saldırısı Rusları etkisiz hale getirmek için tasarlanmıştı. Amiral Togo Heihachiro liderliğindeki Japon İmparatorluk Donanması, Rus deniz gemilerine saldırmak için torpido botları gönderdi ve en büyük üç gemiye önemli ölçüde zarar verdi. Ardından gelen Arthur Limanı Savaşı ertesi gün başladı.

Rus Uzak Doğu Filosu'nun çoğunluğu Arthur Limanı'nda korunmasına rağmen ve Japonların abluka denemesi başarısız olmasına rağmen saldırılar Rusları savaşı açık denize taşımaktan caydırdı. Ancak Japonlardan kaçan Rus gemileri zarar görmekten kurtulamadı. 12 Nisan 1904'te Petropavlovsk ve Pobeda savaş gemileri Port Arthur'dan ayrılmayı başardı ancak denize açıldıktan hemen sonra mayınlara çarptı. Petropavlovsk batarken, Pobeda ağır hasarla limana geri döndü.

Ruslar da kendi mayınlarıyla iki Japon savaş gemisine ciddi hasar verdi ancak Japonlar limanı ağır bombardımana tuttu ve Arthur Limanı'ndaki üstünlüğünü korudu.

Liaoyang Savaşı

Karadaki Rus tahkimatlarına saldırı girişimleri başarısız olduktan ve Japonlar için önemli kayıplara mal olduktan sonra bile Japonların ısrarı meyvesini verdi. Ağustos ayının sonlarında Kuzey Rusya'dan Arthur Limanı'ndaki filoya yardım etmek için gönderilen kuvvetler Liaoyang Savaşı'nda Japonlar tarafından geri püskürtüldü. Dahası yeni ele geçirilen limana yakın mevzilerden ateşlenen Japon silahları körfeze demirleyen Rus gemilerini acımasızca batırdı.

1904'ün sonuna gelindiğinde Japon donanması Rusya'nın Pasifik filosuna ait tüm gemileri batırmıştı ve limana bakan tepedeki garnizonun kontrolünü ele geçirmişti. 1905 Ocak ayının başlarında Arthur Limanı garnizonunun komutanı olan Rus Tümgeneral Anatoly Stessel kayıplardan endişe ederek limanın artık savunmaya değer olmadığını belirtti ve hem Japonları hem de Moskova'daki üstlerini şaşırtarak teslim olmaya karar verdi.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /1632–1639/ Hollanda'da lale çılgınlığı, Galileo Galilei yargılanıyor, Kasr-ı Şirin Antlaşması

Bununla birlikte Japonlar savaşta önemli bir zafer elde etmişti ve Stessel ise vatana ihanetten mahkum edildi. Verdiği karardan dolayı ölüm cezasına çarptırıldı ancak sonradan affedildi. Rus Donanması sonraki Sarı Deniz Muharebesi'nde ağır kayıplar vermiş ve Baltık Filosu bölgeye seferber edilmek zorunda kalmıştır.

Mançurya ve Kore'de Rus-Japon Savaşı

Dikkati dağılan ve morali bozuk olan Ruslar karşısında Japon kara kuvvetleri günümüz Güney Kore'sindeki İncheon'a çıkarma yaparak Kore yarımadasını kontrol etmeye koyuldu. İki ay içinde Seul'u ve yarımadanın geri kalanını ele geçirdiler.

Nisan 1904'ün sonunda Japon kara kuvvetleri kuzeydoğu Çin'de bulunan Rus kontrolündeki Mançurya'ya saldırı planlamaya başladı. Savaşın ilk büyük kara savaşı olan Yalu Nehri Muharebesi sırasında Japonlar, Mayıs 1904'te Rus Doğu Müfrezesine karşı başarılı bir saldırı düzenleyerek onları Arthur Limanı'na geri çekilmeye zorladı.

Mançurya'daki aralıklı çatışmalar kış boyunca sürdü. Çatışmadaki bir sonraki önemli kara savaşı 20 Şubat 1905'te Japon güçlerinin Mukden'de Ruslara saldırmasıyla başladı. Sert çatışmalar günlerce sürdü. Rusları kanatlardan geri iten Japonlar nihayetinde onları tümüyle geri çekilmeye zorladı. Üç haftalık çatışmalardan sonra Ruslar 10 Mart'ta önemli kayıplar verdi ve kuzey Mukden'e geri püskürtüldü.

