Kategoriler
Mitoloji

Eshilos ve Oresteia tragedyası

Eshilos kimdi ve mitolojiyi nasıl kullanmıştı?


Eshilos (MÖ 525-456), Eleusis'in varlıklı bir ailesinden geliyordu ve aslında Eleusis Gizemleri'nin bir üyesiydi. Gençlik yıllarının büyük bir kısmı, Perslere karşı yapılan savaşlarda asker olarak geçmişti ama yine de, birçok oyun yazmaya ve Kent Diyonizyası'nda ödüller kazanmaya vakit bulabilmişti. Sadece birkaçı günümüze ulaşmış olan oyunlarının büyük bir bölümü, mitolojideki karakterler hakkındadır. Thebai'ye Karşı Yediler adlı oyunu, talihsiz Kral Pedipus'un oğulları hakkındadır; Zincire Vurulmuş Prometheus (bazı bilim insanıları bunu başka bir oyun yazarının yazdığına inanmaktadırlar), aynı derecede talihsiz bir titan hakkındadır.

En ünlü oyunları Oresteia adlı üçlemeyi oluşturan şu üç oyundur: Agamemnon, Adak Sunucular ve Eumenidler. Bunlar da, bütün efsanevi oyunlarında olduğu gibi, Eshilos, bir miti, muhtemelen Mikenler zamanından beri nesilden nesile aktarıldığı şekliyle alır ve onu kendi ahlak duygusunu veya mitin temsil ettiği etik, toplumsal ve dini ilkeleri (bu durumda çok daha erken devirlerde geçerli olan ilkelere ters düşen MÖ beşinci yüzyıl Atina'sının bakış açısından) ifade edecek şekilde yeniden yorumlar.

Oresteia'nın arka planındaki mit nedir?

Eshilos, Oresteia'da, Miken Kralı Atreus'un hanedanının öyküsünden üç dramatik olay örgüsünü yaratır. Bu, Kent Diyonizyası'ndaki seyircilerin iyi bildikleri bir öyküdür. Oyun, tanrıları oğlunun etiyle beslediği için Yeraltı Dünyası'na gönderilip, dereden her su içmeye kalkıştığında başaramayacağı şekilde sonsuza dek "boşuna umutlanma” cezasına çarptırılan Tantalos ile başlar. Atreus Hanedanı lanetlenir ve kardeş katli, yamyamlık, intihar, zina, kutsal şeylere saygısızlık gibi suçlarla dolu bir yola girer. Oresteia'daki karakterler sahnede göründükçe seyirciler onları otomatikman bu dehşet verici öyküyle lekelenmiş olarak görürler.

İLGİLİ:  Cuchulainn ve Tain

Agamemnon'un olay örgüsü nasıldır?

Agamemnon'un olay örgüsü (mitos) Truva Savaşı'ndan dönen Agamemnon'u bekleyen bir gözcünün konuşmasıyla başlar. Gözcü, Agamemnon'un karısı Klytemnestra'nın acımasızlığından kaygılı bir şekilde söz eder. Seyirci Klytemnestra'nın kızgın olduğunu bilir çünkü kral savaşa gitmeden önce bir kehanete uyarak kızı İphigenia'yı kurban etmiştir. Agamemnon sahneye kendine cariye yaptığı Kral Priamos'un kız Kassandra ile birlikte girer. Kassandra, geçmişi ve geleceği görme yeteneği ile lanetlenmiştir. Klyteknestra Agamemnon'u muzaffer bir kahraman sıfatıyla saraya mor bir halının üzerinden yürüyerek girmesi için ikna etmeyi başarır. Bu, aşırı gurur ya da kibir içeren bir davranıştır ve Yunan tiyatrosundaki tragedya kahramanlarının özelliği olan bir günahtır.

Dışarıda bırakılan Kassandra, Agamemnon'u takip etsin mi etmesin mi bilememektedir. Bir monologla Atreus Hanedanı'nın dehşetinin bir kısmını nakleder; Sarayın içinde Agamemnon'un ve kendisinin başına gelecekleri görür. Yine de içeri girer. Az sonra kan donduran çığlıklar duyulur ve Agamemnon ile Kassandra'nın parçalanmış cesetleri şehrin halkını temsil eden koroya gösterilir. Clytemnestra, kocasının öldürülmesinde kullanılan kanlı bir baltayla gelir. Aşığı Aighistos (Agamemnon'un yokluğunda krallığına göz kulak olması için bıraktığı kuzeni) kraliçeye eşlik eder ve küstahça bir kibirle konuşur.

Koro seyirciyi Agamemnon'un oğlu Orestes'in günün birinde mutlaka geri döneceği ve çağlar boyu süren kana kan geleneğine uyarak kesinlikle intikam alacağı konusunda uyarır. Aslında oyunun mitosu, Agamemnon'un karmaşık yaşamının sadece bir saat kadarını içerir. Bir yaşamın bu ufak parçası, seyircinin bir yandan kahramana acımasına, öte yandan Agamemnon'un, karısının, aşığının ve Atreus Hanedanı'nın işlediği günahların dehşetini hem dikkatle hem de korku (yani huşu) içinde izlemesine yol açar. Bir aile ya da toplum içerisinde hiç bitmeyen kan davası görünümü, Atina gibi kanun temeline oturmuş bir şehir devletinde hoş görülecek bir manzara olmazdı.

Adak Sunucular'ın olay örgüsü nasıldır?

