Kategoriler
Tarih & Kültür

Pilgrimlerin Amerika'ya yerleşme hikayesi ve Mayflower gemisi

Pilgrimler Amerika'ya nasıl yerleştiler? Aşağıda ilk pilgrimlerin Amerika'ya ulaşmasını sağlayan Mayflower gemisinin yolculuğa çıkışı ve varışı arasında olan bitenleri ele aldık. Ancak önce İngiliz Püritenlerin kim olduklarından, Mayflower Sözleşmesi ve İngiliz göçmenlerin ardından devam eden göç sürecinden bahsedelim.

Pilgrimler kimdi?

Bazıları dini özgürlük amacıyla yola çıkan (pilgrimage) ve bu nedenle pilgrim yani "hacı" olarak anılan 100 kadar insan 1620'de İngiltere'den Mayflower gemisine binerek Atlantik Okyanusu'nu aşmak üzere Amerika'ya yol aldılar. Pilgrimler, bugünkü Amerika'nın kurulmasında önemli rol oynamışlardır. Amerika'ya varışlarından 200 yıl kadar sonra "Pilgrim Atalar" (Pilgrim Fathers) diye anılmaya başlayan ve New England'daki ilk kalıcı yerleşim yerini kuran İnigiliz göçmenler, İngiltere'deki Anglikan Kilisesi'nin batıl inançlarını ve eskimiş törelerini ortadan kaldıramadığını düşünen Püriten muhaliflerdir. Püritenler Kilise'deki hiyerarşiye, özellikle üst düzeydeki başpiskopos ve piskoposa karşı çıkıyordu.

Dayanıksız gemileri sakin sulara ulaşan İngiliz Püritenler, 21 Aralık 1620'de Plymouth Rock'da karaya çıktı.
Dayanıksız gemileri sakin sulara ulaşan İngiliz Püritenler, 21 Aralık 1620'de Plymouth Rock'da karaya çıktı.

Bir Püriten grubu olan Ayrılıkçılar Anglikan Kilisesi'ni toptan reddediyor, yeni ve daha sade bir Kilise'nin gerekli olduğunu iddia ediyorlardı. Bu aykırı görüşler İngiliz tacına karşı tehdit olarak algılanmıştı, çünkü kral Kilise'nin başkanıydı. Ayrılıkçıların kendi dini törenlerini yapmalarını yasakladı ve karşı gelenler hapse atıldı.

En sonunda Nottinghamshire'da yaşayan bir Ayrılıkçı grubu Protestan yaşantısının ve düşüncesinin hakim olduğu Hollanda'ya kaçmaya karar verdi. 1608 yılının baharında Hollanda'ya gitmek üzere bir gemi kiraladılar. Önde sadece erkeklerin gitmesine izin verildi, ertesi yıl ailelerini de yanlarına alabildiler.

Fakat zaman içinde İngiliz Püritenler başka bir ülkede kendilerini yabancı gibi hissetmeye başlamış ve geleceklerinin Amerika'da olduğuna ikna olmuşlardı. 1617 yılında Leidenli bir grup Virginia şirketiyle Amerika'da yerleşme izni konusunda görüşmek üzere Londra'ya gitti. İki yıl sonra bir plantasyon patenti ve bir grup yatırımcının desteğini aldılar.

İngiliz Püritenler ve tüccarlar daha sonra yeni yerleşimi desteklemek üzere bir ticaret şirketi kurdular. Yatırımcılar 10 sterlin vererek şirketin bir hissesini satın alabiliyordu; İngiliz Püritenler yedi yıllık çalışma karşılığında hisse sahibi olabildiler. Kar bir fona akıyor ve yedi yılın sonunda hisse sahipleri arasında paylaştırılıyordu.

Leidenli İngiliz Püritenler fonlarını Speedwell adlı küçük bir gemiyi satın almak için kullandılar. Gemi 22 Temmuz 1620 yılında Hollanda'dan Southampton'a doğru yola çıktı. Orada, içinde Ayrılıkçılar ve onların "Yabancılar" olarak adlandırdığı diğer göçmenlerin bulunduğu Londra'ya kayıtlı Mayflower adındaki gemiyle buluştu.

İLGİLİ:  Cengiz Han | Hayatı, acımasız Moğol istilaları ve ölümü

Mayflower Sözleşmesi nedir?

