Kategoriler
Mitoloji

Kral Arthur kimdir?

Kral Arthur efsanevi İngiliz kralı ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri'nin lideriydi. Kral Arthur destanının nasıl ortaya çıktığı veya Arthur figürünün geçmişte yaşayan bir kişiye dayanıp dayanmadığı kesin olarak bilinmiyor. Tarihte Arthur'un Thames'in ortasından ilerleyen Batı Saksonya'ya karşı verilen Galler direnişini yönettiğine dair varsayımlar vardır. Bunlar ilk yazarlardan olan dini polemikçi Gildas ile tarihçi Nennius'un ortak görüşleri ve de 10. yüzyılın sonlarında yayınlanan Annales Cambriae kroniğine dayanır.

Kral Arthur hakkında bilgiler

Arthur efsanesi olarak bilinen öyküler Britanya'da geçer ve ortaçağ romantizmlerinin temel taşıdır. Ortaçağ yazarları, özellikle de Fransızlar, Arthur’un doğumu, şövalyelerinin maceraları ve onun yuvarlak masa şövalyesi Sir Lancelot ile kraliçe Guinevere arasındaki aşk hakkında çeşitli öyküler işlemiştir.

Anlatılanlara göre Kral Arthur efsanevi bir kişilikti. Kelt halkını İngiltere'den kovarak Galler ile Cornwall'a süren Saksonlarla altıncı yüzyıl başlarında çarpışmış bir kahraman Briton savaşçısı ve kraldı. Gal rahip Nennius 820'lerde yazdığı Britonların Tarihi (Historia Brittonum) isimli eserinde, Arthur'un liderliğinde yürütülmüş önemli savaşlardan söz eder.

Gallerli olduğu şüpheli bir rahip olan Monmouthlu Geoffrey ise 1130'da Britanya Kralları Tarihi (Historia Regum Britanniae) adlı eserinde Arthur efsanesinden söz etti. Yazar, elindeki bilgilerin çok eski Kelt elyazmalarına dayandığını söylemiştir. On ikinci yüzyıl başlarında Fransız yazarlar Maistre Wace ve Chrétien de Troyes şövalye Arthur'un karakterinin ilk kez Camelot sarayı ile ilişkilendirilmesini sağladılar.

Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri'ni gösteren on beşinci yüzyıla ait Fransız elyazması.
Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri'ni gösteren on beşinci yüzyıla ait Fransız elyazması.

Thomas Malory, Arthur efsanesinin büyük bir bölümünü 1470'te yazıp, 1485'te yayınladığı Arthur'un Ölümü eserinin sekiz hikâyesinde ele aldı. Bugün bilinen Arthur karakteri aslında bu kaynakların birleştirilmesinden doğmuştur. Tarihteki birçok arketip (ilk) kahraman hikayelerinde olduğu gibi Arthur hikayesinde de sıra dışı hamilelik, küçük yaşta ortaya çıkan güç, önemli bir arayış, trajik ihanet, ölüm ve geri dönüş vaadi konuları işlenir.

Kral Arthur'un doğum öyküsü

Britanya kralı Uther Pendragon, generali Cornwall Dükü ile birlikte Saksonlarla savaşırken dükün karısı Igraine'e aşık olur. Dük, karısını kraldan uzak tutmak için onu Cornwall kıyısındaki kalesi Tintagel'e gotürür. Dük, Saksonlarla savaşmak üzere ayrılınca sihirbaz Merlin, isteği üzerine Uther'in, Igraine'in kocası gibi görünmesini sağlar.

Kral bu görünümüyle hem kaleye hem de Igraine'in yatağına girer. Cornwall Dükü savaşta ölünce Uther ile Igraine, ilk gecelerinin ürünü Arthur henüz doğmadan evlenir. Uther, Igraine'i sınamak için çocuğun babasının kim olduğunu sorar. Igraine de kocasına tıpatıp benzeyen bir yabancı olduğunu söyler. Uther ise o yabancının kendisi olduğunu açıklar.

Merlin, Arthur'un çok özel bir çocuk olduğunu belirterek kralın hanesinden uzak bir yerde büyümesini öğütlemiştir. Arthur'un çocukluğu bu nedenle Sir Ector'un kalesinde geçer.

Excalibur kılıcı

Kılıç efsanesi Excalibur'un tasviri.
Kılıç efsanesi Excalibur'un tasviri.

Uther Pendragon'un ölümüyle krallık kargaşaya girmek üzeredir. Merlin, kaosu önlemek amacıyla kralın kim olacağının belirlenmesini ister ve Canterbury'de soylularla toplantı düzenler. Aniden kilise avlusunun taşlarından birinde bir kılıç belirir. Taşın üzerinde şu yazar: "Bu kılıcı kim çekip çıkarırsa Britanya'nın meşru kralı odur". Birçok şövalye kılıcı çıkarmayı denemiş ancak başarısız olmuştur.

Sir Ector, oğlu Sir Kay ve Kay'in yaveri Arthur ile birlikte olayın geçtiği yere gelirken Sir Kay, Arthur'dan kampa dönüp kendisine yeni bir kılıç getirmesini istemiştir. Arthur, kılıcı bulamadan dönmüş fakat taştaki kılıcı fark edince kolayca çekip çıkararak Kay'e götürmüştür. Kay kılıcı tanımış ve onu sahiplenip taht üzerinde hak iddia etmeye karar vermiştir. Fakat babası, kılıcı taşa yerleştirmesini sonra da liyakatının kanıtı olarak çekip çıkarmasını ister. Kay kılıcı çıkarmayı başaramaz ve hile yaptığını itiraf eder. Arthur'un kılıcı taştan tekrar çıkarmasıyla Merlin, Arthur'un ailesini takdim eder ve onu kral ilan eder.

