Aztek İmparatorluğu'nun İspanyollar Tarafından Yıkılması

Azteklerin bir avuç İspanyol tarafından ele geçirilmesi,16. yüzyılın en sıra dışı olaylarından biridir.
Aztek uygarlığının yıkılışı

Aztek İmparatorluğu'nun yıkılışı hakkında detaylı bir yazı okuyacaksınız. İspanyol fatih Hernán Cortés Azteklerin başkentine doğru ilerlerken, harekatı, Aztek imparatoru II. Montezuma'nın adamları tarafından yakından izleniyordu. Yabancılarla ilgili daha çok şey öğrenmek isteyen Montezuma'nın İspanyolları henüz kıyıya yeni vardıklarında pahalı hediyelerle şaşırtma çabası, İspanyolların altına olan açlığını iyice artırmış, yukarılarda, Meksika dağlarının arasında bir vadide, gölün üzerine kurulmuş olan Aztek başkenti Tenochtitlan'a doğru uzun bir yürüyüşe geçmelerine neden olmuştu.

Aztek İmparatorluğu'nun Yıkılış Süreci

Aztek imparatorluğunun haritası.
Aztek İmparatorluğu'nun haritası.

Aztec hükümdarı yabancıların gelişini uzun zamandır bekliyordu. Son yıllarda kuyruklu yıldızların görülmesi, seller ve yıldırımlar, din adamları tarafından yazgının laneti olarak yorumlanmıştır. Montezuma'nın aklını en çok meşgul eden, açık renk tenli ve sakallı tanrı kral Quetzalcoatl'ın (Tüylü Yılan) Meksika krallığına geri döneceği kehanetini içeren efsaneydi.

Beklentiye göre bu kehanet, Aztek takvimine göre 52 yılda bir tekrarlanan "Tek Kamış" yılında gerçekleşecekti. Bu durumda Hernán Cortés'in bir "Tek Kamış" yılı olan 1519'da Meksika kıyılarına gelmesi hiç de tuhaf değildi. Montezuma'nın adamları ona, yanlarında büyük taşlar atan bir makine taşıyan sarı sakallı, beyaz tenli adamların geldiğini haber verdi. Bu durumda Azteklerin, misafirlerin sakallı liderinin gerçekten de, topraklarını geri almaya gelen tanrı kral Quetzalcoatl olabileceği inancı elbette pekişecekti. 8 Kasım 1519'da Hernán Cortés ve adamları Texcoco Gölü üzerindeki Tenochtitlan'a vardı.

Gölün üzerindeki dolgu yoldan geçen askerler, etrafın güzelliğinden büyülenmişlerdi. Sonunda, Hernán Cortés'in Montezuma'yla tanışma vakti geldi. Özenle dokunmuş şık giysiler içindeki Aztek imparatoru, yeşil tüylerden gümüş ve altınla süslenmiş gölgeliği altında adamları tarafından taşınıyordu. Cortés atından indi ve Montezuma'ya inci ve miske batırılmış camlardan oluşan bir kolye verdi.

Hernán Cortés'in 400 Kişilik Ordusu

Hernán Cortés'in tanrı mı, insan mı olduğundan emin olamayan Montezuma onu davet etti ve değerli armağanlar vererek hoşnut etmeye çalıştı. Sonra İspanyollar şehrin içindeki bir sarayın odalarına alındılar ve onlara mısır, çakmak taşı ve ekmek pişirecek kadınlar ile kümes hayvanları ve atlar için yem sunuldu. Tenochtitlan kentinin güzelliği Cortés'i derinden etkilemişti, ancak tapınakta insanların kurban edildiğine dair kanıtlar tüylerini diken diken etti. Ortalık çürümüş et kokuyordu ve taştan heykellerin üzerine sıçramış insan kanı lekeleri duruyordu.

Durumu kontrol altına almak isteyen Cortés, kurmaylarını toplantıya çağırdı. 250.000 Aztek arasında yalnızca 400 kişiydiler ve Montezuma'nın kendilerini tuzağa düşüreceğinden şüphe ediyorlardı. Hızla hareket eden Cortés ve kurmayları Montezuma'nın sarayına girdiler ve imparatorun rehine olarak kendileriyle beraber gelmesini istediler. Kendi hayatını tehlikeye düşürecek bir isyanı engellemek isteyen Montezuma halkına, İspanyollarla yaşamayı kendi isteğiyle seçtiğini söyledi. Böylece Cortés duruma hakim olabilmek ve emirlerini, Aztek halkı üzerinde tartışmasız bir gücü olan tutsak Montezuma aracılığıyla verme şansına kavuşuyordu.

