Kleisthenes (Cleisthenes): Demokrasinin Kurucusu

Birçok tarihçi Kleisthenes'i "Atina Demokrasisinin Kurucusu" olarak kabul eder.
Philipp Foltz'un Atinalı politikacı Perikles'i Meclis'in önünde ünlü cenaze konuşmasını yaparken tasvir eden on dokuzuncu yüzyıl resmi.
Philipp Foltz'un Atinalı politikacı Perikles'i Meclis'in önünde ünlü cenaze konuşmasını yaparken tasvir eden on dokuzuncu yüzyıl resmi.

Antik Atina genellikle tarihteki ilk demokrasi temelli yasaların belirleyicisi olarak biliniyor. Elbette bu yeni demokrasinin gelişmesi uzun yıllar ve birçok hükümdara ihtiyaç duydu. Bu dönemin en bilinen kişiliklerinden birisi de hiç şüphesiz "Atina demokrasisinin kurucusu" olarak da tanımlanan Kleisthenes olmuştur.

Kleisthenes'in İlk Yılları ve İktidara Yükselişi

Philipp Foltz'un Atinalı politikacı Perikles'i Meclis'in önünde ünlü cenaze konuşmasını yaparken tasvir eden on dokuzuncu yüzyıl resmi.
Philipp Foltz'un Atinalı politikacı Perikles'i Meclis'in önünde ünlü cenaze konuşmasını yaparken tasvir eden on dokuzuncu yüzyıl resmi.

Kleisthenes M.Ö. 570 yılında Atina'nın aristokrat ailelerinden Alcmaeonid'in içinde doğdu. Babası Megakles, Atina politikasının tanınan bir ismi, annesi ise Sicyon kentinin tiranlarından Kleisthenes'in kızı Agariste'dir. Kleisthenes'in sahnede görünmesi M.Ö. 525'i buluyor. O sene Hippias döneminde archon (yüksek yetkili kamu görevlisi) olarak göreve başlayarak, siyasi önemini gösterdi. Fakat kısa süre sonra ailesinin Atina hükümetinin gözündeki yeri değişti. Dolayısıyla Kleisthenes sürgün edilmek zorunda kaldı. Kleisthenes artık Sparta yönetimini Hippias'ı tahtından indirmeleri için ikna etmeye çalışıyordu. Hatta bunun için Delfi Kahini'nden yardım isteyecekti.

Hippias'ın tiranlığı sonlandığında bir başka sorun ortaya çıkmıştı. Atina hükümetini dizayn edebilecek iki grup aynı anda ön plana çıkarken, bunlardan birisi olan İsagoras, Aristoteles tarafından tiran yanlısı olarak tanımlanıyordu. Diğeri ise Kleisthenes tarafından yönetilen gruptu. İsagoras M.Ö. 508 yılında Archon seçilmesi başararak bir adım önde göründü. Fakat Solon'un reformlarını (bkz: Atina Demokrasisi) değersiz görerek, birkaç aristokrat aileye gücün dağıtıldığı "yeni" bir tiranlık kurdu. Borç köleliği yüzünden travmatik günler yaşayan Atinalıların alt sınıfları, tüm desteklerini Kleisthenes'e verecekti. İsogoras'ı korkutan bu durum, Sparta kralı Cleomenes'ten yardım istemesine neden oldu. İstediği şey elbette Kleisthenes'in götürülmesiydi ama beklediği gibi olmadı.

Spartalılar küçük bir birlik göndererek Atina'yı kuşattı. Kleisthenes bu durumda kenti bir süreliğine terk etmeyi uygun buldu. Spartalılar ve İsagoras, Atinalıların direnişi nedeniyle kuşatmayı kaldırdı. Kleisthenes'in aklındaki reformlar için artık hiçbir engel kalmamıştı. Özgürce Atina'ya geri dönerek çalışmalara başladı.

Solon'un Atina Demokrasisindeki etkisi

solon
Solon'un bir büstü

Solon, Kleisthenes'ten önce birçok reform gerçekleştirmişti. Dolayısıyla Solon'un demokrasiye olan katkısı kesinlikle akıllarda yer etmeli. Solon, önemli bir filozof ve antik Yunan'ın Yeni Bilgesi'nden (Kanun Koyucu) birisiydi. Temelde yönetim, ekonomik ve ahlaki bozulmaya yönelik yaptığı reformlar ve elbette, yasama alanındaki devrimleriyle Atina demokrasinin yasa koyucusu olarak bilinir. M.Ö. 460 yılında Atina'da doğru ve kökleri Atina'nın son hükümdarı Codrus'a kadar uzanan bir aileye dayanıyor. Devrimci yazılar kalem alarak, kendinden öndeki Draco'nun sert yasaları (genellikle öldürmeyi öneren) ve merhametsiz adalet sistemini hedefe koymuştu. Bu tespitler zor durumdaki Atina halkına cesaret verecekti. Çünkü halk, borçları yüzünden özgürlüklerini kaybetmeye başlamıştı. Atina halkı Solon'u yasa koyucu olarak seçti. M.Ö. 594'te kendisine mutlak gücü andıran yetkiler verilerek, kentin kanunlarını ve devlet kurumlarını yeniden tasarlaması istendi. Solon'un ilk hamleleri çok sert ve yenilikçiydi. Sert olmasının nedeni Atina'daki toplumsal krizin büyüklüğüne bağlıydı. Çünkü sosyal sınıflar arasındaki acı verici eşitsizlik bir iç savaş başlatmak üzereydi. Önce bu sınıflar arasında denge kurarak toplumu şekillendirdi. Temellerini attığı yönetim biçiminin ismi ileride demokrasi olacaktı.

