Kategoriler
Tarih & Kültür

Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve İngiliz hakimiyetinin sonu

Daha önce Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'ni doğuran süreci burada anlatmıştık. Kırmızı yelekli Thomas Jefferson ve hazırlık komitesinin üyeleri, 4 Temmuz 1776'da, sömürgecilerin kongresine Bağımsızlık Bildirgesi'ni sunuyor. Söz konusu belgenin tutarlı taleplerinden ve soylu emellerinden, Amerika Birleşik Devletleri doğdu.

Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi

Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi / Benjamin Franklin and John Adams meeting with Thomas Jefferson, standing, to study a draft
Benjamin Franklin, John Adams ve Thomas Jefferson

Benjamin Franklin "Ya hep birlikte oluruz, ya da teker teker asılırız" demişti. Mayıs 1776'da, Atlas Okyanusu kıyısındaki 13 İngiliz sömürgesinin temsilcileri, Philadelphia'da toplanan bir mecliste bir araya geldiklerinde, İngiltere Kralı III. George'un, huzursuz Amerikalı uyruklarının isyan hareketini bastırmak için Alman Askerler göndermekte olduğunu biliyorlardı. Halkın tepkisi öngörülebileceği gibi oldu; Yabancı paralı Askerlerin tehdidi kararsız olanları da sertleştirdi ve ortak bir amaç çevresinde tüm fikir ayrılıkları ve anlaşmazlıklar ortadan kalktı.

10 Haziran'da kongre, sömürgelerin neden İngiltere'ye karşı silaha sarıldığını açıklayan bir bildirge hazırlamak için bir komite görevlendirdi. Bildirgenin sade ve heyecan verici metni, kralın yerleşik otoritesine karşı silahlı isyanın ahlaki zorunluluğu konusundaki inandırıcılığıyla hem bütün sömürgelerde hem de Avrupa'da büyük yankı buldu.

Belge çok geçmeden "Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi" olarak anılmaya başladı. Aslında "Bağımsızlık" sözcüğü belgenin ne adında, ne çeşitli taslaklarında, ne de 4 Temmuz'da kongrenin onayladığı şekliyle son halinde hiç geçmiyordu. Ancak bildirgenin böyle anılmasının basit bir nedeni vardı. Kongre zaten iki gün önce,"Birleşik Koloniler bağımsız ve özerk devletlerdir ve öyle olmaları gerekir" diye bir karar çıkarmıştı; "Onlarla İngiltere devleti arasındaki tüm siyasi bağlar tamamen ortadan kaldırılmıştır."

"İlk kurşun"

Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi  / First Prayer of the Continental Congress, 1774
Kıta Kongresi'nin ilk bildirgesi, 1774

Bu karar bile geç kalmıştı. Bağımsızlık Savaşı'nın ilk kurşunları daha Nisan 1775'te Massachusetts Lexington'da atılmıştı. Koloni askerleri İngiliz Kırmızı Ceketlilerle çıkan bir çarpışmada vurulmuştu. Bu ilk çatışma Amerikalı vatanseverleri gayrete getirdi ve İkinci Kıta Kongresi'nin toplanıp bir de Kıta Ordusu kurulması çağrısında bulundular. Savaş yavaş yavaş yayıldı. Mart 1766'da koloniciler İngiliz askerlerini Boston'dan çekilmek zorunda bıraktılar. Nisan ayından itibaren Amerikan limanları İngiliz gemilerine kapatılacaktı.

İLGİLİ:  TED ile başlayan girişimci uzay projesi gittikçe büyüyor

Dolasıyla, bildirgeyi hazırlayanlar kağıt kalemi ellerine aldıklarında zaten ok yaydan çıkmıştı. Ancak iki kesin ve geri dönüşü olmayan sonuçtan birine varacak bir mücadele başlamıştı; Ya İngiliz İmparatorluğu gururuna bir darbe alacak ya da Amerika, İngiltere tahtına zincirli kalacaktı. Ancak Jefferson ile ekibinin, yalnızca isyan ettikleri gerçeğini açıklamaktan daha yüce bir amaçları vardı; isyan endişelerinin haklı ve insanlıkla ortak nedenlerini ortaya koyabilmek. O büyüleyici başlangıç cümlesinin nedeni de buydu işte;

"İnsanlığı ilgilendiren olayların akışı içinde, bir ulus kendini bir başka ulusa bağlayan siyasi bağları koparmak; doğa yasaları ve Tanrı'nın ona dünya devletleri arasında bağışladığı bağımsız ve eşit yeri almak gereğini duyduğu zaman, insanlığın görüşlerine duyduğu o yerinde saygı, o ulusu, kendisini ayrılığa zorlayan bu nedenleri açıklamakla yükümlü kılar."