Montezuma Suikasti

Aztek uygarlığının yıkılışı / Toxcatl ayı bayramını kutlayan Aztek soyluları, İspanyollar tarafından katledildi
Toxcatl ayı bayramını kutlayan Aztek soyluları, İspanyollar tarafından katledildi.

Aylar sonra Cortés, kendisini tutsak almak üzere Küba'dan gelen bir İspanyol filosunun kıyıya yanaştığını öğrendi. Cortés'in çıkacağı sefer için para veren Vali Velazquez, Cortés'in kendisini kenarda bırakarak, doğrudan İspanya kralı adına egemenlik kurmaya kalkışmasından korkuyordu. Cortés hiç vakit kaybetmeden, İspanyol muhaliflerine meydan okumak üzere yola çıktı.

Onun yokluğunda, İspanyol birlikleri bir festival sırasında 600 Aztek'i katletti. Öfkelenen halk İspanyol yerleşimlerine saldırdı. Kıyıdan İspanyol düşmanlarını yenmiş olarak dönen Cortés, Tenochtitlan'ı kargaşa içinde buldu. Barışı sağlamak amacıyla Monezuma'nın balkona çıkıp çağrıda bulunmasını istedi. Ancak Aztek imparatoru konuşurken kalabalıktan biri tarafından atılan taş (?) başına isabet etti ve Montezuma kısa süre sonra öldü.

Aztek İmparatorluğu Yıkılıyor

Dört günlük kuşatmadan sonra İspanyollar kaçmayı denedi ama kaçarken yakalanıp öldürüldüler. Dört İspanyol birliğinden yalnızca biri, başında Cortés ile beraber, Tenochtitlan'dan kaçmayı başardı, ancak izlenmediler ve güvenli şekilde geri çekilmelerine izin verildi. 28 Aralık 1520'de Cortés, Azteklerin amansız düşmanı olan Tlaxcalalardan binlerce savaşçıyla geri döndü. Gölü toplarıyla düşman kanolardan temizleyen Cortés, kendi küçük teknelerini yaptırdı. Aztek başkentinin yiyecek kaynaklarını kesti ve şehre içme suyu sağlayan su kemerini yok etti.

Aztekler, yılan, kertenkele ve kuş yiyerek kuşatmaya 80 günden uzun bir süre dayandılar, ancak kısa bir süre sonra İspanyollar şehre girdi ve süvarilerine yol açmak için evleri yıkmaya başladı. Aztekler buna, taş ve ucu obsidiyenli mızraklar atarak karşılık verdilerse de, bütün çabalar boşa gitti. 13 Ağustos 1521'de son Aztek savunma hattı da İspanyollar tarafından ele geçirilmişti. Tenochtitlan harabeye dönmüş, Aztek uygarlığının yıkılışı kesinleşmişti.

Seyredecek o kadar çok güzellik vardı ki, ne diyeceğimizi bilemedik; hatta gördüklerimizin gerçek olup olmadığını bile anlayamıyorduk.

BERNAL DIAZ, Cortes'in adamlarından.

Peki, Aztekler Kimdi?

Aztek uygarlığının yıkılışı ve II. Montezuma'nın ölümü
II. Montezuma'nın ölümü Aztek halkının sonunu hızlandırdı

Aztekler Meksika'da var olan ilk uygarlık değildi. MS 150'den itibaren Mexico kentinin kuzeyinde büyük bir şehir merkezi olan Teotihuacan'dan daha eski bir uygarlık yaşıyordu. Bu uygarlık MS 750'de gücünü yitirdi. Tolteklerin ortaya çıkmasıyla bir kargaşa dönemi başladı ve Toltekler 1168'de Çiçemeklere yenilene kadar bölgeye hakim oldu.