Kleisthenes'in İlk Demokrasisi

Konumuza geri dönecek olursak; Kleisthenes artık reformlarını gerçekleştirmekte özgürdü ve 6. yüzyılın son on yılında uygulamaya koydu. Bu reformlar Attika'yı önlerindeki 200 yıl boyunca aynı düzene tutabildiği için, Atina demokrasinin başlangıcı olarak gösterilmektedir. Kleisthenes, aristokratların gücünün kırılması, bölgesel bağlılık yerine tek bir Atina etrafında birlik sağlanması ve artık yeni tiranların ön plana çıkmasını engelleyerek girişimlerde bulundu.

Yönetimi sırasında Attika yarımadası üç ayrı bölgeden oluşuyordu: kıyı, kırsal ve Attika kentindeki alan. Attika'nın her yerinden gelen vatandaşlar, elbette kabilelerine yönelik olsa bile, kentlerinin başarılı bir yönetilmesi için işbirliği yaptılar. Bölge veya soy bazlı eski bağlılıklara son verildi. Vatandaş olma ve vatandaşlık hakları ilk defa Atina "Demos"unun yani "Halkın" elindeydi.

"Demokrasi (Democracy)" kelimesi, halk (demos) ve yönetim (kratos) anlamına gelen iki Yunanca kelimeden gelir.

Ostrakismos: Toplumdan Uzaklaştırma

Ostraca oylaması yapılırken kullanılan kırık çömleklerden bir tanesi
Ostraca oylaması yapılırken kullanılan kırık çömleklerden bir tanesi

Halklarının birleştiği yeni Atina'nın Demos'unda tiranlık olasılığı hala varlığını sürdürüyordu. Örneğin tiran Pisistratus'un bazı akrabaları hala hayatta ve hala Atina'da bir etkileri vardı. Diğer yandan Pers İmparatorluğu olarak ortaya çıkan yeni tehdit antik dünyanın her noktasında kendini gösteriyordu. Tiranlığın nelere mal olabileceğini iyi bilen Kleisthenes, gelecekteki tehditlerden kurtulmak için en ünlü icadını masaya getirdi: Ostrakismos. Atinalı vatandaşlar her yıl Meclis'te bir uzaklaştırma yapılıp yapılmaması gerektiğini oylamaya başladılar. Demos'un oylalarıyla eğer bir uzaklaştırma kararı alınırsa, uzaklaştırma birkaç ay sonra başka bir Meclis gününde uygulanırdı.

Daha sonra, orada bulunan her vatandaş bir çömlek parçasını (üstteki fotoğraf) çizerek üstüne bir isim kazırdı. Bu antik kağıtlara Yunanca'da ostraka deniyor. Eğer en az 6000 kişi ostrakalarıyla oy kullanırsa bu çömlek parçalarının sayımına geçiliyor ve en çok ismi yazılan kişi Atina'dan uzaklaştırılıyor. Fakat sahip olduğu toprağı ve Atina vatandaşlığı hala yerinde kalıyordu ama en az on yıl boyunca kente girişi yasaktı.

Birisi dışlanarak kentten uzaklaştırıldığında, bu kişi kent üzerinde büyük bir etkiye sahip olsa da, Atina'daki demokratik süreçlere katılım sağlayamazdı. Bu yöntemle uzaklaştırılan Atinalıların listesi, ilk dönem demokrasilerinin "Kim Kimdir?"

Gerçekte dışlanmaya maruz kalmak, bir kişinin şehir üzerinde büyük bir etkiye sahip olduğu ve Atina'nın yönetimindeki demokratik süreçlere katılmasına izin verilmeyecek kadar yurttaşlarını ikna edebildiği anlamına geliyordu. Dışlanan Atinalıların listesi, erken demokrasi tarihinin "Kim Kimdir" listesine örnek teşkil etmiştir.

Bıraktıkları ve "Demokrasinin Kurucusu" Unvanı

Kleroterion ATİNA
Bu Kleroterion, Antik Atinalılar tarafından, demokrasi sisteminin ilk yıllarında eyalet konseyleri, bakanlıklar ve mahkeme jürilerinde yer alacak vatandaşları rastgele seçmek için kullanılan bir "cihazdı".

Şüphesiz birçok tarihçi Kleisthenes'i "Atina Demokrasisinin Kurucusu" olarak kabul eder. Çünkü anayasada reform yaparak halkın siyasete dahil olmasını sağlayan kişi kendisidir. Ek olarak Kleisthenes, hükümet kademelerini doldurmak üzere vatandaşların kura sistemiyle belirlenmesi anlamına gelen "Sortition" yöntemini ortaya atmıştır.

Her şeyden daha değerlisi, muhtemel tiranlıkların kent için artık sorun olmamasını sağlayan kişiydi. Reformlarının etkileri antik Atina'da hemen kendini göstermiş olsa da, en büyük başarısı, tasarladığı yönetim biçiminin o yüzyıllardan bu yana gelişerek modern dünyanın çoğu ülkesine yayılmış olması oldu. Demokrasi, günümüzde hala en iyi yönetimi biçimi olarak kabul edilmektedir.