Tsushima Boğazı

Japonlar Mukden Muharebesi ile önemli bir zafer elde etmiş olsa da onlar da önemli kayıplar vermişti. Ancak nihayetinde savaşı kazanan onların donanmasıydı. Rusya'nın Baltık Filosu sonunda Mayıs 1905'te yaklaşık 20.000 deniz mili yol kat ederek (1900'ler için anıtsal bir başarı) takviye kuvvet olarak bölgeye ulaştı. Ancak Arthur Limanı artık onlara kapalı olduğundan Vladivostok'a ulaşmak için hala göz korkutucu Japon Denizi'nden geçmek zorundaydılar.

Rus takviye kuvvetleri tespit edilmemek için gece yelken açtı. Geçiş başarılı gidiyorken hastane gemileri karanlıkta ışıklarını yakınca Japonlar tarafından fark edildiler. Amiral Togo Heihachiro komutasındaki Japon donanması Rusların Vladivostok'a giden yolunu kapatmaya çalıştı ve 27 Mayıs 1905'te onlarla Tsushima Boğazı'nda savaşa girdi.

Ertesi günün sonunda Ruslar 8 savaş gemisi ve 5.000'den fazla adam kaybetmişti. Sadece 3 gemi varacakları yere ulaştı. Sert saldırı Rusları barış antlaşması yapmaya zorladı.

İLGİLİ:  Nüfusları küçülmekte olan ülkeler

Portsmouth Antlaşması

Rus-Japon Savaşı özellikle acımasız geçen bir savaş olmuş ve ardından yaşanacak küresel çatışmaların haberini vermiştir. Her iki taraf da toplamda 150.000'den fazla zayiat verirken yaklaşık 20.000 Çinli sivilin de öldüğüne inanılıyor.

Bu sivil ölümlerinin çoğu Rusların Mançurya'daki acımasız uygulamalarına atfedildi. Savaşı takip eden gazeteciler Rusların birkaç köyü yağmalayıp yaktığını ve orada yaşayan birçok kadına tecavüz edip öldürdüğünü belirtti.

Çatışma 1905 ilkbahar ve yazında ABD Başkanı Theodore Roosevelt'in Portsmouth ilçesinde arabuluculuğunu yaptığı Portsmouth Antlaşması ile sonlandı. Rusya müzakereye Çar Nikolay hükümetinin bakanı Sergei Witte ile katıldı. Harvard mezunu Baron Komura ise Japonya'yı temsil etti. Roosevelt görüşmelerdeki rolü nedeniyle Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldü.

Rus-Japon Savaşı sonrası

Japonya savaşı kararlı şekilde kazanmış olsa da zaferin bedeli ağırdı: Ülkenin kasası neredeyse boşaldı. Sonuç olarak Japonya pek çok kişinin beklediği o müzakere gücüne sahip değildi. 5 Eylül 1905'te her iki tarafın da imzaladığı anlaşmanın şartları uyarınca Rusya, Pasifik kıyısındaki Sakhalin Adası'nın kuzey yarısını elinde tutarken (II. Dünya Savaşı sonrasında güney yarısını alacaktı), Arthur Limanı Japonlara devredildi.

Daha da önemlisi Japonya'ya tazminat ödemeyi reddeden Çar Nikolay, Roosevelt'in desteğini aldı. Japonlar, Amerikalıları kendilerini aldatmakla suçladı ve Tokyo'da Amerikan karşıtı isyanlar başladı. Japonlar, II. Dünya Savaşı başlamadan önce Amerika’nın Asya meselelerindeki rolünü sorgulayan bir millet olmuştu.

Ruslar ayrıca Mançurya'yı terk etmeyi ve Kore yarımadasındaki Japon kontrolünü tanımayı kabul etti. Japon İmparatorluğu 5 yıl sonra Kore'yi ilhak etmiş ve II. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında önemli yankı uyandıran bir eylem olmuştur.

Rus-Japon Savaşı'ndan kalanlar

Rus-Japon Savaşı'ndaki maliyetli ve de küçük düşürücü Rus yenilgileri Rus İmparatorluğu'nun moralini bozdu, Rusların Çar II. Nikolay'ın başarısız politikasına karşı öfkesi arttı ve nihayetinde siyasi muhalefetin alevini körükleyerek 1917 Rus Devrimi sırasında hükümetin devrilmesine neden oldu.

Bölgedeki gerilimler sona ermemiş olsa da Rus-Japon Savaşı küresel güç dengesini değiştirmiş ve modern tarihte ilk kez bir Asya ulusu askeri savaşta bir Avrupalı ülkeyi yenmiştir. Aynı zamanda Pasifik bölgesindeki dünya güçlerini içeren savaşın başlangıcı olmuştur.

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.