1621 sonbaharında ilk Şükran Günü şölenine Kızılderili dostlar Şef Massasoit ve 90 adamı katıldı.
Mayflower'ın ana kabininde toplanan yolcular 11 Kasım 1620'de farklılıklarını ortadan kaldırıyor ve kendilerini Yenidünya'da "sivil halk kitlesine" dayanan çoğunluk egemenliğine adıyorlar. Bu belge veya sözleşme Plymouth kolonisinin gelecekteki valisi William Bradford tarafından hazırlanmıştır.

Amerika karası göründükten bir süre sonra Mayflower'da huzursuzluk başladı. İnsanların çoğu tıka basa dolu gemideki yaşamdan bezmişti ve ilk görünen kara parçasına ayak basmak konusunda endişeliydiler. Diğerleri ise daha güvenli bir liman bulmanın akıllıca olacağını savunuyordu. Bazıları Virginia şirketince verilen patentin İngiliz göçmenlere herhangi bir güç kazandırmadığını savundular, çünkü şirketin yetki alanının içindeydiler. Bazı karar alma süreçlerinin biçimlendirilmesinin gerektiği açıktı.

Mayflower'da gerçekleştirilen toplantıda liderler, kanun yapabilecek bir yönetim kurumu oluşturmak ve yerleşimi yönetebilecek memurların seçilmesini sağlamak üzere Mayflower Sözleşmesi olarak bilinen belgeyi düzenlediler. Bu belge gemideki 41 erkek yolcu tarafından imzalandı. Sözleşme Plymouth yönetiminin temelini oluşturuyordu ve yerleşim 1691'de Massachusetts'e bağlanana kadar yürürlükte kaldı.

ABD'nin altıncı başkanı olan John Quincy Adams sözleşmeyi daha sonraları "yeni bir ülkede kurulmakta olan bir toplumun eşit haklara sahip bireyleri tarafından gerçekleştirilen … gönüllü uzlaşmaya dayanan … modern zamanlardaki sosyal sözleşmelerin ilk örneği" olarak selamlayacaktı.

Göçmenler Amerika'da nasıl başarılı oldu?

1621 sonbaharında ilk Şükran Günü şölenine Kızılderili dostlar Şef Massasoit ve 90 adamı katıldı.
1621 sonbaharında ilk Şükran Günü şölenine Kızılderili dostlar Şef Massasoit ve 90 adamı katıldı.

İngiltere'den Amerika'ya ulaşmak için Atlantik Okyanusu'nu geçmenin güçlüklerini yaşamış ve hayatta kalmayı başarmış Mayflower yolcuları için Amerika'da geçirilen ilk kış çok sertti. Kış bittiğinde insanların yarısı Plymouth'un soğuk topraklarına defnedilmişti.

İlkbahar gelip hava yumuşayınca umutlar da yeşerdi. İngilizce konuşan Squanto isimli bir Kızılderili, göçmenlerle dost oldu. O ve diğer yardımsever Kızılderililer yeni yerleşimcilere nasıl mısır ekeceklerini, hayvan tuzağı hazırlayacaklarını ve hatta ringa balıklarını nasıl gübre olarak kullanabileceklerini bile öğrettiler.

Amerika topraklarındaki stoklar genellikle azdı ve ilk birkaç yıl hasat umut kırıcı oldu. Virginia'daki Kızılderili katliamıyla ilgili haberler geliyor, gemiler korsanlar tarafından yağmalanıyor ve yerleşimciler Londra'daki destekçilerine karşı sürekli borçlu görünüyordu. Fakat yorulmadan azimle çalışan bazı iyimser göçmenler hayatta kaldılar. Yatırımcıları için hiçbir zaman bir kazanç sağlayamamalarına rağmen, 1627'de onların bütün hisselerini satın almayı başardılar. 1637'ye gelindiğinde Plymouth'da 549 kişi yaşıyordu.

Kimler İngiliz göçmenlerin peşinden Amerika'ya gitti?

"Pilgrim Atalar", ibadet özgürlüğünden ekonomik kazanç elde etmeye kadar değişebilen nedenlerle New England'a gelen binlerce göçmenin yolunu açtı. Avrupa'dan göçmenlerle dolu düzinelerce gemi yola çıktı: Bu gemilerde dindar muhaliflerden eski mahkumlara, serüvencilere ve iş insanlarına kadar çeşitli kişiler vardı.

Bazıları Plymouth'a yerleşirken diğerleri Maine'den Connecticut Vadisi'ne kadar yeni yerleşimler kurdular. Sonradan bölge toplu olarak New England adını aldı.

