Kategoriler
Tarih & Kültür

İpek Yolu: Tarihi ve önemi

Reklam

İpek Yolu, Çin ve Uzak Doğu'yu Orta Doğu ve Avrupa'ya bağlayan ticaret yolları ağıdır. Çin'deki Han Hanedanlığı'nın MÖ 130'da Batı ile ticarete başlamasıyla kurulan İpek Yolu hattı, Osmanlı İmparatorluğu'nun Çin ile ticareti boykot edip kapattığı MS 1453'e kadar kullanımda kaldı. İpek Yolu'nun son kez uluslararası ticarette kullanılmasının üzerinden yaklaşık 600 yıl geçmesine rağmen, bu rotaların ticaret, kültür ve tarih üzerinde bugün bile yankılanan kalıcı etkileri vardır. Sadece Çin Seddi bir yönden İpek Yolu'nu korumak için inşa edilmiştir. İpek Yolu, Uzak Doğu'dan başlayarak, Orta Asya, Orta Doğu ve sonunda Avrupa'ya ulaşan yaklaşık 6.000 kilometre uzunluğunda ticaret yolları ağıydı.

İpek Yolu'nun tarihi

ipek yolu karavanları

Charles Theodore Frere (1814 – 1888)

Yunanistan ile Çin arasındaki Doğu-Batı ticaret yolları ilk kez MÖ birinci ve ikinci yüzyıllarda açılmaya başladı. Roma İmparatorluğu ve (şimdiki kuzey Hindistan'daki toprakları yöneten) Kuşan İmparatorluğu İpek Yolu'nun sağladığı ticaretten faydalandılar.

Çin için kullanılan antik Yunanca isim, kelimenin tam anlamıyla "ipek diyarı" demek olan "Seres"ti. İlginçtir ki, aradaki bariz bağlantıya rağmen "İpek Yolu" teriminin doğması neredeyse binlerce yıl almıştır. Terim ilk kez Alman coğrafyacı ve tarihçi Ferdinand von Richthofen tarafından ticaret yollarını açıklamak için 1877'de icat edildi.

Bununla birlikte, rotanın birden fazla yolu olduğundan tarihçiler bunu daha iyi yansıtmak adına artık "İpek Yolları" terimini tercih ediyor.

Reklam

İpek Yolu nasıl ve ne zaman açıldı?

Büyük İskender Persleri fethettikten sonra MÖ 339'da Neb'in Fergana Vadisi'nde (günümüz Tacikistan) "İskenderiye Eschate" şehrini kurdu. Yaralı gazilerini şehirde bırakan İskender yoluna devam etti. İskender'in ölümünden sonra bu Makedon savaşçılar zamanla yerli halkla evlendiler ve Selevkos İmparatorluğu altında Grek-Baktriya kültürünü kurdular.

Grek-Baktriyalı kral I. Euthydemus (MÖ 260-195) döneminde Grek-Baktriyalılar topraklarını genişletti. Yunan tarihçi Strabo (MS 63-24) Yunanlılar “imparatorluklarını Seres'e kadar genişletti” (Georgraphy XI.ii.i) der. Yunanlılar ve Romalılar bu dönemde Çin'e "ipeğin geldiği ülke" anlamına gelen "Seres" adını verdiğinden Çin ile Batı arasındaki ilk temasın MÖ 200 yıllarında gerçekleştiği düşünülür.

Batı ile ticaret ederek yeni ürünler tanımak isteyen İmparator Wu MÖ 130'da İpek Yolu'nu açtı.

Çin Han Hanedanlığı (MÖ 202 – MS 220), kuzey ve batı sınırlarında Hiung-nu'nun göçebe kabilelerince devamlı taciz ediliyordu. MÖ 138'de İmparator Wu, Hiung-nu'yu yenmek için Yüeçi halkıyla görüşmek üzere elçisi Zhang Qian'ı batıya gönderdi.

Zhang Qian’ın keşif gezisi, onu Orta Asya’daki birçok farklı kültür ve medeniyetle tanıştırdı. Bunlara Büyük İskender’in ordusundan gelen Greko-Baktriyalılar veya elçinin tanımladığı isimle "Dayuan", "Büyük İyonyalılar" da dahildi. Dayuan'ın güçlü atları bulunuyordu. Zhang Qian durumu Wu'ya bildirdi ve atlar yağmacı Hiung-nu'ya karşı etkili şekilde kullanıldılar.