Sömürge ahalisinin İngiltere Kralı III. George döneminde çektiklerinin bir tarihçesi olduğunu öne süren bildirge, bu amaçla bir dizi" haksızlık ve baskıyı" sıralıyordu. Bunlar isyanın nesnel bir değerlendirmesi olmaktan çok uzaktı, zira asıl amaç kralı bir tiran olarak göstermekti. Ancak aralarında kolonicilerin uzun zamandır katlandıkları güçlükler de vardı; İngiliz Parlemontosu'nda temsil hakları olmadığı halde vergi verme, Apalaş Dağları'nın batısındaki topraklara yerleşme yasağı getirilmesi, bir dizi İngiliz yasasının kolonilerin ticaretine getirdiği sınırlamalar ve kentlere İngiliz askerlerinin konuşlandırılması gibi.

Bildirgenin odağı; insan olmanın hakları

4 Temmuz 1776, Bağımsızlık Bildirgesi
4 Temmuz 1776, Bağımsızlık Bildirgesi

Ancak yaşanan tüm bu sıkıntılar, artık dayanılamayacak hale gelen asıl büyük meselenin yanında hafif kalıyordu. İngiliz tahtına dilekçe verme zamanı geride kalmıştı; artık ancak ana vatandan son ve kesin bir kopuş söz konusu olabilirdi. Bağımsızlık Bildirgesi'ne göre bu talebin dayanağı madde madde sayılarak İngiliz hükümetine atfedilen hatalar değil, insanoğlunun "Tabiat yasalarına göre Tanrı'dan kaynaklanan doğal haklarıydı. Bildirge tüm ülkelerde tüm insanlar için evrensel bir hak talep ediyordu. Bunlar tarihte ilk kez söylenmiyordu; ama çağına göre son derece köktenci bir tavırla, ne daha önce ne de daha sonra eşi benzeri görülmeyen bir dille ifade edilmişti.

"Aşağıdaki gerçekler bizim için gayet açıktır; Tüm insanlar eşit yaratılmışlardır; Yaradanları tarafından bağışlanmış bazı vazgeçilmez haklara sahiptirler ve bunlar arasında yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı hakkı da vardır. Bu hakları güvence altına almak amacıyla, insanlar arasında hükümetler kurulur; bu hükümetler gerçek güçlerini, yönetilenlerin onayından alırlar. Herhangi bir yönetim biçimi, bu hedeflere ulaşmada engelleyici olmaya başladığında, bu yönetimi değiştirmek ya da düşürmek, yeni bir yönetim kurmak ve bu yeni yönetimin temellerini bu ilkelere dayandırıp yetkilerini güvenlik ve mutluluklarını sağlayacağını en çok inandıkları bir biçimde düzenlemek halkın hakkıdır;

Aslında sağduyu, uzun bir geçmişi olan yöneticilerin sudan ve geçiçi nedenlerle değiştirilmemesini buyurur; bu yüzden insanların durumlarını düzeltmek amacıyla alışıla gelen yöntem biçimlerini değiştirmek yerine, kötülüklere katlanmayı yeğlediklerini deneyimler göstermiştir; ancak sürekli aynı amaca yönelik, uzun bir yolsuzluklar ve zorbalıklar silsilesi, ulusu mutlak bir despotizme sürüklemek niyetini açığa çıkarırsa, o zaman böyle bir yönetimi yıkmak ve gelecekteki güvenlikleri için yeni koruyucular seçmek, o ulusun hakkı ve görevidir."

Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nin benzersiz etkisi Jefferson'a Adams'a ve tüm kolonicilere esin kaynağı olan devrim ülküsünden kaynaklanıyor ve burada delegeler şöyle diyordu" Birbirimize yaşamlarımız kaderimiz ve kutsal onurumuz adına ant içeriz." Bildirgenin şartları kolonicelerin barış için bağımsız bir yönetimden aşağısını kabul etmiyeceklerinin işaretini veriyordu. Devrim seferberliği önde gelena ateşleyicilerinden Patrick Henry şöyle diyordu; "Bana özgürlük verin ya da ölüm."

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarıyla ilgilidir.