1630 yılında John Winthrop ve 1000'den fazla yerleşimci Plymouth'un kuzeyinde Salem'de Massachusetts Bay Şirketi'ni kurdu. XVII. yüzyılın ortalarında ilk İngiliz göçmenlerin peşinden Amerika'ya gitmiş olanların sayısı 80.000'den fazlaydı. Plymouth kolonisi sonraları Massachusetts'e dahil olsa da, yönetiminin düzenlenişi gelecekteki Püriten yerleşimleri için model vazifesi gördü.

İLGİLİ:  Çay: Küresel ticaretin zirvesi

Bazı tarihçiler Amerika'nın ilk İngiliz göçmenlerine gerçekte başardıklarından daha fazlasını affetme eğiliminde olsa da Amerika'nın oluşmasında oynadıkları öncü rol tartışılmaz bir gerçektir.

Pilgrimler Atlantik Okyanusu'nu nasıl geçti?

Bazıları dini özgürlük ile yola çıkan 100 kadar pilgrimi 1620'de Amerika'ya taşıyan Mayflower gemisi.
Bazıları dini özgürlük amacıyla İngiltere'den yola çıkan 100 kadar pilgrimi 1620'de Amerika'ya taşıyan Mayflower gemisi.

Pilgrimler ile dolu Mayflower gemisi İngiltere'den 1620'de Amerika'ya yola çıktı. Peki hikayesi neydi? Atlas Okyanusu'nda sert rüzgarlar esiyor ve dağ gibi kabaran derin yeşil dalgalar gittikçe yükseliyordu. Üç direği de gıcırdayan, ambar kapakları ince tahtalara sağlamlaştırılmış Mayflower, fırtınanın içinde yalpalayarak ilerliyordu. Dalgalar gemiyi insafsızca döverken içinde bulunan 36 İngiliz Püriten veya Protestan Ayrılıkçı ile, arkadaşları olan diğer 66 göçmen, güverteler arasında kendilerine sığınacak bir yer arıyordu.

Mayflower gemisinin Amerika'ya ulaşması

İngiltere'den Amerika'ya yolculuğunda haftalardır bir dizi şiddetli kış fırtınasına karşı savaşmak zorunda kalan 180 tonluk Mayflower gemisi oldukça hırpalanmıştı. Küçük gemi, o güne gelene kadar okyanusa karşı verdiği her mücadeleden zedelenmiş, ama sağlam kalarak çıkmıştı. Fakat bu defa şiddetli dalgalar Mayflower'ı döverken mürettebat geminin büyük yelken direğinin gerilime dayanamayarak eğildiğini ve çatırdadığını duyuyordu. Direğin kırılması durumunda, ki öyle olacakmış gibi görünüyordu, gemi parçalanabilirdi.

Fırtınanın en şiddetli anında, Mayflower dalgalar arasında yukarı aşağı inip kalkarken kaptan Christopher Hones, mürettebat temcilcilerini ve yolcuları bir araya topladı. Bir karar vermek zorundaydılar. Yolcuların bazıları yola devam etmekten yanaydı, çünkü zaten Atlantik'in yarısını geçmiş sayılırlardı. Yaşamları için endişe eden diğerleriyse geri dönmeyi yeğliyorlardı. Geminin marangozu, yelken direğinin tamir edilebilmesi durumunda Mayflower'ın yeniden Amerika yönündeki rotasına dönecek kadar güç kazanabileceğini söyledi. Fakat güvertenin üstüne yıkılan dev direği onarım için kaldırabilmenin bir yolunun olmadığını da ekledi.

Gemideki İngilizlerden biri tam da zamanında yanında yelken direğini kaldırabilecek güçte bir demir alet olduğunu bildirdi. Bu mutlu tesadüf sayesinde mürettebat gerekli onarımı yapabildi ve İngiliz Püritenlerin lideri William Bradford günlüğüne "Kendilerini Tanrı'nın iradesine teslim ettiklerini ve ilerleme azmi içinde olduklarını" yazdı.

Mayflower'da bulunan göçmenler için aksilikler, gemi Amerika'ya doğru yelken açmadan önce başlamıştı. Aslında yolculukta Mayflower'a Speedwell isimli diğer bir geminin eşlik etmesi planlanmıştı. Bu iki 1620 Ağustos ayında Southgampton'dan ayrılmış, fakat Speedwell yoğun bir şekilde su almaya başlayınca geri dönmekten başka çare kalmamıştı.

