Kategoriler
Bilim & İnsan

Mevsimler nasıl oluşur?

Mevsimlerin değişmesi, insanların hafife aldığı büyüleyici olaylardan biridir. Bu sürecin Dünya'nın her yerinde gerçekleştiğini biliyoruz ama neden mevsimlerin olduğunu veya olması gerektiğini yeterince düşünmüyoruz. Bu sorudaki cevap, astronomi ve gezegen bilimi alanında yatıyor.

Mevsimlerin oluşumu

Mevsimlerin en büyük nedeni, Dünya ekseninin yörünge düzlemine göre eğimli olmasıdır. Güneş sisteminin yörünge düzlemini düz bir levha olarak düşünün. Gezegenlerin çoğu, levhanın "yüzeyinde" Güneş'in etrafında dönüyor. Birçok gezegenin kutupları eğiktir. Yani kuzey ve güney kutupları doğrudan levhaya dik olmaz. Bu, özellikle kutupları 23,5 derece eğimli olan Dünya için de geçerlidir.

Dünya'nın eğimli olmasını sağlayan aynı olay aynı zamanda Ay'ın oluşmasını da sağlamış olabilir. Bu olay sırasında, henüz "bebek" olan Dünya, Mars boyutlarında bir parça tarafından oldukça ağır şekilde hasar aldı. Bu çarpmanın etkisiyle gezegenimiz bir yana doğru devrildi ve günümüzdeki eğimini alana kadar büyük bir hızla dönmeyi sürdürdü.

Sonunda, Ay oluştu ve Dünya'nın eğimi bugünkü 23,5 dereceye yerleşti. Bu da yılın bir bölümünde gezegenin yarısının Güneş'ten uzaklaştığı, diğer yarısının ise ona doğru eğildiği anlamına geliyor. Her iki yarımküre de Güneş ışığı almaya devam eder ancak biri Güneş'e doğru eğildiğinden ışınları daha doğrudan alır. Işınları doğrudan alan tarafta yaz, daha az doğrudan alan diğer tarafta kış yaşanıyor.

İLGİLİ:  Ay'da uzay üssü kurmak için planlanan tüm her şey
Bu diyagram, Dünya'nın eksenel eğimini ve bunun sonucu olarak yılın farklı bölümlerinde Güneş'e doğru eğilen yarımküreleri gösteriyor. NASA/CMGlee
Bu diyagram, Dünya'nın eksenel eğimini ve bunun sonucu olarak yılın farklı bölümlerinde Güneş'e doğru eğilen yarımküreleri gösteriyor. NASA/CMGlee

Kuzey yarımküre Güneş'e doğru eğildiğinde, Dünya'nın o bölgesindeki insanlar yazı yaşarlar. Aynı dönemde güney yarımküre daha az ışık alır, bu nedenle orada kış olur. Gündönümleri ve ekinokslar çoğunlukla takvimlerde mevsimlerin başlangıcına ve sonuna işaret ederler ancak kendilerinin mevsimlerin oluşum nedeniyle bir ilgisi yok.

Mevsimsel değişiklikler

Yıl dört mevsime ayrılmış durumda: Yaz, sonbahar, kış, ilkbahar. Eğer ekvatorda yaşamıyorsanız, her mevsimdeki farklı hava durumlarını kolayca hissedersiniz. Genellikle ilkbahar ve yaz ayları daha sıcak, sonbahar ve kışın daha serindir. Birçok insana neden kışın soğuk ve yazın ılık olduğunu sorduğunuzda, muhtemelen Dünya'nın yazın Güneş'e daha yakın, kışın ise daha uzak olduğunu söyleyecektir. Bir bakıma mantıklı görünüyor. Sonuçta ateşe yaklaştıkça daha fazla ısı hissedersiniz. Öyleyse Güneş'e yakınlığın sıcak yaz mevsimine neden olması gerekmez mi?

