Kategoriler
Tarih & Kültür

Salamis Savaşı ve Eski Yunanistan'da demokrasinin doğuşu

Bu yazımızda Salamis Savaşı üstüne nedenleri ve sonuçları yalın bir dille anlatıyoruz. Bir önceki yazımızda Salamis Savaşı hakkında detaylı bir yazı hazırlamıştık. Bu savaş Eski Yunanistan'ın bugün hala konuşulan zengin ve güçlü dönemlerinin başlamasına neden oldu. Fakat bu savaşın neden, nasıl ve nerede hangi şartlarda gerçekleştiğini de bilmemizde yarar var.

Salamis Savaşı nasıl başladı?

Salamış Savaşı / Herodotus
Herodotos, Halikarnas doğumlu abartmayı seven bir tarihçiydi

VI. yüzyılın ortalarından itibaren Yunanlıların yaşamında güçlü Pers İmparatorluğu'na karşı duyulan baskın bir korku vardı. Persler, tahttaki Ahameniş hanedanının kurucusu Kyros'un önderliğinde eski Asur ve Babil uygarlıklarını fethettikten sonra batıya, Anadolu'nun batı kıyılarındaki İonya'da yaşayan Yunanlılara yönelmişti.

Kyros MÖ 546'da Anadolu'nun batı ucundaki Lidya'nın efsanevi zenginlikteki kralı Karun'u (Kroisos) yendi. Daha sonra Ion kentlerine ve adalara da boyun eğdirerek imparatorluğunun kuzeybatı ucundaki hakimiyetini güçlendirdi.

Kyros 529'da öldüğünde bilge ve hoşgörülü bir kral olarak tanınmıştı. Yerine geçen oğlu Kambyses Mısır'ı Pers İmparatorluğu'na kattı, ancak sadece sekiz yıllık bir saltanatın ardından öldü. 521'de Dareios ya da Persçe adıyla Dara imparator oldu. İmparatorluğu Anadolu'dan İndus Irmağı'na kadar genişletti. Lidya'daki Sardes ile İran Körfezi'nin kuzeyindeki Susa arasında 2575 km'lik bir yol yapılarak uzak eyaletler birbirine bağlandı.

Dareios 512'de dikkatini Avrupa'ya yöneltti ve İskit kabilelerini cezalandırmak üzere çıktığı sefer sırasında Trakya'yı işgal etti. 499'da İon kentleri Atina'nın ve diğer Yunan kent devletlerinin desteğiyle başkaldırınca, Yunanistan'a saldırmak için bir bahane çıktı. İsyan sertçe bastırılsa da, Kral Dareios Yunanistan'ı dize getirmeye karar vermişti bile. 492'de damadı Mardonios'u Kuzey Yunanistan'ı işgale gönderdi, ancak Aynaroz Dağı açıklarında gemilerinden çoğu batınca, Mardonios geri çekilmek zorunda kaldı.

İLGİLİ:  Demokrasinin ilkeleri: Sivil toplum ve refah devleti

Yenilmezliğin sonu

Persler iki yıl sonra Yunanistan'ı tekrar işgal edip Ege adalarını fethettiler. 25000 kişilik orduları Atina'nın kuzeyinde, Ege Denizi kıyısında yer alan Marathon'a çıktığında, 9000 Atinalı ve 1000 Plataealıdan oluşan daha küçük bir ordu tarafından yenilince şaşkına döndüler. Bu çarpışma, Yunanlıların büyük zaferlerinin ilkiydi ve Perslerin de yenilmez olmadığı kanıtlanmıştı. Dareios 486'da öldü ve yerine oğlu Kserkses (I. Serhas ve Xerxes olarak da yazılırgeçti.

Kserkses 481-480 kışını Anadolu'da, Sardes'te geçirdikten sonra, Pers İmparatorluğu'nun dört bir yanından toplanmış muazzam bir orduyla Çanakkale Boğazı'nı geçti. Yunanlı tarihçi Herodotos Pers Ordusu'nun 1,5 milyon piyade ve 80000 süvariden oluştuğunu anlatır. Destek olarak 1200 savaş gemisi ve 3000 nakliye gemisi varmış. Herodotos abartmaya eğilimli bir anlatıcıdır, ancak verdiği rakamların yarısı bile doğru kabul edilse, Yunanlıların Salamis ve Plataea'da çarpışıp yendiği güçlerin o güne dek dünyanın gördüğü en büyük ordu olduğu anlaşılmaktadır.

Kserkses nasıl bir hükümdardı?

 Persepolis / Salamis Savaşı
Pers İmparatorluğu'nun başkenti Persepolis ihtişamıyla bilinirdi

Kserkses MÖ 520 civarında doğru. Babası Dareios, annesi Kraliçe Atossa'ydı. 486'da tahta çıktığında Mısır ve Babil'de isyanlarla karşılaştı ve bunları acımasızca bastırdıktan sonra dikkatini Yunanistan'ın işgaline yöneltti. Persler Çanakkale Boğazı'nda gemilerden bir köprü kurdular ve 492 yılında Dareios'un filosunun başına gelen felaketi yaşamamak için Aynaroz Yarımadası'na kanal kazdılar.

Yunanlı yazarlar Kserkses'in deliliğe varan derecede dengesiz biri olduğunu iddia ederler. Bir seferinde gemilerden yapılma köprüsü bir fırtınada dağılınca istihkamcıları idam ettirdiğini ve sonra da Çanakkale Boğazı'nın sularının 500 kırbaç vurulduktan sonra kızgın demirlerle dağlanmasını emrettiğini anlatırlar.