Reklam

Zhang Qian’ın yolculuğu sadece Çin ve Batı arasındaki teması artırmadı, aynı zamanda Çinlilere güçlü bir süvari ordusu kurmak için gereken verimli at yetiştirme bilgisini öğretti. At Çin'de uzun zamandır biliniyordu ve en erken Shang Hanedanlığı (MÖ 1600 – 1046) gibi bir tarihte dahi süvari ve savaş arabaları için kullanılıyordu ancak Çin, Batı'nın iri ve hızlı atına hayran kalmıştı. Han Hanedanı Dayuan'ın Batılı atıyla Hiung-nu'yu yendi. Bu başarı, İmparator Wu'ya Batı ile ticaret yaparak daha başka neler kazanılabileceğine dair ilham verdi ve İpek Yolu MÖ 130'da açıldı.

Milattan önce 171-138 yılları arasında Partlı I. Mithridates Mezopotamya'daki krallığını genişletmek ve pekiştirmek için yeni çabalara girişti. Seleukos Kralı VII. Antiokhos Sidetes (MÖ 138-129) bu genişlemeye karşı çıktı ve de kardeşi Dimitrios'un ölümünün intikamını almak için Mithridates halefi II. Phrates'in Part ordusuna savaş açtı. Antiokhos'un yenilgisiyle Mezopotamya, Part egemenliğine girdi ve İpek Yolu'nun kontrolü ele geçirildi. Partlar daha sonra Çin ile Batı arasında merkezi aracı haline geldiler.

Kral Yolu

Ticaret yolunun ilk temelleri Kral Yolu ile atıldı.
İpek Yolu'nun ilk temelleri Kral Yolu ile atıldı.

Çin'i yöneten Han Hanedanlığı döneminde (MÖ 206-MS 220) Uzak Doğu ile Avrupa arasındaki ilk ticareti İpek Yolu'nun başlattığı düşünülür. Han İmparatoru Wu, MÖ 138'de imparatorluk elçisi Zhang Qian'ı Orta Asya'daki kültürlerle temas kurması için gönderdi ve onun seyahatlerinden gelen raporlar Batı'ya uzanan insanlar ve topraklar hakkında değerli bilgiler sundu. Ancak İpek Yolu rotası üzerinde mal ve hizmet taşınması daha da eskilere dayanmaktadır.

Şuşa'yı (günümüz İran'ında) 2600 km batıdaki Sardis'e (Türkiye'de Akdeniz'e yakın) bağlayan Kral Yolu, Pers hükümdarı I. Darius tarafından Ahameniş İmparatorluğu döneminde açıldı. Yol, İpek Yolu'nun açılmasından yaklaşık 300 yıl önce kurulmuştu. Bu nedenle İpek Yolu'nun tarihi aslında Han Hanedanlığı'ndan da geriye uzanır. Kral Yolu sonraları İpek Yolu'nun ana damarlarından biri oldu.

Persler Kral Yolu'nu Mezopotamya'yı Hindistan alt kıtasına ve Mısır üzerinden kuzey Afrika'ya bağlayacak daha küçük yollar inşa ederek genişlettiler.

Reklam

Eski Yunan Makedonya krallığının hükümdarı Büyük İskender Kral Yolu'nu kullanarak topraklarını İran'a doğru genişletti. Yolların bazı kısımları sonraları İpek Yolu'na dahil oldu.

Kral Yolu boyunca kurulan posta istasyonlarında dinç atlar bulundurulur ve elçilerin, mesajlarını imparatorluk boyunca hızlıca iletmesi sağlanırdı. İranlı elçilerin hızı ve verimliliği hakkında yazan Herodot şunları söyler:

Dünyada bu İranlı kuryelerden daha hızlı seyahat eden hiçbir şey yok. Ne kar, ne yağmur, ne sıcaklık, ne de gece karanlığı bu kuryelerin belirlenen rotayı en hızlı şekilde tamamlamasına engel değil. (Histories VIII.98)

İpek Yolu'nun ticaret yolları

Çin'in Çangan kentinden Taklamakan Çölü'nü ve Pamir Dağları'nı aşarak Bağdat'a ulaşan ve Avrupa'ya açılan İpek Yolu.
Çin'in Çangan kentinden Taklamakan Çölü'nü ve Pamir Dağları'nı aşarak Bağdat'a ulaşan ve Avrupa'ya açılan İpek Yolu.

İpek Yolu güzergahları, malların taşınması, takası, dağıtımı ve depolanmasını kolaylaştırmak için tasarlanmış ve stratejik olarak konumlandırılmış ticaret noktaları, pazarlar ve geçitlerden oluşan geniş bir ağ içeriyordu.