Bu yaklaşım ilginç bir gözlem olsa da aslında yanlış sonuca götürüyor. Sebebi şudur: Dünya her yıl Temmuz ayında Güneş'ten en uzak ve Aralık ayında en yakın konumda olduğu için mevsim oluşumunun "yakınlık" ile açıklanması yanlıştır. Ayrıca, kuzey yarımkürede yaz mevsimi yaşanırken, güney yarımkürede kış olur ve bunun tersi de geçerlidir. Mevsimlerin nedeni Güneş'e olan yakınlığımızdan kaynaklanıyorsa yılın aynı zamanında hem kuzey hem de güney yarımkürelerin sıcak olması gerekirdi. Mevsim yaşıyor olmamızın asıl nedeni gerçekten de eğimdir. Ancak, dikkate alınması gereken başka bir faktör var.

İLGİLİ:  Dünya üzerinde yaşamış ilk hayvanlar hangileriydi?

Güneş'in konumu

Dünya'nın eğimi aynı zamanda Güneş'in yılın farklı zamanlarında gökyüzünün farklı yerlerinde doğup battığı anlamına geliyor. Yaz aylarında Güneş neredeyse doğrudan tepede olur ve genel olarak konuşursak, günün büyük bir bölümünde ufkun üzerinde görünecektir. Bu da Güneş'in yazın Dünya yüzeyini ısıtmak için daha fazla zamanı olduğu ve yeryüzünü daha da sıcak hale getireceği anlamına geliyor. Kışın yüzeyi ısıtmak için daha az zaman olduğu için yeryüzü biraz daha soğuktur.

Gözlemciler genellikle gökyüzü konumlarındaki değişikliği oldukça kolay tespit edebilirler. Bir yıl boyunca, Güneş'in gökyüzündeki konumunu not etmek pek zor değil. Yazın daha yukarıda olur ve kışa göre daha farklı pozisyonlardan yükselir ve batar. Herkesin deneyebileceği harika bir proje ve tek ihtiyacınız olan doğu ve batıdaki yerel ufkun kaba bir çizimi veya görüntüsü. Gözlemciler her gün Güneş'in doğuşuna veya batımına bakabilir ve tam bir fikir edinmek için her gün gün doğumu ve gün batımı konumlarını işaretleyebilir.

İLGİLİ:  Anaksimandros | Dünya ve yaşama dair görüşleri ve icatları

Yakınlığa geri dönelim

Sonuç olarak, Dünya'nın Güneş'e ne kadar yakın olduğu önemli mi? Evet, bir bakıma öyle, fakat insanların beklediği şekilde değil. Dünya'nın Güneş etrafındaki yörüngesi sadece biraz eliptiktir. Güneş'e en yakın noktası ile en uzak noktası arasındaki fark yüzde üçten biraz fazla. Bu durum büyük sıcaklık dalgalanmalarına neden olmak için yeterli değil. Zira ortalama olarak birkaç santigrat derece fark anlamına geliyor.

Yaz ve kış arasındaki sıcaklık farkı bundan çok daha fazla. Yani yakınlık, gezegenin aldığı Güneş ışığı miktarı kadar büyük bir fark yaratmaz. Bu nedenle Dünya'nın sadece yılın bir bölümünde Güneş'e daha yakın olduğunu varsaymak yanlıştır. Dünya'nın eğimi ve Güneş çevresindeki dönüşü zihinde canlandırıldığında mevsimlerin nasıl oluştuğunu anlamak oldukça kolay.

Temel çıkarımlar

  • Dünya'nın eksenel eğimi, gezegenimizde mevsimleri oluşturmada büyük rol oynuyor.
  • Güneş'e doğru eğimli olan yarımküre (kuzey veya güney) o süre boyunca daha fazla ısı alır.
  • Güneş'e yakınlık mevsimler için bir sebep DEĞİLDİR.

Yazar Burcu Kara

Genellikle modern tarih, yakın tarih ve popüler bilim üstüne içerikler üretiyor. Özel ilgi alanları arasında Kuzey Afrika ve Güney Amerika'nın sömürge tarihi ve Avrupa'daki eski monarşiler yer alıyor.