Toltek İmparatorluğu'nun yok olmasından önce, Meksika Vadisi'ne birçok savaşçı kabile yerleşmiş, Toltek ve uygarlığından çok şey öğrenmişti. Bölgeye son gelen savaşçılar, sonradan Aztekler olarak tanınacak olan Meksikalılardı. Asıl ana vatanları bilinmemekle beraber efsanelerde 13. yüzyılda Meksika Vadisi'ne yerleşmeden önce bir yüzyıl boyunca dolaştıkları söylenmektedir.

Aztekler 1345 yılında, Texcoco Gölü'nün üzerindeki bir adada başkenti Tenochtitlan ya da "Frenk İncirinin Yeri"ni kurdu. 15. yüzyılda komşu iki halkla üçlü ittifak kuran Tenochtitlan, ele geçirilen topraklardan yüklü miktarda altın, gümüş, egzotik meyveler, tüyler ve dokumalar talep ediyordu. İspanyollar tarafından fethinden önce Tenochtitlan Meksika'daki en güçlü eyalet haline gelmişti ve Aztek İmparatoru II. Montezuma, Atlas Okyanusu kıyısından Pasifik Okyanusu kıyısına kadar uzanan ve 25 milyon insanın yaşadığı kocaman bir imparatorluğu idare ediyordu.

Aztek zanaatçıları, turkuaz ve yeşim taşlarıyla süslü çok zarif altın ve gümüş takılar yapıyordu. Piramidi 27,5 metreyi bulan Büyük Tapınak başta olmak üzere güzel binalar inşa etmişlerdi. Etkin bir merkezi yönetim, çevre şehir ve köylerden vergi toplanmasını, yazılı kayıtların tutulmasını sağlıyordu ve Aztekler çok gelişmiş bir takvim sistemi kullanıyordu.

Hernán Cortés Aztek'i Yıkarak Ne Elde Etti?

Hernan Cortes savaş tarihinin en büyük yağmacılarından birisi olmuştur
Hernan Cortes savaş tarihinin en büyük yağmacılarından birisi olmuştur.

Hernán Cortés 1485'te İspanya'nın yoksul bir bölgesinde doğmuştu. Orta boylu, geniş omuzluydu ve alt dudağında, sakalının gizlediği bir bıçak yarası vardı. Çekici ve iyi eğitim görmüş, akranlarının arasında maceraperest ruhuyla dikkat çeken bir adamdı. 1504'te Amerika'ya gitti ve sonradan Küba valisi olacak olan Velazquez'e katıldı. Altınla ilgili hikayelerin cazibesine kapılan Velazquez, Meksika'ya yapılacak bir yolculuk için para verdi ve lider olarak da Hernán Cortés'i seçti.

Cortes 1519'da 600 İspanyol'la beraber yola çıktı. Meksika'ya varınca, adamları Montezuma'nın başkentini aramak üzere bölgenin iç tarafına doğru yola çıkmadan önce, kaçmasın diye gemilerini batırdı. 1521'de Tenochtitlan'ı teslim alınca kısa bir süre vali ve Yeni İspanya'nın (Meksika) en yüksek askeri görevlisi oldu. Yeni topraklar fethetmek için kuzeye ve güneye yolculuklar yaptı.

1526'da Hernán Cortés'in yerine başka bir vali geçti. 1528'de İspanya'ya dönen Hernán Cortés, V. Karl tarafından saygıyla karşılandı. 1530'da tekrar Meksika'ya gitti, ancak sonraki on yıl içinde sağlığı bozuldu ve memleketine dönmek zorunda kaldı. 1547'de Sevilla yakınlardan öldü, ancak cesedi 1629'da Mexico kentinde yeniden toprağa verildi.

Neden İspanyollar Kazandı?

İspanya Tlaxcala eşliğinde Aztekleri işgal etti.
İspanyolların Tlaxcala halkını yanına alması işleri kolaylaştırdı

Meksika'nın bir avuç İspanyol tarafından fethi,16. yüzyılın en sıra dışı olaylarından biridir. İki yıl içinde, üzerinde 15 milyon insanın yaşadığı bir imparatorluk yok edilmiş ve Aztek hükümdarlığı dönemi sona ermişti.