Adak Sunucular'da eski kana kan yöntemi geçerliliğini korur. Agamemnon ile Klytemnestra'nın uzun süredir uzakta olan oğulları Orestes saraya varmıştır. O ve kuzeni Pylades, Agamemnon'un mezarının başında durmaktadırlar. Birinin yaklaştığını duyup, saklanırlar. Birazdan kraliçenin, işlediği cinayetin sonucunda muhtemelen kendisine gelecek zarardan korunmak umuduyla yolladığı ağıt söyleyen köleler (adak sunucular) korosuyla birlikte Orestes'in kız kardeşi Elektra gelir. O zaman Orestes ile Pylades ortaya çıkıp, ayin yapan adak sunucuların neden orada olduğunu sorarlar. Koro, Klytemnestra'nın kabusunda bir yılan doğurduğunu, o yılanın, göğsünden sütle kan karışımı emdiğini gördüğünü anlatır. Orestes, o yılanın kendisi olduğunu söyler ve iki kardeş bir intikam planı yaparlar. Orestes ile Pylades, gezginmiş gibi davranarak sarayda kalacak bir yer isterler. Klytemnestra'ya, Orestes'in öldüğünü söylerler. Çok rahatlamış olan Klytemnestra, Aighistos'u çağırır.

İLGİLİ:  Theseus miti ve Ege Denizi'nin isminin hikayesi


Tahtı gasp eden kral geldiğinde Orestes onu öldürür ve oyunun esas problemiyle yüzleşir. Kana kan yönteminin yazılı olmayan kurallarına göre, bir baba ve kralın öldürülmesinin (baba katli ve kral katli) intikamı alınmalıdır. Fakat bu intikamın alınması bir açıdan imkansızdır: İntikamın hedefi annesi olacağı için Orestes bir günah işleyip anne katili olacaktır. Tragedyada çok sık görüldüğü gibi, kahraman çelişen gereklilikler arasında sıkışıp kalmıştır ve bir çıkış yolu yoktur. Orestes, kendisinin, Pylades'in ve kesinlikle Elektra'nın da inandığı (planlanan eylemin ardındaki dürtü) ve eski yasanın da gerektirdiği gibi öldürmek zorunda olduğu için Klytemnestra'yı öldürür. Neredeyse anında Hiddetliler, yani Yunanlıların Eumenidler ya da Erinyeler dedikleri eski yöntemin bekçileri ortaya çıkıp onu anne katili olmakla suçlarlar. Genç kahraman korkup kaçar ve koro, Atreus Hanedanı'nın trajedisinin süreceğini söyler.

Eumenidler'in olay örgüsü nasıldır?

Artık seyirci, üçlemenin üçüncü oyunu Eumenidler için hazırdır. Eshilos, gerekli bir çeşit çözümün yolunu ilk iki oyunda hazırlamıştır. Ya Orestes anne katili olduğu için cezalandırılmalı, böylelikle eski kanlı yöntem korunmalı ya da seyircinin temsil ettiği şehir-devletinin gerçeğine daha uygun olan, yeni ve daha akılcı kurallar veya yasalar dizisi tesis edilmelidir. Kent Diyonizyası'ndaki oyunların, şehrin kendini aklamak amaçlı katartik, ayinsel dramalar olduğu unutulmamalıdır. Sahnedeki kahraman ile birlikte seyirci de acı çeker fakat nihayetinde düzen kurulur ve hayat daha iyi bir şekilde devam edebilir

İLGİLİ:  Veda dönemi sonrası Hint yaratılış mitleri

Eumenidler başlarken Hiddetliler, Orestes'i rahatsız ederler. Orestes Apollo'nun yardımını istemek için Delfi'ye kaçar. Apollo Orestes'in intikam almak için cinayet işlemesini destekler fakat Hiddetliler'in hakkından gelemez. Yine de, Hermes'in koruduğu Orestes Atina'ya gidene kadar onların uyumalarını sağlayan bir büyü yapar. Ürkütücü bir sahnede Klytemnestra'nın hayaleti Eumenidlere görünür ve onları Orestes'in peşine düşmeleri için kışkırtır. Eumenidler uyanıp, Orestes'in ayağına bulaşmış olan Klytemnestra'nın kanının kokusunu alarak onun izini sürerler. Onu Atina'da bulduklarında Athena'nın bir heykeline tutunmaktadır. Hiddetliler etrafını sarınca Athena müdahale eder. Bir duruşma çağrısı yapar. Orada, kendisinin de içlerinden biri olacağı on iki kişilik bir jüri olacaktır. Apollo Orestes'i, Eumenidler ise ölü Klytemnestra'yı temsil edeceklerdir.

Duruşmada Apollo, bir evlilikte erkeğin kadından daha önemli olduğunu ileri sürer (Atina, ataerkil bir toplumda dolayısıyla erkek seyirci topluluğu hemfikir olacaktı). Erkek egemenliği kavramını desteklemek üzere Athena'nın bir anne yerine Zeus'un kafasından doğmuş olduğuna işaret eder. Dolayısıyla Klytemnestra'nın günahı, intikam eylemi aklanmış olan oğlununkinden daha büyüktür. Athena ile diğer beşi, beraatı için oy verirler, Orestes beraat eder. Hiddetliler, "hiddetlenirler" fakat Athena, yeni bir teamül (Apollo ile Athena'nın makul ve akıllıca yasası) oluşturulduğuna, eski günlerin kana kan düzenine karşı, elbette Atina kanununu yansıtan bir kanun konduğuna dair onları ikna eder. Eumenidlere yeni bir yuva verilir ve "Muhteremler" şeklinde yeniden adlandırılırlar. Artık merhametin intikamdan üstün olduğu anlayışına dayanan bir şehir olan Atina'nın refahını garanti edeceklerdir.

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarına ilgilidir.