Bu rotalar Greko-Romen metropolü Antakya'dan başlayıp Palmira üzerinden Suriye Çölü boyunca Tizpon'a (Part başkenti) ve günümüz Irak'ında bir Mezopotamya şehri olan Dicle Nehri üzerindeki Seleucia'ya kadar uzanıyordu.

Reklam

Seleucia'dan sonra güzergah Zagros Dağları üzerinden doğuya çıkıyor ve Ekbatan (İran) ile Merv (Türkmenistan) şehirlerinden geçiyordu. Buradan modern Afganistan ile doğuda Moğolistan ve Çin'e varan ek İpek Yolu rotaları vardı.

İpek Yolu'nun güzergahları malların Dicle ve Fırat nehirlerine taşındığı Basra Körfezi'ndeki limanlara kadar çıkıyordu.

Bu şehirlerden geçen yollar, malların Roma İmparatorluğu'nun her yerine ve Avrupa'ya gönderildiği Akdeniz'deki limanlara vardı.

İpek Yolu'nda ne taşındı?

MÖ 1. yy ile MS 1. yy'dan kaldığı tahmin edilen Nebatîler'e ait seramik açık kase

İpek Yolu boyunca birçok farklı türde mal taşınmasına rağmen adı, Çin ipeğinin batı ile, özellikle de Roma ile olan popülaritesinden gelir. İpek Yolu güzergahı Çin'den Hindistan'a, Küçük Asya'ya (Anadolu) ve Mezopotamya boyunca Mısır, Afrika kıtası, Yunanistan, Roma ve İngiltere'ye kadar uzanıyordu.

Kuzey Mezopotamya bölgesi (bugünkü İran), Part İmparatorluğunun bir parçası olarak Çin'in Batı ile ticarette en yakın ortağı oldu ve önemli kültürel alışverişler yapıldı. Han Hanedanlığı döneminde Çinliler tarafından icat edilen kağıt ve yine bir Çin icadı olan barut, ipeğe göre kültür üzerinde çok daha büyük etkiye sahip oldu.

Reklam

Doğunun zengin baharatları da ipek endüstrisine kıyasla kültüre daha fazla katkı sağlamıştır. Yine de, Roma İmparatoru Augustus zamanında (MÖ 27 – MS 14) Çin ile Batı arasındaki ticaret sağlamlaştı ve ipek Mısır, Yunanistan ve özellikle Roma'da en çok aranan ürün oldu.

"İpek Yolu" adı, Çin ipeğinin Roma İmparatorluğu ve Avrupa şehirlerindeki tüccarlar arasındaki popülerliğinden gelse de Doğu ve Batı arasında yapılan tek önemli ihracat ipek değildi.

İpek Yolu'nda Doğu'dan Batı'ya taşınan mallar:

  • İpek
  • Çay
  • Boya
  • Değerli taşlar (yeşim gibi)
  • Çin'den tabak, kase, bardak, vazo
  • Porselen
  • Baharatlar (tarçın ve zencefil gibi)
  • Bronz ve altın eserler
  • İlaç
  • Parfüm
  • Fildişi
  • Pirinç
  • Kağıt
  • Barut

İpek Yolu'nda Batı'dan Doğu'ya taşınan mallar:

  • At
  • Eyerler ve binicilik ekipmanları
  • Asma ve üzüm
  • Hem egzotik hem de evcil köpekler ve diğer hayvanlar
  • Hayvan kürkleri ve derileri
  • Bal
  • Meyveler
  • Züccaciye
  • Yün battaniye, kilim, halı
  • Tekstil (perdeler gibi)
  • Altın ve gümüş
  • Deve
  • Köle
  • Bronz silahlar ve zırhlar

İpeğe ek olarak İpek Yolu ile Doğu'nun zengin baharatları hızla Batı'da popüler olmaya başladı ve Avrupa'nın büyük bölümünde mutfakları değiştirdi.

Reklam

Benzer şekilde, İslam dünyasındaki cam yapma teknikleri doğuya taşınarak Çin'e ulaştı.

Barutun kökenlerine dair bilgi azdır. Yine de Çin'de 600'lü yılların başlarında havai fişek ve ateşli silah kullanıldığına dair atıflar var. Tarihçiler, barutun gerçekten de İpek Yolu güzergahlarından Avrupa'ya ihraç edildiğine ve ardından 1300'lü yıllarda İngiltere, Fransa ve diğer ülkelerde toplarda kullanılmak üzere daha da rafine edildiğine inanıyor.

Baruta erişimi olan ulus devletler savaşta bariz avantajlara sahip oldular ve barutun ihracatı bu nedenle Avrupa'nın siyasi tarihi üzerinde muazzam etkilere neden oldu.

