Çita (Acinonyx jubatus): Karadaki En Hızlı Hayvan

Çitaların inanılmaz hızı, vücut mekaniklerinde gizli. Her adımda çok fazla yol katetmelerine izin veren esnek omurgaları var.
Yazar Burcu Kara
Çita

Çita kelimesi, "benekli" anlamına gelen Hintçe "Chita" kelimesinden gelir. Çita, 70-110 km hızla koşar ve en hızlı kara hayvanıdır. Pek sevmemelerine rağmen yüzdükleri de biliniyor. Çita, büyük kedilerden değil çünkü boynunda Hyoid kemiği yok; ayrıca kükreyemez. Bu nedenle küçük kedi'dir. Çitalar tarih boyunca şık ve güzel bir kedi olarak görüldüler.

Çita Hakkında Bilgiler

  • Bilimsel adı: Acinonyx jubatus
  • Boyutu: 178-218 cm
  • Ağırlığı: 37-64 kg
  • Ömrü: 17-20 yıl
  • Habitat: Namibya, Kenya ve Asya
  • Popülasyon: 7100
  • Korunma durumu: Savunmasız

Çitanın Tarihteki Önemi

Çitalar 5000 yıldan uzun süredir evcilleştiriliyor ve ilk olarak Sümerler tarafından denendi. Çita, egzotik kedilerin evcilleştirilmesi en kolay olanı. Çitalar, krallıklar döneminde Asya'da insanlar tarafından avlarda yardımcı olarak kullanıldı. Bunu Libya'daki Asur İmparatorluğu da örnek aldı. Keskin görüşleri avı tespit etmede önemli rol oynardı. Zira 5 kilometre öteyi ayrıntılı olarak görebilirler.

Çitalar, Moğol İmparatoru Cengiz Han ve Hindistan'ın Ekber Şah'ı gibi birçok tarihi figüre evcil hayvan olmuştur. Ekber'in (MS 1555-1600) tahmini 6.000 çitası vardı. Çita her yıl yalnızca bir yavru doğurur ve esaret altındaki çitaların sadece %25'i birden fazla kez ürer. Diğer birkaç çalışma ile birlikte çitanın esaret altında iyi üremediği görülmüş oldu.

Çita Alt Türleri

Acinonyx venaticus, Asya Çitası
Acinonyx venaticus, Asya Çitası

Asya Çitası Acinonyx venaticus, Avrupa ve Asya krallıkları tarafından neredeyse nesli tükenene kadar avlandı. Güzel postları zenginliğin bir simgesiydi ve gururla giyilirdi. Postu leoparınki kadar imrenilmiyordu ancak kediler neredeyse yok olmaya yaklaştı. Bugün bu alt türlerin tahminen 50'si Doğu İran'a dağılmış durumda ve küçük izole gruplar halinde yaşıyorlar.

Kral Çita genetik mutasyon taşır.
Kral Çita genetik mutasyon taşır.

Kral Çita'nın bir zamanlar kendi türü olduğu kabul ediliyordu. Ancak şimdi genetik bir mutasyon olduğu kanıtlandı. Kral Çita Orta Afrika kökenlidir ve insanlar tarafından avcılık için kullanılmıştır. Bu çitalar genetik mutasyon elde etmeye yönelik ıslah programında kullanıldı. Programda hayvanın kürk deseni, boyutu ve sıra dışı renk formlarına odaklanıldı. Her iki ebeveynin de çekinik gen taşıması koşuluyla meydana gelen bu Afrika Çitası yalnızca Zimbabwe ve Güney Afrika Transvaal Eyaletinde doğal olarak bulunuyor.

Çitaların Görünümü

Genç bir çitanın yüzü.
Genç bir çitanın yüzü.

Çita, görünüşte uzun ve zarif bir kedi. Büyük göğüsü, dar beli, uzun ince bacakları ve kaslı yapısı ile bu hayvan kesinlikle hız için yaratıldı. Çitanın kürkü sarımsı kahverengi tondan altın tona kadar değişir ve ortalama çapı 2-4 cm olan düz siyah noktalarla kaplıdır. Çitaların güzel postu kürk ticaretine kurban gidiyordu ancak 1970 yılında koruma altına alındılar.

Miyavlayıp mırıldandıkları bilinir.