İspanyolların başarılı olmasını sağlayan en önemli etkenlerden biri, Aztek içindeki çatışmalardan faydalanma becerisiydi. Uzun zamandır Azteklerin düşmanı olan Tlaxcala'lılarla işbirliği yapmaları Tenochtitlan'ın kuşatılmasında çok önemli rol oynamıştır. Cortés'e Aztekçe dahil birçok dil bilen çevirmeni ve sonra da sevgilisi olan Dona Marina kılavuzluk ediyordu. İspanyolların Azteklerle ilgili planlarını onlardan saklarken, Hernán Cortés'e Aztek dünyasıyla ilgili birçok bilgi veriyordu.

İspanyolların başka bir avantajı, Aztek liderinin mutlak otoritesiydi. İspanyollar Montezuma'yı rehin alarak hiç kan dökmeden, emirlerini imparator vasıtasıyla bildirerek idareyi ellerine geçirmişlerdi. Azteklerin taş ve okları İspanyolların çeşitli silahları, okları, topları ve çelik kılıçlarının yanında güçsüz kalıyordu. Üstelik İspanyolların ata binmeleri hem onları hareketli kılıyor hem de bu hayvanları ilk kez görmüş olan Amerika yerlilerinin paniğe kapılmasına neden oluyordu.

Azteklerin bir hatası da, düşmanlarını kurban etmek için tutsak almalarıydı. Oysa İspanyollar düşmanlarını öldürüyordu. Diğer bir yandan zenginlik ve şan arayışı içinde olan İspanyollar, kendilerine güveniyor, dolayısıyla da Azteklerden daha iyi durumda olduklarına inanıyorlardı.

Aztek İmparatorluğu'nun Yıkılışı ve Latin Amerika

Aztek İmparatorluğu'nun yıkılışı ile Cortés, Tenochtitlan (Tenoktitlan)'da yeni bir şehir yaptırdı. İlk başarı furyasında İspanyol fatihler fethettikleri topraklar üzerinde hak sahibi gibi davrandılar ve buldukları hazineleri aralarında paylaştılar. Ancak kısa bir süre sonra İspanya kralı adına kontroller yapmak üzere resmi görevliler geldi. Audiencias olarak bilinen mahkemeler kuruldu ve Cortés'in yerine bir genel vali atandı.

İspanyollar uçsuz bucaksız toprakların sahibi oldu ve yerlilere ait ibadet yerlerinin yerine kiliseler yapıldı. Yerli halka tamamen yabancı bir düzen kuruldu; yerli inanç ve gelenekler baskılandı. İspanyollar ve Amerika yerlilerinin karışmasıyla oluşan, bugünkü Latin Amerika'nın özü olan yapı da o günlerin mirasıdır.

Aztek İmparatorluğu'nun Önemli Kişileri

Itzcóatl 

Itzcóatl 1428'den 1440'a kadar Aztek İmparatorluğu'na liderlik etmiştir. Onun hükümdarlığı sırasında Tenochtitlan, yakındaki Texcoco ve Tlacopan devletleriyle güçlerini birleştirerek üçlü bir ittifak kurdu. Aztekler, bu devletlerle olan ilişkilerinin bir sonucu olarak orta Meksika'da güçlendiler. I. Montezuma (hükümdarlığı 1440-1469) Itzcóatl'ın yerine geçti.

Ahuitzotl

1486'dan 1502'ye kadar hüküm süren Ahuitzotl, Azteklerin sekizinci hükümdarıydı. 1481'den 1486'ya kadar hüküm süren kardeşi Tizoc'un yerine geçti. Fetihleri günümüz Guatemala'sının güneyine ve günümüz Körfez Kıyısı'nın batısına kadar uzanıyordu. İmparatorluğun zenginlikleri ve toprakları onun liderliği altında önemli ölçüde büyüdü. Şehre su sağlamak için bir su kemerinin inşası da dahil olmak üzere Tenochtitlán'ın gelişimini ve yenilenmesini yönetti.

Tanrılar Huitzilopochtli ve Tlaloc'a tapınmak için devasa bir piramit tapınak inşa ettirdi. Aztek tarihindeki en büyük insan kurbanı Ahuitzotl tarafından gerçekleştirilmiştir; bu ritüelde 20.000 kadar savaş esirinin katledildiği tahmin edilmektedir. Ahuitzotl 1503 yılında Tenochtitlán şehrinden kaçmaya çalışırken trajik bir şekilde boğulmuştur.