Roma'nın ipek sevgisi

Çangan antik kenti Doğu Pazarı ve Batı Pazarı olarak ayrılır ve özellikle Orta Asya, İran, Arabistan, Güney Asya, Kore ve Japonya'dan tüccarlar değerli eşyalarını Batı Pazarı'nda sergilerdi.
Çangan antik kenti Doğu Pazarı ve Batı Pazarı olarak ayrılır ve özellikle Orta Asya, İran, Arabistan, Güney Asya, Kore ve Japonya'dan tüccarlar değerli eşyalarını Batı Pazarı'nda sergilerdi.

Jül Sezar, İmparator Augustus adını almadan önce ipek kıyafete dair tartışmaya katılarak rakipleri Mark Antony'yi (MÖ 83-30) ve VII. Kleopatra'yı (MÖ 69-30) ahlaksız görünmekle suçladı. Her iki rakipte giderek çapkınlıkla ilişkilendirilen Çin ipeği giymeyi tercih ettiğinden Sezar düşmanlarını küçük göstermek için bu gerçeği kullandı. Jül Sezar, Antonius ve Kleopatra'ya karşı zafer kazandı ancak ipeğin popülaritesini azaltmayı başaramadı.

Tarihçi Will Durant şöyle yazar:

Reklam

Romalılar, ağaçlardan toplanan bir bitkisel ürüne [ipek] bağlandılar ve ona ağırlığınca altın kadar değer biçtiler. Bu ipeğin büyük kısmı, Roma ve diğer şehirlerin hanımlarına elbise olduğu Kos adasına geldi; MS 91'de görece fakir olan Messenia, kadınlarının dini inisiyasyonlarda şeffaf ipek elbiseler giymesini yasaklamak zorunda kaldı. (329)

Genç Seneca (MÖ 4 – 65 CE) dönemine gelindiğinde muhafazakar Romalılar, Çin ipeğini kadınlar için ahlaksız bir elbise ve erkekler için kadınsı kıyafet olarak nitelendirmekte Sezar dönemine kıyasla daha ateşliydiler. Ancak bu eleştiriler Roma ile olan ipek ticaretini durdurmaya yetmedi ve Kos adası ürettiği ipek giysilerle zengin ve lüks bir konuma erişti.

İtalya 'elverişsiz' bir ticaret dengesine sahipti. Sattığından daha fazlasını satın alıyor ancak yine de Çin'e halı, mücevher, kehribar, metal, boya, ilaç ve cam gibi zengin mallar ihraç ediyordu. İmparator Marcus Aurelius (MS 161-180) zamanında ipek Roma'daki en değerli mal oldu ve hiçbir muhafazakar eleştiri ipek ticaretini yavaşlatmaya veya bu modayı durdurmaya yetmedi.

Şarlman'ın Sur Mor Örtüsü
Şarlman'ın Sur Mor Örtüsü

İpek MS 476'da Roma İmparatorluğu'nun çöküşüne dek pahalanmasına rağmen Aurelius'tan sonra bile popülerliğini korudu. Bunu, Bizans İmparatorluğu olarak bilinen ve Roma aşkını ipekle sürdüren doğudaki ülkeye borçluydu.

İpeğin ağaçta yetişmediğinin farkedilmesi

MS 60 civarında Batı, ipeğin Çin'deki ağaçlarda yetiştirilmediğini, aslında ipekböcekleri tarafından eğrildiğinin farkına vardı. Çinliler ipeğin kökenini sır olarak sağlamıştı ve ipekböceklerini ve ipeği hasat etme süreçlerini de kasıtlı şekilde gizlediler.

Reklam

Çin'in ipeğe talep ettiği fahiş fiyatları ödemekten bıkan Bizans imparatoru Justinianus (MS 527-565), keşiş kılığına girmiş iki elçiyi ipekböceklerini çalmak ve batıya getirmek için Çin'e gönderdi. Plan başarılı oldu ve Bizans ipek endüstrisini başlattı. Bizans İmparatorluğu MS 1453'te Türklerin eline geçtiğinde, Osmanlı İmparatorluğu İpek Yolu'nu kapattı ve batı ile tüm bağları kesti.

Doğu'yu keşfin başlaması

İpek Yolu rotaları, Uzak Doğu'nun kültürünü ve coğrafyasını daha iyi anlamak isteyen kaşiflere yeni geçiş yolları açtı. Venedikli kaşif Marco Polo, 1275'te Moğol İmparatorluğu'nun kontrolünde olan İpek Yolu'nu İtalya'dan Çin'e seyahat etmek için kullandı.