Kürkü göründüğü kadar ipeksi değildir dokunması serttir. Çitaların uzun, kalın kuyruğunda halkalar vardır ve uç kısımda beyaz olur. Boğaz ve karın rengi kremsi beyazdır. Çitanın yüksek gözleri, küçük bir kafası ve arkası beyaz olan kısa yuvarlak kulakları var. Ancak en iyi bilinen özelliği gözün iç köşesinden ağza kadar uzanan siyah çizgileridir.

Yavrular daima boynun arkasından aşağıya doğru uzanan bir kürkle doğuyor. Bu durum yavruların annelerini takip ederken yüksek çimenlere kamufe olmalarına yardımcı oluyor. Bu yele benzeri özellik 3 aylıkken kaybolmaya başlar ve 2 yaşına kadar görünür kalır. Yeni doğmuş bir yavrunun kürk rengi gridir ve 4 aylıkken yavaş yavaş olgun renklere dönüşür.

Çita, ortalama 37-64 kg ağırlığında ve bu da onları leopar ile aynı ağırlıkta yapıyor. Bir çitanın uzunluğu burnun ucundan kuyruğun ucuna kadar yaklaşık 178-218 cm kadardır. Ortalama 81 cm boyuyla son derece yüksek bir kedidir.

Yenidoğan yavrular ise ortalama 148-297 gram ağırlığında olurlar. Yavrunun vücut uzunluğu genelde 30 cm olur.

Çitaların Yuvası

Avlanmaya hazırlanan bir çita.
Avlanmaya hazırlanan bir çita.

Çita açık otlaklarda, savanlarda, yoğun bitki örtüsünde ve hatta bazen dağlık arazide yaşamayı tercih eder. Çayırların ve yarı çöllerin sağladığı açık arazi çitaların avlanma tarzıyla uyumludur. Namibya, yaklaşık 2.500 ile en büyük Çita popülasyonuna ev sahipliği yapıyor. Tarım arazilerinin sürekli büyümesi nedeniyle Namibya çitalarının %95'i ekili tarım arazilerinde yaşıyor.

Çitaların Yaşadığı Bölgeler

Çita bir zamanlar Afrika, Arap Yarımadası, Küçük Asya ve hatta Hindistan'ın doğusunda genişçe yaşamaktaydı. Çin, Kuzey Hindistan, Güney Avrupa ve Batı Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar fosiller bulunmuştur. Ne yazık ki türler şu anda tükeniyor ve Namibya, Kenya, Asya ve diğer bir avuç küçük ülkede seyrek olarak dağılmış durumdalar.

Çitalarda Üreme

Yavru bir çita annesiyle oynuyor.
Yavru bir çita annesiyle oynuyor.

Çita, her şeyden önce en çok üreyen kedidir. Öyleyse soyları neden tehlikede? Çita yavruları genellikle aslan, çakal, avcı kuşlar ve sırtlanlara av olmakta çünkü anne yiyecek ararken yavruları geride bırakmak zorundadır. Anne yakında olsa bile aslan veya sırtlan büyüklüğünde bir hayvanı savuşturamaz. Çita savaşmak için değil koşmak için tasarlandı.

Yavru çitaların %90'ı ilk 3 ayda ölür, bunların %50'si avcılar tarafından avlanır. Diğer %40, ise genetik çeşitlilik eksikliğinin kurbanı olur. Bu genetik tehlike, zayıf ve az gelişmiş bağışıklık sistemleri oluyor. Hastalık zayıf bağışıklık sistemine saldırır ve bu da ölüme neden olur. Çoğu yavru 1 aylıkken bile hastalanır.

Yavru çita yolunu kaybederse başka aileye katılmaya çalışır.

90-95 günlük bir gebelik döneminden sonra dişi çita 3-5 yavru doğurur. Esaret altında kaydedilen en büyük doğurma sayısı 8 idi. Erkek çita, kaplan gibi yavruların yetiştirilmesiyle ilgilenmez. Anne, yavruyu emzirmesine yetecek kadar yiyecek aramak için 48 saat yuvadan ayrılabilir.

Besin kaynağı çok azsa kendini korumak üzere yavruları terk eder. Yiyecek bulursa döner ve yavrularının kokusunu yırtıcılardan saklamak için yuva değiştirir. Anne bazen yavrularına dönmek için geceyi bekler. Böylece takip edilmesi zorlaşır. Anne çita yavrular 6. aya geldiğinde onlara yaralı av getirir. 8. ayda zürafa gibi büyük avları kovalamasını öğretir.