Kral Arthur gerçek bir insan mıydı?

Geoffrey’in hikayesinin bazı yanları abartılmış uydurmalardır ve Kelt hikayeleri yer yer feodal zamanlara uyacak şekilde değiştirilmişti. Bir dünya fatihi olarak resmettiği Arthur karakterinde, Büyük İskender ve Şarlman gibi büyük liderleri çevreleyen anlatılardan açıkça esinlenmişti. Daha sonraki yazarlardan olan Wace of Jersey ve Lawamon ise Arthur’un şövalye kardeşliğine dair (Yuvarlak Masa Şövalyeleri) bazı boşlukları doldurdular.

Tarihçiler Kral Arthur'un varlığını doğrulayamıyor. Ancak yine de bazıları onun 6. yüzyılda Sakson işgalcilere karşı İngiliz ordularını yönetmiş gerçek bir savaşçı olduğunu düşünür. Nennius'un Historia Brittonum kitabında, Arthur'un Saksonlara karşı Mons Badonicus'ta yaptığı 12 savaşın zaferle sonuçlandığı söylenir. Annales Cambriae ise hem Arthur’un Mons Badonicus’taki zaferinden hem de onun ve Medraut'un Camlann Savaşı'nda yenildiğinden bahseder.

Galler edebiyatının ilk zamanlarında Arthur hızla harikalar ve mucizeler kralı yapıldı. 12. yüzyılda düz yazı olarak yayınlanmış kahramanlık hikayesi Culhwch ve Olwen'de Arthur, bir kahraman grubunun lideri olarak tasvir edildi. Bu romantizm yaklaşımı, Arthur'un bir sarayı (Camelot) olduğu düşüncesini ortaya atmıştır.

Destanının ana konusu neydi?

Arthur öykülerindeki esas arayış yani amaç, İncil'e göre İsa'nın Son Akşam Yemeği'nde kullandığı Kutsal Kase'nin bulunmasıdır. Hikayeye göre İsa çarmıha gerildiğinde Aramatyalı Yusuf, İsa'nın damlayan kanını bu kasede toplar. Yine İsa'ya lahit veren Yusuf, Kase ile birlikte Britanya'ya ayak basmıştır. Kral Arthur maiyetindeki Yuvarlak Masa Şövalyeleri bu Kase'yi ararlar.

Mabinogion kitabındaki Sonraki Arthur Öyküleri bölümünde ise Efrawg'in oğlu Peredur (Percival'ın (Parsifal) Galce versiyonu) Kase'yi arar. Arthur'un maceralarının diğer versiyonlarında Gawain ile Galahad da Kase'yi arayanlar arasındadır. Tüm kahramanlar arayışları boyunca sınanmaya tabii tutulurlar. Kase'nin yaralı bekçisi (yaraları, yönettiği ülkenin bereketini etkiler) Balıkçı Kral gibi karakterlere rastlarlar.

Arayışta olan kahraman ona bazı soruları sormazsa hem kendisi hem de ülkesi verimsizliğe mahkum olacak ve Kase'yi alamayacaktır. Bazense kahramanlar (Arthur'un kendisi gibi) Arthur'un üvey kız kardeşi Morgan Le Fay gibi baştan çıkartıcı kadınlarca sınanırlar.

Arthur'un saltanatı nasıl sona erdi?

Arthur hikayede eski arkadaşı Sir Lancelot tarafından ihanete uğrar. Lancelot'un Arthur'un karısı Guinevere ile aşk ilişkisi yaşaması aralarını korkunç derecede bozmuştur. Lancelot'un oğlu (ya da yeğeni) Mordred, Arthur'a ihanet eder ve onun savaşta ölmesine yol açar. Hikayenin farklı bir sürümünde ise aslında öldürülmediği, içlerinde üvey kız kardeşi Morgan Le Fay'in olduğu peri kraliçeler tarafından uzaklardaki gizemli Avalon Adası'na (eski Kelt kültüründe Kadınlar Adası) götürüldüğü söylenir. Arthur, bir gün Britanya'yı yönetmek üzere dönecektir.

Hristiyanlık ile ilişkisi

Aramatyalı Yusuf'un hikayesi Kral Arthur öyküsünün Hristiyanlığın Britanya'ya gelişiyle ilişkilendirilmesini sağladı. Geleneğe göre Yusuf, Britanya'ya sadece Kutsal Kase'yi değil, İsa'nın çarmıha gerilişinden önce başına konan dikenli tacın dikenlerini de getirdi. Üzerinde Kral Arthur'un adı yazılı mezar taşının bulunduğu Glastonbury'deki manastırın bahçesinde büyümekte olan diken ağacının o zamanlara ait olduğuna inanan birçok kişi vardır.

Yazar Ata Hunu

Eski Yunan mitolojisi ağırlıkta olmak üzere antik karakterler ve efsaneler ile ilgileniyor ve içerik üretiyor. Son dönemlerde Orta ve Güney Amerika mit'leri üstüne de okumalar yapmaktadır.