Polo ailesi özellikle kara rotalarını takip ederek tekneyle değil, deveyle seyahat ediyorlardı. Sonunda Moğol imparatoru Kubilay Han'ın lüks yazlık sarayı Xanadu'ya vardılar. Kaşif, toplamda 24 yıllını Asya'da Kubilay Han'ın sarayında vergi tahsildarı olarak çalışarak geçirdi. Babası ve amcası ile birlikte sarayda oldukça zenginleşti.

Marco Polo, Moğol İmparatorluğu'nun gerilediği 1295'te yine İpek Yolu güzergahı üzerinden Venedik'e döndü. İpek Yolu boyunca yaptığı yolculuklar, Avrupalıların Asya ticaretini ve kültürünü daha iyi anlamasını sağlayan "Marco Polo'nun Seyahatleri" adlı kitabının temelini oluşturdu.

İpek Yolu'nun önemi

ipek yolu kervanları

David Robert (1796-1864)

Reklam

İpek Yolu'nun dünyaya sağladığı en büyük değer kültür alışverişidir. Sanat, din, felsefe, teknoloji, dil, bilim, mimarlık ve medeniyetin diğer her unsuru bu güzergahlar üzerinden aktarıldı. İpek Yolu üzerinden Konstantinopolis'e geldiği düşünülen ve Bizans İmparatorluğu'nu yok eden MÖ 542'deki hıyarcıklı vebanın da İpek Yolu'ndan yayıldığı düşünülür. Orta Çağ'da görülen Kara Ölüm Avrupa nüfusunun neredeyse üçte birini yok etti.

İpek Yolu'nun kapanması, tüccarları ticaretlerini sürdürmek için denize açılmaya zorladı. Böylece dünya çapında bir etkileşimi ve küresel toplumun inşasını başlatan Coğrafi Keşifler görüldü. İpek Yolu'nun kapatılması insanların dünya anlayışını genişletti. Avrupalıları okyanusun ötesine gönderdi ve Yeni Dünya Amerika'nın keşfine ve de fethine yol açtı. İpek Yolu'nun modern dünyanın kalkınmasına zemin hazırladığı söylenebilir.

Han Hanedanlığı döneminde Çinliler tarafından icat edilen kağıt ve barut gibi emtiaların Batı'daki kültür ve tarih üzerinde bariz ve kalıcı etkileri oldu. Ayrıca Doğu ve Batı arasında en çok ticareti yapılan ürünler arasına girdi.

Kağıt, MÖ 3. yüzyılda Çin'de icat edildi ve kullanımı İpek Yolu üzerinden yayıldı. İlk olarak MS 700 civarında Semerkant'a ulaştı ve o zamanlar Müslümanların kontrolünde olan Sicilya ve İspanya limanlarından Avrupa'ya taşındı.

Kağıdın Avrupa'ya gelişi yazılı sözcükleri ilk kez kitle iletişimde önemli kıldı ve endüstriyel değişimi teşvik etti. Gutenberg’in matbaayı geliştirmesi kitapların ve daha sonra da gazetelerin seri üretimini ve daha geniş bir haberleşme ve bilgi alışverişini mümkün kılındı.

Reklam

Coğrafi Keşifler Avrupalıların bazı topraklarda tanrı ve ülkeleri adına hak talep etmeleri ve batı kültürünü ve dinini bu bölgelere yaymalarını sağladı. Aynı zamanda diğer uluslar da Avrupa kültürünü etkiledi. İpek Yolu, açılışından kapanışına kadar dünya medeniyetinin gelişimi üzerinde o kadar büyük bir etkiye sahiptir ki modern dünyayı onsuz hayal etmek zordur.

Kaynakça

1.List of Rulers of Ancient Greece. https://www.metmuseum.org/toah/hd/gkru/hd_gkru.htm.
2.Trade between the Romans and the Empires of Asia. https://www.metmuseum.org/toah/hd/silk/hd_silk.htm
3.Royal Road. https://www.globalsecurity.org/military/world/iran/royal-road.htm
4.The Legacy of the Silk Road. http://yaleglobal.yale.edu/content/legacy-silk-road
5.About the Silk Road. https://en.unesco.org/silkroad/about-silk-road

Yazar Berkay Alpkunt

Coğrafya ve astronomi üzerine geniş kapsamlı içerikler hazırlıyor. Diğer ilgi alanları canlı hayatı, bilim tarihi ve ülkeler olarak sıralanır. Aynı zamanda bağımsız video oyunlarıyla ilgilidir.