II. Montezuma

1502 yılında II. Montezuma, amcası Ahuitzotl'un ölümünün ardından Aztek İmparatorluğu tahtına çıktı. İmparatorluğun erişimi ve etkisi bu dönemde zirveye ulaşmıştı. Montezuma, Aztek güneşi ve savaş tanrısı Huitzilopochtli adına insan kurbanları aramak için çeşitli akınlar düzenledi. Ayrıca, fethettiği kabilelerden sürekli artan katkı payları talep ederek krallığını zayıflattı. Bir İspanyol fatih olan Hernán Cortés, Montezuma hala iktidardayken Meksika'yı işgal etti ve Tenochtitlán'ı fethetti. Montezuma halkına seslenmek istediğinde, Cortés'e karşı çok kolay teslim olduğuna inandıkları için halk ona ok ve taşlarla saldırdı. O ayın ilerleyen günlerinde, 1520 Haziran'ının sonlarında vefat etti.

Cuitláhuac

II. Montezuma'nın kardeşi Cuitláhuac, Haziran 1520'de Aztek İmparatorluğu'nun onuncu kralı oldu. Cuitláhuac, 30 Haziran 1520 akşamı Tenochtitlán'ı işgal eden İspanyollara karşı bir isyan örgütledi ve Hernán Cortés'in geri çekilen ordusunu yok etti. Cuitláhuac dört aylık kısa yönetimi sırasında Kızılderili halklarını İspanyollara karşı birleştirmeye çalıştı, ancak Azteklere karşı yaygın önyargılar yüzünden bu girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı. İspanyolların Tenochtitlán kuşatması sırasında çiçek hastalığından ölmesinin ardından yeğeni Cuauhtémoc hükümdarlığı devraldı.

Cuauhtémoc 

Cuauhtémoc son Aztek imparatoru olarak hüküm sürdü. Cuitláhuac'ın 1520'de ölümünden sonra İmparator olarak onun yerine geçti. Cortés, 1521'de zorlu Kızılderili müttefiklerinden oluşan bir orduyu Aztek başkentine götürdü. Cuauhtémoc, Tenochtitlán'ın büyük bir kısmının yıkımıyla sonuçlanan dört aylık kuşatma sırasında başkentin savunmasını yönetti. Cuauhtémoc yakalandıktan sonra başlangıçta İspanyollar tarafından saygıyla karşılandı, ancak sonunda Azteklerin gömülü hazinesinin yerini açıklaması için işkence gördü.

Meşhur suskunluğu geniş yankı uyandırdı. Cuauhtémoc'u geride bırakırsa başının belaya gireceğinden korkan Cortés, imparatoru yanına alarak Honduras'a gitti ama yolda İspanyollara karşı bir komplo kurulduğunu duyunca Cuauhtémoc'un asılmasını emretti.

Marina ya da Malinche

Cortés ve ordusuna köle olarak Kızılderili bir kadın verildi ve bu kadın Meksika'yı fethetmeleri sırasında tercümanlık ve rehberlik yaptı. Marina onun İspanyolca adıydı. Malinche de ona takılan bir diğer isimdi. Cortes'in Meksika'daki birçok görevinin başarısında onun yardımı çok önemliydi. Marina'nın hayatına dair çok az ayrıntı yazılı olarak korunmuştur. 1501 yılında dünyaya geldi. Bir cacique'nin (kabile reisi) kızı olarak Azteklerin orijinal dili olan Nahuatl dilini konuşuyordu. Babası o gençken öldü ve Tabasco bölgesindeki bir Kızılderili kabilesine köle olarak satıldı.

Cortés'in cariyesi olduktan sonraki birkaç ay içinde İspanyolcanın yanı sıra bir Maya lehçesinde de ustalaştığı bildirilmektedir. İspanyollar ve karşılaştıkları birçok kabile arasında tercümanlık yapabilmesi başarıları için çok önemliydi. Cortés'in oğlu Martin'i doğurmuş ve daha sonra onun askerlerinden biri olan Juan de Jaramillo ile evlenmiştir. Yetişkinlik dönemine dair ayrıntılar en iyi ihtimalle kabataslaktır.