İLGİLİ:  Barut İmparatorlukları; Osmanlı, Safevîler ve Babürlüler

Bir başka efsaneye göre, Pers Ordusu yola çıkarken beş oğlu asker olan bir Lidyalı, Kserkses'ten yaşlandığında kendisine bakması için en büyük oğlunu serbest bırakmasını dilemiş. Kral cevap olarak genç adamın vücudunu ikiye ayırmış, her iki yarısını yolun birer yanına koyarak orduyu aradan yürütmüş. Öte yandan bir çıkar ağacının güzelliğinden öyle etkilenmiş ki, dallarına altınlar astırmış ve başına bir muhafız dikmiş.

Perslerin görkemli başkenti Persepolis'i yaptıran da Kserkses'ti. Ancak halk tarafından hiç sevilmedi ve Salamis Savaşı ardından birkaç yıl sonra, MÖ 465'te öldürüldü.

Persleri yenmek Atina'yı nasıl etkiledi?

Peloponnesos Savaşı / Sparta ve Atina
Yıllarca süren Peloponnesos Savaşı sonucunda Atina kent devleti son buldu

Pers savaşlarından sonra Yunanlılar 50 yıl sürecek bir barış dönemine girdiler. Yunan kent devletlerinin en görkemlisi olan Atina'da inşa edilen yeni binalar ve anıtlarla, oyunlarla, felsefe ve şiirle dolu bir altın çağ başladı. Bu kültürel canlanmanın gerisindeki itici güç devlet adamı Perikles'ti.

Harabeye dönmüş kentin yeniden yapılması yeni sanat tarzlarının geliştirilmesine de olanak sağladı. Heykeltıraşlar ve ressamlar heykellerde, rölyeflerde ve vazolar ile kupalara resmettikleri günlük yaşamdan sahnelerde daha gerçekçi oldular. Perslerin yıktıklarının yerlerine yapılan tapınaklarda klasik oranlar kullanıldı ve göz kamaştırıcı duvar süsleri ile kırmızı, mavi, altın sarısı heykeller yerleştirildi. Akropolis'te tanrıça Athena'ya adanmış büyük Parthenon tapınağı yapıldı. Tütsü kokulu salonunda heykeltıraş Phidias'ın yaptığı altın ve fil dişinden dev bir Athena heykeli vardı.

Akropolis'in altında yapılan tiyatroda Aiskhylos'un, Sophokles'in ve Euripides'in trajedeleri ilk kez sahneye kondu. Bereket ve şenlikler tanrısı Dionysos'un onuruna dini kutlama olarak başlayan bu sanatta dans, müzik ve söz bir aradaydı. Bu oyunlar modern tiyatronun temelini oluşturdu.

İLGİLİ:  Dünya tarihi /MÖ 450–381/ 12 Levha Kanunları, Monte Alban şehri, Atina ve Sparta savaşı

Atinalıların üstünlük dönemi 431 yılında Atina ve Sparta arasındaki Peloponnesos Savaşı'nın patlamasıyla son buldu. Bu savaş Atina'nın 404 yılında teslim olmasına kadar tam 27 yıl devam etti ve Yunan devletlerini tüketti.

Demokrasi nerede doğdu?

Yunanistan'da demokrasi
Demokrasi halkın en kesimine detaylı olarak anlatılıyor ve öğretiliyor

Çağdaş demokrasi kavramı Eski Yunan'da doğmuştur; sözcüğün kendisi Yunanca "halkın iktidarı" demektir. Kökenleri Eski Yunanistan'ın polis denen kent devletlerine dayanır. Atina ve Korinthos gibi bu devletlerin her biri, siyasi hayatın belirlendiği meclislerde her yurttaşın aktif rol oynamasına izin verecek kadar küçüktü. Ancak, Eski Yunan'da uygulanan demokrasi çağdaş anlayıştan çok farklıydı. Kas gücünden yararlanılan kölelerin kent devletin işleyişinde hiçbir rolleri yoktu. Dahası, kadınların oy hakkı olmadığından, özgür doğan nüfusun en az yarısı da dışlanıyordu.

Homeros'un destanları İlyada ile Odysseia o dönemden kalmış olsa da, Eski Yunan'da MÖ 1100 – 800 arasında, yani "karanlık çağı"daki yaşam hakkında pek az şey bilinmektedir. 800 – 500 arasında kentler güçlü gruplar ya da oligarşiler tarafından yönetilmekteydi. 600'lerde Atinalı Solon gibi reformcu yasa koyucular yoksul yurttaşları da kentin yönteminde söz sahibi yaparak demokrasinin kapsamını genişlettiler. Böylece insanlar kendilerini yaşadıkları kentin yurttaşı gibi hissediyor, Pers istilası gibi dışarıdan gelen tehditlere karşı bir Yunan birliği duygusu oluşuyordu.

Platon Devlet adlı eserinde yasalara uyan monarşinin kent devletler için en iyi yönetim biçimi olduğunu savundu. Oligarşi, demokrasi, demagoji ve istibdatın birbirini izleyeceğini, her birinin bir öncekinden beter olduğunu ve bu döngüyü kırmanın tek yolunun kentlerin "filozof krallar" tarafından yönetilmesini iddia etti.

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarıyla ilgilidir.