Çita Hayvanıyla İlgili Önemli Bilgiler

5 kilometre ötedeki avın kokusunu almaları veya 8 kilometre uzaklıktan gelen telsiz sesini işitebilmeleri gibi çitaya dair bazı ilginç gerçekleri sıralayalım:

Çita Dünyanın En Hızlı Kara Memelisidir

Çita sadece üç saniyede sıfırdan 100 km/sa hıza çıkabilir. Tam hızda koşarken her adımında 6 ila 7 metre yol alır.

2012 yılında, Cincinnati Hayvanat Bahçesi'ndeki 11 yaşındaki çita Sarah 100 metreyi 5,95 saniyede tamamlayarak esaret altındaki en hızlı çita olmuştur. Koşudaki en yüksek hızı 98 km/sa idi. Dünya rekorunu elinde tutan Usain Bolt 100 metreyi 9,58 saniyede koşmuştur.

Çitalar Hız İçin Tasarlanmıştır

Koşarken yön değiştirme ve denge için kaslı, düz kuyruklarını kullanırlar.
Koşarken yön değiştirme ve denge için kaslı, düz kuyruklarını kullanırlar.

Çitaların inanılmaz hızı, vücut mekaniklerinde gizli. Her adımda çok fazla yol katetmelerine izin veren esnek omurgaları var. Uzun bacakları ise yüksek hıza çıkmalarını sağlıyor. Kuyruğu bir teknenin dümeni gibi işlev görür. Yarı geri çekilebilir pençeleri krampon gibi davranarak koşarken çekiş kazanmasına yardımcı olur ve sert avuçları lastik gibi işlev görür.

Çitalar Kükremez

Çitanın korkutan bir sesi yoktur. Vahşi kükreyişleriyle bilinen aslanların aksine ortalama bir ev kedisi gibi ses çıkarır. Miyavlar ve mırıldanır. Bazen çok konuşkan dahi olurlar.

Kükreyen dört büyük kedi var: Aslanlar, kaplanlar, leoparlar ve jaguarlar. Büyük kediler, girtlakta epihyal kemik yerine bağ taşıdığından kükrer. Zira bağ gerilir ve daha düşük bir ses oluşur. Çitanın ise sabit bir gırtlağı ve bölünmüş ses telleri var. Bu da ancak "küçük kediler" gibi mırıldanmalarını sağlıyor ve çıkardıkları sesi sınırlıyor.

Çitaların Nesli Tükenmeye Doğru Gidiyor

Av peşinde koşan çita
Yaşam alanı ve avı azalan çita bazen çiftlik hayvanlarını avlar.

1900'de 100.000'den fazla çita vardı, ancak şimdi vahşi doğada 7.000'den az yetişkin ve ergen çita var. Çitaların Acinonyx jubatus türü, Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) Kırmızı Listesi'nde savunmasız olarak sınıflandırılıyor.

Çitalar, habitat kaybı, insanlarla mücadele, yasa dışı ticaret ve üreme sorunları gibi nedenlerle sınırlı genetik çeşitlilik tehdidiyle karşı karşıya.

Bilim adamları, türün yok olabileceğinden endişe ediyorlar.

Çitaların Gözleri Avlanmasına Yardımcı Oluyor

Diğer büyük kedilerin çoğunun aksine çitalar gündüzleri avlanır. Bir termit tümseğine ya da küçük bir tepeye tırmanırlar ve keskin görüşlerini avın yerini tespit etmek için kullanırlar – sonra yarış başlar. Çita, avını hızla yere düşürür ve ardından boğazına saldırır.

Bir çitanın gözlerinden uzanan koyu renkli gözyaşı çizgileri güneşi saptırır ve avlanmalarına yardımcı olur.

Çitalar Küçük Hayvanları Avlamayı Sever ve Fazla Su İçmez

Çitalar, kolayca kovalayıp öldürebilecekleri küçük hayvanları yiyen etobur hayvanlardır. Ceylanlar ve küçük antilopların yanı sıra tavşanlar, kirpiler ve yerde yaşayan kuşları da avlarlar, Leopar, aslan, babun, çakal ve sırtlan gibi agresif yırtıcılar çitanın akşam yemeğine gelip onu korkutabilir. Bu yüzden eti çabucak yerler.

Akbabalar tarafından bile kovalanabilirler. Çita hızlı olmasına rağmen güçlü veya agresif değildir. Bu yüzden yemeğini pek uzağa sürükleyemez. Ayrıca sadece üç veya dört günde bir su içme ihtiyacı duyar.