Plymouth limanında Speedwell'in kolay kolay denize açılabilir durumda olmadığı öğrenildi. Uzun bir gecikme döneminden sonra zaten çapına göre fazla kalabalık olan Mayflower'ın 66 yolcusuna, Speedwell'den gelen 36 kişi daha katıldı, gerisi de Plymouth'da kaldı. Böylece gemi 6 Eylül 1620'de, fırtınalı bir sonbahar gününde demir aldı.

İLGİLİ:  Simon Bolivar ile Güney Amerika'nın bağımsızlığı ve bölünmesi

Açık güvertede geçirilen geceler

Gemideki koşullar son derece çetindi. Yolcuların liderlerinden bazılarına kıç tarafında yer alan gemi çalışanlarına ait bölümde kalmaları için izin verilirken, yolcuların çoğu ranza veya hamak bulunmayan ana güvertede uyumak zorundaydı. Gemi o kadar kalabalıktı ki bazı yolcular gemide bulunan sandal veya filikalarda bile uyumak zorunda kalmışlardı.

Güvertelerin altındaki kısım karanlıktı, iyi havalandırılamıyordu ve sonraları kusmuk kokmaya başlamıştı, çünkü yolcuların çoğunu ciddi ölçüde deniz tutuyordu. Sorunlara fırtınaların da eklenmesiyle üst güverteden içeri yağmur ve tuzlu su da sızmaya başladı. Acımasız rüzgarlar tarafından alabora edileceği korkusuyla yelkenlerini indirmek zorunda kalan küçük tekne bazen günlerce rotasından sapıyordu.

Üşüyen, ıslanan umudu kırılan ve sıcak yemek yapamayan yolcular geminin aşırı kalabalık iç kısımlarına sığındılar. Atlantik yolculuklarının öncülerinden biri olan kaptan John Smith, Mayflower yolcularının dokuz hafta boyunca, fırtınalı sularda, su alan, her an dağılacakmış gibi çatırdayan küçücük bir gemide kaldıklarını yazmıştı. Göçmenlerin çoğu bitkindi.

Denize düşen bir kişi kurtarılıyor

Bir fırtınanın en şiddetli anında mürettebattan John Howland isimli genç bir adam yolcuların güvenliği için duyduğu kaygıdan dolayı, gemi tertibatının hiçbir bölümünün gevşemeye başlamadığından emin olabilmek için gönüllü olarak direğe tırmandı. Ancak birden bastıran dalgalar gemicinin vahşi denizin ortasında savrulan Mayflower'dan denize düşmesine neden oldu. Şans eseri geminin yan kısmından sallanan üst yelkene ait bir ipe tutunmayı başaran Howland, mürettebat tarafından yukarı çekilebildi.

Mayflower'daki yaşam koşulları çok kötü olsa da İngiliz göçmenler hala sağlıklıydı. Seyahat esnasında yolculardan yalnızca biri, William Butten öldü. Yolculuğun sonlarına doğru Elizabeth Hopkins gayet yerinde bir kararla Oceanus adını verdiği bir erkek çocuğu doğurdu.

…sonunda güzel bir ülkeyi görmek … bizi çok sevindirdi, yeniden karayı görmemizi sağlayan Tanrı'ya şükürler olsun.

William Bradford, New Plymouth Valisi

İngiliz göçmenler Plymouth'dan yola çıktıktan 67 gün sonra, 9 Kasım 1620'de Kuzey Amerika kıyısındaki Cape Cod'u gördüklerinde sevinç içinde, "Kara göründü!" diye bağırdılar. Kıyı şeridinin etrafından dolaşan Mayflower bugün Provincetown olarak bilinen yerde demir attı. İngilizler hemen bölgeyi keşfetmek için yola düştüler ve birkaç keşif yolculuğundan sonra "gemi taşımacılığına uygun" bir liman buldular.

Ülkenin iç kısımlarında mısır tarlaları ve küçük ırmaklar gördüklerinde bölgenin yerleşim için uygun olduğunu düşündüler, buraya Plymouth adını verdiler. Kabus yolculuk artık yalnızca anılarda kalmıştı. İngiliz göçmenler en sonunda, hayatta kaldıklarına sevinerek, Yenidünya'ya ilk adımlarını atıyorlardı.

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.